Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUSTAFA EGEMEN
TURİZMCİ GÖZÜ İLE
mail_outline : mustafaegemen@transtalya.net
Dinle

Yayın Tarihi

01.02.2020

Okunma Sayısı

564

Makaleyi Paylaş

Yeni yıla girdik mi?

Sevgili okurlarım,

Yeni yıla girdik mi?

2019 yılında Avro bazında vermiş olduğumuz Türk Lirası yerinde sayıyor ve hatta bazen geri gidiyor, ancak satın alınanlar uçtu gidiyor. Bu memleketin enflasyonu ne zaman piyasa koşulları ile örtüşecek çok merak ediyorum.

Bazen diyorum ki, kullanılan yabancı para birimleri ile bizim yurt dışından satın alırken kullandığımız yabancı para aynı değil… Elimizdeki yabancı para değeri düşerken satın alırken döviz bazında satın alınanlar aynı değerde düşmek yerine yükseliyor.

Aylık internet temin edici için basit bir örnek vereyim, aylık 47,00 TL öderken taahhüt sürem Ocak ayın başlarında sona erdi. Yenilemek istediğim zaman aynı özellikler için talep edilen ücret aylık 66,00 TL oldu. Artış oranı %40… Bir başka örnek Beyaz peynir bir markette aynı marka geçen yıl içersinde Kg.ı 38,00 TL idi, şimdi 49,00 TL… Artış %29… Ev kira artışları minimum %15 iken maaş artışları sabit gelirliler için % 5 i geçmiyor…

Şimdi gelelim bizim sektörümüze 2019 yılı Avro ortalaması 6,35 TL iken, bugün itibariyle bir Avro 6,56 olduğuna göre artış %3 civarında…

Motorin litre pompa fiyatı Antalya Murat paşa ilçesinde 01.01.2019 tarihinde 5,89 TL iken 24.12.2019 tarihinde 6,78, bugün ise bir kısmı ÖTV den karşılanmasına rağmen 6,79 TL den satılmaktadır. Buna göre yakıt litre fiyatındaki artış oranı %15 civarındadır. Şimdi bana söyler misiniz hangi yabancı para birimi ile satın alınmaktadır. Amerikan Doları ise, bizim kullandığımız Amerikan doları değil… Avro ise, bizim kullandığımız Avro değil.

Şeytan bunun neresinde?

**

Antalya Şehir merkezinde UKOME’nin aldığı kararlar ile kaldırım üstleri, her köşe başı trafik kurallarına uygun veya değil bakılmaksızın Taksi duraklarının bekleme yeri olarak belirlendiğine dair duraklar tarafından işaretlenmiştir.  Acaba bu hakları verenler nerelere verdiklerini biliyorlar mı? Yoksa duraklar kendi kafalarına göre mi belirliyorlar… Koydukları işaretlerin üzerinde UKOME kararı ile uyarısı vardır. UKOME, trafik kurallarını biliyor mu?  Trafiğin en yoğun olduğu yerlerde bekleme yapan taksiler var. Önünde de UKOME kararı gereği uyarılar var… Bu işaretler bakkal dükkanında mı satılıyor, herkes her istediği yere koyuyor. Hiç mi çıkıp nereye ne verdiğinize bakmazsınız…

Birkaç örnek vereyim. Üç kapıların karşısında kaldırım üstünde bekleyen bir taksi… Oraya çıkabilmek için yayaların arasına dalıyor… Diğer bir tanesi de Andızlı Mezarlığından Fahrettin Altay caddesinden gelerek İsmet Paşa caddesine girdiğiniz zaman orası daracık bir yol… Hem oradaki tramvay yolunun düzenlenmesi için konulmuş bir trafik lambası var, hem Otobüs durağı var. Hem de bizim otobüslerimizin duraktan çıkabilmesi için tek şeride düşen yolda kocaman bir otobüsün manevrasını göz nüne getiriniz, ve hemen durağın karşısında taksi bekleme yeri var.. Buraya taksinin gelerek park etmesi bile bir sorun teşkil etmektedir…

Acilen düzenlenmesi ve iyileştirilmesi kaçınılmazdır… Bu yolun üzerindeki diğer bir sorun ise Murat paşa Caminin önünden Kapalı yola geçen yayaların yoğun bir şekilde karşıya geçmeleri ve araçların bunlara yol vermesi de diğer bir sıkıntı… Burada diğer bir sıkıntı da Markantalya’nın kapalı otoparkına giriş yapmaya çalışan araçların güvenlik kontrolü nedeniyle bekletilmeleri…

Özellikle mesai çıkışlarında herhalde herkes burayı kullanmak zorunda olanlar saydırıyorlardır…

**

Kışın zor geçeceğini bir önceki yazımda söylemiştim…

Şöyle bir etrafınıza bakın… Satılık evler. Satılık dükkânlar… Birkaç ay içersinde açılıp kapanan işyerleri. Her birisi büyük umutlarla yapılan tadilatlar, masraflar ve işe başlayan personel ile bir umut kapısı. Ancak, umutların ömrü birkaç ay… Kelebekler bile bunlardan çok hayatta kalıyorlar sanki…

İş sahibi olduk diye sevinenler ve buna bağlı olarak ev tutanlar, eşya alanlar, ailelerine yardım edebilecekleri ile sevinç yaşayanların ite kaka yürüyen sektörler. Dayanma gücü olmayan kurum ve kuruluşlar…

Hala bir umut bekleyenler.

Tüm bunların çerçevesinde hala umudunu kaybetmeyip sezonu bekleyenler.

Çiftçilerin hep umutları bir yıl sonrasını beklemekle geçer…

Bu şartlarda kim memnun çok merak ediyorum…

Sonumuz hayır olur…

Umuduyla.

Bekle kızım bahtın açılır derlerdi eskiler…

 

Sağlıcakla kalın…

MAKALE Yorumları