Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. NEZİHİ BAYIK
AKLIMA NE GELİRSE
mail_outline : nezihi@dr.com
Dinle

Yayın Tarihi

07.06.2017

Okunma Sayısı

3320

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Zeytin Ağacı

Milattan önce 5. Yüzyılda Antik Yunanistan’da A.K.P. iktidarda olsaydı...

Barış Tanrıçası Irini, zeytin ağacı bulamayacağından, kendisine sembol olarak zeytin dalı değil, linyit kömürünü seçecekti!

Tanrıça Athena, Denizler Tanrısı Poseidon ile arasındaki bir şehrin koruyucu tanrısı olma yarışmasını zeytin ağacı dikip, bunun barış ve refahı temsil ettiğini söyleyerek kazanamayacaktı. Antik Yunanlılar şehirlerine Atina değil, Poseydon adını vereceklerdi!

***

Adem Peygamber öldüğü zaman, A.K.P.  iktidarda olsaydı...

Gömüldüğü yerde üç ağaç (zeytin, sedir ve servi) değil, sadece iki ağaç yeşerecekti!

***

Eski Ahit yazılırken A.K.P. iktidarda olsaydı...

Kitapta zeytin, refahın ve bolluğun sembolü olarak yazılamayacak; zeytin ağacı kutsallığın, bolluğun, adaletin, sağlığın, gururun, zaferin, refahın, bilgeliğin, aklın, arınmanın, yeniden doğuşun, yani insanlık için en önemli erdem ve değerlerin sembolü olarak gösterilemeyecekti!

***

Nuh Tufanı sırasında A.K.P. iktidarda olsaydı...

Gemiden uçurduğu beyaz güvercin zeytin dalı bulamayıp gagası boş döneceğinden, Nuh dünyanın hala sularla kaplı olduğunu düşünecek ve gemisiyle sularda dolanıp durmaya devam edecekti!

***

Halk Müziği sanatçımız Muzaffer Sarısözen “Bilmem şu feleğin nesi var?” adlı türküyü bestelerken A.K.P. iktidarda olsaydı...

Son mısradaki sözlerini “Evlerinin önü zeytin ağacı” olarak değil de, belki “Evlerinin önü nükleer santralli” olarak yazacaktı!

***

Bin dokuz yüz elli dört yılında A.K.P. iktidarda olsaydı...

Amerika’nın mısırözü yağı fazlasını bize kakalamak için “Zeytinyağlı yiyemem aman” adlı bir türkü sipariş etmesine gerek kalmayacaktı!

***

Falih Rıfkı Atay, Birinci Dünya Savaşında askerliğini yaparken A.K.P. iktidarda olsaydı...

Yazdığı romanına belki de ‘Zeytindağı’ adını değil “Maden Ocağı” adını verecek; Erdoğan 2014 yılında –ufak bir yanlışlıkla- “Gençlerimize Yakup Kadri’nin Zeytindağı romanını okumalarını” tavsiye edemeyecekti!

***

Saymışlar, iktidara geldiklerinden bu yana yedi defa zeytin koruma yasasını değiştirmek için meclise teklif getirmişler!

Çiftçi-Sen diyor ki, bu kanun tasarısı kabul edilirse, Türkiye de 25 dekarın üstünde zeytinlik alan bulmak güç. Çoğu 25 dekarın altında kalan zeytinlikler talana açık olacak; binlerce dekar tarım arazisi enerji, maden, turizm ve inşaat yatırımları için yok edilebilecek. Bu alanlara nükleer ve termik santraller, toplu konut, turizm projeleri ve maden ocakları yapılabilecek; çiftçilerimizin üretimi, geçim kaynağı, halkımızın da sağlıklı gıdaya ulaşması engellenecek.

Başbakan Yıldırım da diyor ki; “Türkiye'nin geleceği açısından zeytin mi daha önemli yoksa yapılacak tesis mi daha önemli?”

***

Daha önceki bir yazımda, zeytin ile ilgili şöyle demiştim;

“Köyde zeytin ağaçları arasında büyüyenlerle, şehrin varoşlarında çamur, beton, çöp yığınları arasında, ağaç görmeden büyüyenler arasındaki fark, köylülerin kin tutmadan düşmanlarına zeytin dalı uzatabilmeleridir. Zeytin ağacıyla büyüyen, zeytin dalının ‘barış’ anlamına geldiğini de bilir. Zeytinin tanesini bile zor gören için ise, sadece bir ağaç dalıdır, sopadır, kavgadır, dayaktır. Hiç zeytin ağacı kalmadığında, hiç zeytin ağacı görmemiş nesiller yetiştiğinde, hiç kimse karşısındakine zeytin dalı uzatmayı düşünemediğinde kardeş, kardeşe düşman olacak.”

****

Terör, savaşlar, sömürü, gerginlik, açlık, sefalet, kavga, dövüş... Dünya karmakarışık!

İnsanlığın belki de hiçbir döneminde olmadığı kadar zeytin ağacının simgelediği değerlere ihtiyacı var.

***

Zeytin ağaçlarına dokunmayın...

Meyvesini olmasa da dalını barış için kullanalım!

MAKALE Yorumları