Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
SİBEL ÖZEL
BENCE
mail_outline : ozel.sibel63@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.08.2019

Okunma Sayısı

2522

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Yüklü yaşamlar

Atatürk Devrimlerinin Cumhuriyet’inin Türkiye’ sinde yaşayanların yaşamları oldukça yüklü olmaya başladı çoktandır.

Nasıl yüklü olmasın ki?

Üretim ekonomisinin yerini rant ekonomisi almış. Dolayısı ile geniş halk kitlelerinin elinde para kalmamış, alım gücü düşmüş, tüketmeye özendirilmiş kitlelerin bunalımı hat safhaya ulaşmış. 

Gün geçmiyor ki karşılaştığımız her üç kişiden birinin yaşam mücadelesi veriyor olması haberi kulağımıza gelmesin.  Halinden memnun olan pek kimse kalmamış demek, olan-bitenin izlencinde çok yanlış olmasa gerek.

En son yapılan LGS sınavı sonuçları gösteriyor ki eğitim sistemimizin niteliği içler acısı. Bu bir yana, diplomalı işsizlik artık “ordu” olarak tanımlanıyor. Dolayısı ile gençlerimiz mutsuz.

Tarım sektörünü anlatmak insanın içini acıtıyor zira çiftçinin üretimini özendiren ve kolaylaştıran politikalar terkedilerek çiftçi ve çiftçi aileleri kaderine terkedilerek işsizler ve mutsuzlar ordusu gittikçe genişletilmiştir. Dolayısı ile çiftçi mutsuz.

Şehirlerde yaşam daha da ağırlaşmış çoğu kadın, emeğini kayıtsız olarak ekonomiye dönüştürmenin çarelerini aramaya başlamışlar. Gün geçmiyor ki ekonomik çaresizlikten kıvranan aileler iş bulamayan eşlerinin ya da çocuklarının yoksunluğu ve yoksulluğu ile çoktandır boğuşmaya başlamışlardır. Dolayısı ile aileler mutsuz.

Emekçinin ve emeklinin asgari geçim standardının altında yaşam mücadelesi veriyor olması ise bir başka çaresizlik doğurmaktadır. Dolayısı ile emekçi ve emekli aileleri mutsuz.

Henüz 2000 li yılların başlarında İstanbul’un Beşiktaş semtinin çarşısında henüz tek tek görülmeye başlayan manzaralar geliyor gözümün önüne yeniden. Ak tülbentli yaşlı teyzeler geliyor aklıma. Ördükleri çetikleri ya da başka şeyleri gelip-geçenlere uzattıkları tabloyu hatırlıyorum yeniden. Ürettiklerini alım gücüne çevirme gayretlerinin kararlı duruşları bugünlere o kadar benziyor ki!

Geniş halk kesimlerinin yaşamlarının ağır dolayısı ile mutsuz olması ne acıdır ki ülkece esenliğimizin göstergesi olmaktadır nihayetinde.

 

Bu kötü gidişin ülkemin ve yaşayanlarının yakın geleceğinin refahını olumsuz etkilediği ve etkileyeceği de aşikârdır ancak bir o kadar da sistematik olarak önlem alınması da kaçınılmaz olarak karşımızda durmaktadır.

 

Anlatmak, anlatmak, anlatmak gerek.

 

Sağlıcakla..

MAKALE Yorumları