Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

22.12.2019

Okunma Sayısı

1278

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Yönetime Söz Eden Deliler!..

Artık bir şeye karar vermemizin zamanı. Kişisel önceliklerimiz mi önemli, toplumsal önceliklerimiz mi?
--Elbette ki kişilerin yaşam biçimleri, düşünceleri, inançları farklı olabilir. Bu onların kişisel tercihleridir, ama bu kişisellikten çıkıp, kişisel tercihler, bir takım ulusal ya da uluslararası çıkar gruplarının güdüm ve denetimine girmeye başlamışsa sorun, kişisellikten çıkmış, toplumsal hatta ulusal boyuta ulaşıyor ya da ulaşmaktadır denilebilir.
--24 Ocak 1980 kararlarının bir Ülkenin ve Devletin geleceğini nasıl etkileyebileceğini o gün sıradan insanlar, halk hatta kendini aydın sananlar bile anlamamış ise, bu gün de sıradanmış gibi görünen, çok özel uygulamalar, bizi ilgilendirmez gibi gibi düşünülen bir çok uygulama ve çıkartılan yasalar herkesin bırakın günlük yaşamını, hayatını karartacaktır ama herkes huşu içinde, çarkının döndüğüne bakıyor.
--Burada kastettiğim şey tüm yurttaşlar. Bırakın öyle AKP'liymiş, CHP'liymiş, DP’liymiş, MHP’limiş olmayı, pek katılmasam da bir söz vardır "Yağmur herekse adil yağar" diye. Dorudur herkese adil yağar da, şemsiyesi ya da yağmurluğu olmayanları anasından doğduğuna pişman eder.
--Ülkede yaşanan son ekonomik ve siyasi gelişmeler gerçekten endişe verici boyuta doğru gitmektedir.
--Sorun, o yandaş şirketin kurtarılması, bu yandaşa tahsil edilemeyecek kredilerin verilmesinden öte bir anlam taşımaktadır.
--Artık olan olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Devlet Başkanı, TBMM'si ile bir çok uluslararası sözleşmeye imza atmış ve sorumluluk altına germiştir. Bu gün, iktidarın bu süreçlerine "oy vererek" katkı sağladığının farkında olmayan milyonlar gibi, yarın yaptıkları yanlışlar(bilinçli-bilinçsiz) ile ortaya çıkacak sorunlar ile, kamuoyu nezdinde olumsuz etkiler yaratacak muhalefet belediye işlemleri de çok önemli sorunlar yaratabilecektir.
--Unutmayın, en çok acı çekinin değil, en çok bağıranın derdi duyulur.
--AKP+MHP=Cumhur Başkanı/Devlet Başı sayın Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin yarattığı sorunlar görünmeyecek, ellerinde ki medya ve kamuoyu desteği ile muhalefet yönetimlerinin (belediyeler) en küçük hataları ve yanlışları ayyuka çıkartılacak, cambaza bak yapılacaktır.
--Son dercece sıradan ve kamuoyunu bilinçlendirme düşüncesi ile yapılan İstanbul Belediyesi TV kurma çalışmaları için toplaman gönüllü bağışlar, yanlış süreç ve kişisel hata yüzünden, ülkenin, sosyal demokrat yönetimlerin on yıllarına mal olmuştur.
--Ülke gitmiş, ülkenin öz kaynaklı Bankalarının teminat bile almadan verdiği krediler ile yasal kılıflarına uydurularak alınan onlarca Tv ve gazete hiç kimsenin umurunda değildir. Ama "İSKİ Skandalı" diye dillendirilen bu günün KANAL7'sinin mazisinin bedelini Sol-Sosyal demokrat-CHP seçmeni ile yoksul halk kesimleri susturularak ödemektedir.
--Yazdıklarım olumsuz bir eleştiri konusu değildir. Ama hiç de alçak gönüllü olmayayım yönetim bilgisi ve deneyimi olan birisi olarak CHP ve Millet İttifakının Belediyelerinde art niyetli olmasa da, kişisel yönetim çıkarı, bilgisizliği, umursamazlık gibi uygulamalar ile boşa zaman geçirilmektedir.
--Bir şekilde finalse edilen gazete, tv ve sanal dünya paylaşım ve bilgilendirmeleri ile günler geçmektedir ama, "yara sıcak iken acımaz". Artık bir yıla yaklaşan sürede, yapılması gereken bir çok şey için az da vakit geçmemiştir.
--Burada sözüm yöneticilere değil. Onların bir şekilde bir "B PLANLARI" vardır. Yani onlar için çanlar çalmaz. Ama, verilen küçücük kırıntılar ile ağızlarına bir parça bal sürülenlerin yaygaraları hepimizin sesini bastırır ise; bir takım kişisel beklentiler ile bazı şeylere bu günden ses vermez isek, ki öyle görünüyor, yarın hiç de az olmayacak bedelleri ödemeye hazır olalım..
--Nasıl, 24 ocak Ekonomik istikrar Kararlarının uygulaması için 12 Eylül 1980 darbesi ve bir Turgut Özal gerekmiş ve halkımız da pek sevmiş ise;
--2000'lerden bu yana da, dünya kapitalist-Emperyalist sistemi Ortadoğu ve Ülkemizin kaynaklarına göz dikmiş ve bir sabah uyanınca Bahçeli Devlet bambaşka bir yapıya dönüşmüş ise,
--Ve hepimiz dünyanın ülkemize olan iştahını görmemiş, AB'ye giriyoruz UYUM,
--Sıfır sorun diye Orta Doğu coğrafyasının Kan gölü olmasına BOP Eş başkanlığı gibi bir görev ile ortak olmuş ve bu sürecin içindekileri çok severk %50'nin "çok ama çok" üstünde oy vererek iktidarda tutmuş isek,
--Bu günde mevcut genel yönetimden şikayet edenlerin oranını bile söylemeye gerek yok ise;
--Yarında sizlerin iyi niyetli sessizliğiniz ve krediniz ile yerel yönetimlerde oluşmaya başlayan olumsuz durum ve yapılar,
--Hoş bazılarının kendisini pek sevmeyen Karl Marx'ın bir sözü çok anlamlıdır "Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.."
--Ülkede yaşanan sorunlar AKP, CHP sorunu olmaktan çıkmış ve her ne kadar yaratan AKP olsa da ulusal bir Ülke sorunu hale gelişmiştir.
--O yüzden, nasıl dün AKP'nin yarattığı sorunlar bu gün, dünün birçok AKP'lisi ve AKP seçmeni tarafında eleştiriliyor ise,
--Yarın da CHP ve MİLLET İTTİFAKI'nın (ki kaldı ise) yerel yönetimlerinde yaşanacak küçücük sorunlar da, bir kez daha yavuz hırsızların ev sahibini bastırdığı ülkemizde, sol-sosyaldemorat ve CHP'nin başını ağrıtmasından korkarım.
--Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ama olsun, Benim bir köyü var, oradakilerin de aklı başındadır her zaman bana bir şey olmaz.
--Aziz Nesinin o öyküsü ve kitabi gibi, huuu "damda deli var!.."

 

MAKALE Yorumları