Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close

“UMUDU BÜYÜTÜP, DAYANIŞMAYI ARTIRACAĞIZ “

Dinle
“UMUDU BÜYÜTÜP, DAYANIŞMAYI ARTIRACAĞIZ “
Genel Kurul toplantısında, yeni seçilen Antalya Tabip Odası yönetim kurulu yaptığı ilk basın toplantısında, “Aldığımız görev ve sorumluluğun bilincinde olarak, mesleki değerlerimiz çevresinde: Umudu büyüten, Dayanışmayı artıran, Emeğimize, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkan, Katılımcı ve dinamik bir şekilde tüm meslektaşlarımızla birlikte mücadele edeceğiz.” vurgusu yaptı.

Yeni seçilen Antalya Tabip Odası yönetim kurulu ilk toplantısında görev dağılımını yaptı. Prof.Dr.Nursel Şahin-Başkan, Dr.Naci İşoğlu-Genel Sekreter, Dr. V.Aydan İzgi-Sayman, Dr.Kaan Taşer-Veznedar , Prof. Dr. H.Elif Peştereli, Doç. Dr. Fikret Taş ve Dr. G. Gülsün Yılmaz üye olarak görev aldı.

Antalya Tabip Odası yeni Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, çok sayıda hekimin de katıldığı basın açıklamasında  “Bizi bu onurlu göreve layık gören bütün meslektaşlarımıza, yan yana duran hekimlere, seçilen bütün arkadaşlarımıza gayretleri ve destekleri için çok teşekkür ederiz” dedi.

 

Başkan Şahin, “Aldığımız sorumluluğun ve görevlerimizin bilincindeyiz” diyerek şöyle devam etti:

“Olağanüstü hal koşullarında, temel hak ve özgürlüklerimiz kısıtlanmışken, üstelik TTB ve Tabip odalarının kurumsal kimliklerine yönelik tehditler ve yeniden yapılandırılma istekleri açıkça kamuya beyan edilirken aldığımız sorumluluğun ve görevlerimizin bilincindeyiz.”

Hekimlerin birliği ve dayanışması ile sorunlarımızı aşacağız

Prof. Dr. Şahin, “Olağanüstü hal koşullarında, temel hak ve özgürlüklerimiz kısıtlanmışken, üstelik TTB ve Tabip odalarının kurumsal kimliklerine yönelik tehditler ve yeniden yapılandırılma istekleri açıkça kamuya beyan edilirken aldıkları sorumluluğun ve görevlerinin bilincinde olduklarını belirterek, “Odalarımızın güçlü olması hekimlerin birliği ve dayanışması ile mümkün. Hekimlerin birbirleri ve odamızla arasındaki mesafeyi olabildiğince azaltmak istiyoruz. İşyerleri, hastane ve ilçe temsilcilikleri oluşturmaya ve onları bir Hekim Meclisinde buluşturmaya kararlıyız. Sorunları yerinde dinlemek, karar süreçlerine katılmalarını sağlamak istiyoruz. Yönetim kurulu kararlarımızı şeffaflaştırmak, ayda bir genişletilmiş yönetim kurulu yapmak, komisyonlarımızı ve iletişim kanallarımızı işlevsel hale getirmek kısa dönemdeki programlarımız arasında. “ şeklinde konuştu.

Kadın hekimler her yerde

Bu dönem çok sayıda kadın hekimimiz Tabip Odaları organlarına seçildiler. Antalya Tabip Odası’nda olduğu gibi kadın başkanların sayısı arttı. İktidarın kadın bedeni üzerindeki tahakküm isteği, buna uygun sağlık politikaları, sınırlamalar mevcut. Kadınların nasıl yaşayacağından, nasıl üreyeceğine, nerede güleceğine dek müdahale ediliyor. Daha fazla tacize, cinsel istismara uğruyor ve öldürülüyorlar. Erken evliliğe ve eve mahkum edilmek isteniyorlar. Kadınların buna itirazı var.

Diğer taraftan bu şiddet ortamı, kutuplaştırma siyaseti yaşadığımız her ortamı kirletiyor, gerginleştiriyor. Kadınlar uzlaştırıcı ve sevecen bir dile, eyleme daha yatkınlar. Taleplerinde sabırlı, ısrarcılar, değişim ve dönüşümden yanalar. Antalya Tabip Odası kurullarına seçilen 24 meslektaşımızın 16’sını kadın hekimler oluşturdu. Bu çok güzel ve gurur verici.

 

MESLEĞİMİZ ONURUMUZ GELECEĞİMİZ İÇİN

Antalya Tabip Odası seçimleri, birçok zorluğa karşın korumaya çalıştığımız “İyi Hekimlik” değerlerinin yok sayıldığı, iş güvencemizin, özlük haklarımızın elimizden alındığı, mesleki bağımsızlığımıza yönelik baskıların arttığı ve kendi çalışma ortamlarımıza yabancılaştırıldığımız bir dönemde yapıldı.

Olağanüstü hal koşullarında, temel hak ve özgürlüklerimiz kısıtlanmışken, üstelik TTB ve Tabip odalarının kurumsal kimliklerine yönelik tehditler ve yeniden yapılandırılma istekleri açıkça kamuya beyan edilirken aldığımız sorumluluğun ve görevlerimizin bilincindeyiz.

Değerli Basın Emekçileri

Bu dönem çok sayıda kadın hekimimiz Tabip Odaları organlarına seçildiler. Antalya Tabip Odası’nda olduğu gibi kadın başkanların sayısı arttı. İktidarın kadın bedeni üzerindeki tahakküm isteği, buna uygun sağlık politikaları, sınırlamalar mevcut. Kadınların nasıl yaşayacağından, nasıl üreyeceğine, nerede güleceğine dek müdahale ediliyor. Daha fazla tacize, cinsel istismara uğruyor ve öldürülüyorlar. Erken evliliğe ve eve mahkum edilmek isteniyorlar. Kadınların buna itirazı var.

Diğer taraftan bu şiddet ortamı, kutuplaştırma siyaseti yaşadığımız her ortamı kirletiyor, gerginleştiriyor. Kadınlar uzlaştırıcı ve sevecen bir dile, eyleme daha yatkınlar. Taleplerinde sabırlı, ısrarcılar, değişim ve dönüşümden yanalar. Antalya Tabip Odası kurullarına seçilen 24 meslektaşımızın 16’sını kadın hekimler oluşturdu.Bu çok güzel ve gurur verici.

Değerli Basın Emekçileri

Ülkemizde bilim için, sanat, tarih, kentleşme, ekosistem, ekonomi için epeydir tehlike çanları çalıyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi, insan hakları yok sayılıyor. Üniversitelerimiz, değerlerimiz parçalanıyor.

Eğitimde fırsat eşitliğinin azalmasından, yoksulların ve dar gelirlilerin nitelikli sağlık hizmetine erişememesinden, kadınların ve çocukların örselenmesinden, taciz ve istismarlardan, hayatın hemen her alanındaki şiddetten endişe ediyoruz.

Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet gün geçtikçe artma eğiliminde. Aşırı yoğun çalışmaya bağlı tükenmişlik sendromları, hekim intiharları var. Sağlıkta Dönüşüm Programının eşitsizlikleri arttırarak adalet duygusunu daha da zedeleyeceğini biliyor, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti arttıracağından kaygı duyuyoruz. Görevimizi yaparken can güvenliğimizin sağlanması en temel hakkımızdır!

Herhangi bir somut suçlama yöneltilmeksizin, bir gecede çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle, aralarında 3 binden fazla hekimin de bulunduğu pek çok kamu çalışanı görevlerinden ihraç edildi.

Mecburi hizmet yapmak üzere sağlık kuruluşlarına ataması yapılan çok sayıda yeni mezun genç hekim, haklarında yapılan güvenlik soruşturmaları tamamlanmadığı gerekçesiyle aylarca göreve başlatılmadı. Herhangi bir yerde çalışamıyorlar.

Hekimler olarak, emeğimizin gün geçtikçe erimesinden, emekliliğe yansımayan ücretten, performans baskısına, asistan kıyımından ataması yapılmayan hekimlere, taşeronlaştırma/güvencesizleştirmeden tıp eğitiminin sorunlarına, “alternatif ve tamamlayıcı tıp” ile gericiliğin egemenliğine, etik değerlerin yitirilmesinden şehir hastanelerine varan sorunların kaynağı olan Sağlıkta Dönüşüm Programına karşı mücadelemize devam edeceğiz. İyi hekimlik değerlerimizin ancak demokratik, laik, eşitlikçi, bağımsız, özgür bir ortamda ve barış ikliminde yaratılabileceğine inanıyoruz

Değerli Basın Emekçileri

Birinci basamak sağlık hizmetlerinde çalışan aile hekimlerimizden kurum hekimlerine, işyeri hekimlerinden asistan hekimlere, eğitim hastanelerinde çalışan eğitici hekimlerden uzman hekimlere, özel sektörde çalışan hekimlere, muayenehane hekimlerine, 112 hekimlerine, üniversite öğretim üyelerine, emekli hekimlerden ataması yapılamayan hekimlere,..kısacası tüm meslekdaşlarımızın haklarını korumak ve geliştirmek için çalışacağız. Elbette tüm çalışmalarımızı bütün meslekdaşlarımızla birlikte yürüteceğiz.

Odalarımızın güçlü olması hekimlerin birliği ve dayanışması ile mümkün. Hekimlerin birbirleri ve odamızla arasındaki mesafeyi olabildiğince azaltmak istiyoruz. İşyerleri, hastane ve ilçe temsilcilikleri oluşturmaya ve onları bir Hekim Meclisinde buluşturmaya kararlıyız. Sorunları yerinde dinlemek, karar süreçlerine katılmalarını sağlamak istiyoruz. Yönetim kurulu kararlarımızı şeffaflaştırmak, ayda bir genişletilmiş yönetim kurulu yapmak, komisyonlarımızı ve iletişim kanallarımızı işlevsel hale getirmek kısa dönemdeki programlarımız arasında.

Bizi bu onurlu göreve layık gören bütün meslekdaşlarımıza, yan yana duran hekimlere, seçilen bütün arkadaşlarımıza gayretleri ve destekleri için çok teşekkür ederiz.

Sağlık hakkımızın daraltıldığı, emeğimiz değersizleştirildiği, toplumun ciddi bir biçimde kutuplaştırıldığı bu günlerde dayanışmanın da büyüyeceğine inanıyoruz. Hekimlerde bütün bu sorunlarla mücadele edecek, mevcut iktidarın ve yanlış sağlık politikalarının karşısında duracak, “Sarayın Odası” olmayacak hekimlere onay vermiş, TTB’ne ve meslek odalarına sahip çıkmışlardır. Türkiye toplumunun olduğu gibi hekimlerinde umuda ihtiyacı var.

Aldığımız görev ve sorumluluğun bilincinde olarak, mesleki değerlerimiz çevresinde:

-Umudu büyüten

-Dayanışmayı artıran,

-Emeğimize, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkan,

-Katılımcı ve dinamik bir şekilde tüm meslektaşlarımızla birlikte mücadele

edeceğiz.

Haberin Diğer Fotoğrafları

HABER Yorumları