Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

18.11.2019

Okunma Sayısı

1196

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Vatanı Sattık Bir Pula

Bu tümceyi herkesin bildiğini düşünürüm; ama ilk kimin ve daha sonrasında da kullananların ne amaçla kullandığını çoğu kişinin bildiğini hiç sanmam. Evet, "Vatanı Sattık Bir pula!.." Hem de utanmadan, yüzsüzce; sayenizde!..
--Bu memlekette Cumhuriyet'ten büyük 23 Ocak 1923'de doğan, Hukuk Fakültesinden sonra gazeteciliğe başlayan, UNESCO'da aldığı görevler nedeni ile de bir Dünya Vatandaşı HIFZI TOPUZ yaşar. Nazım Hikmet ve Tevfik Fikret'in hayatlarını anlattığı romanlarının yanısıra, bir de ömrünün çoğunu sürgünlerde geçmiş "VATAN ŞAİRİ" Namık Kemal'i de şiirinden aldığı bir dize ile "Vatanı Sattık Bir pula" diye anlatır.
--Altın aramak için binlerce yıllık ormanları, mermer için zeytinlikleri, en son da hazine aramak içinde antik gölü yok ettik ya, "Pesss" denilecek bir millet olduk çıktık.
--Biz küçük iken, ailede, okulda, ibadet için gittiğimiz camilerde hep ahlaklı insan, yurttaş olmak anlatılır, olmayanlar kınanırdı.
--Büyüğe saygı, küçüğe sevgi anlatılır, elin malında göz olmaz, Devletin, Milletin malı korunur, sakınılırdı.
--Sonra, yepyeni bir nesil geldi. Camiden çıkmayan, İmam Hatiplerde okuyan, elinde Kuran, dilinde dua eksik olmayan. Bize yolda gördüğümüz bir ekmek parçasını bile, öpüp başa koyduktan sonra, kurt-kuş yesin diye yüksekçe bir yere koymamız öğretilmişti. Oysa şimdi, bu yeni nesil İslamcıların yaşadığı sitelerin ekmek-yemek atılan çöplüklerinde yaşayan kediler, köpekler bile şişmanlıktan çatlayacaklar.
--Bize, devletin suyunu içtikten sonra, şükür etmemiz, ekmeğini yedikten sonra minnet duymamız öğretilmişti.
--Ama öyle bir nesil geldi ki, Türkiye'de İmam Hatiplerde okuduktan sonra, devletin imkanları ile Amerikalar, Avrupalara gitmişler ama, döndüklerinde güya Osmanlıcı ama, İngiliz ve Amerikancı söylemler, yaşam biçimi ve ilişki içindeler.
--Yetmiyormuş gibi, bir de bu ülkeler ile ilişkili olarak, ülke yönetimine, hazinenin başına geldiler.
--Her şeyden bıkmış-usanmış zavallı Halk da, bunlar namazında niyazında adamlar diyerek iktidar yaptılar.
--Öyle yollar yaptılar ki, yolsuzluk sokaklarına çıkar oldu hepsi.
--Bu toprakların dışındakilerin söylemini ve niyetini söyler oldular. Ormanlar, zeytinlikler kesilse de, yollar ve tüneller yolsuzluklara çıksa da, tünelin ucunda ışığın olmadı görünse de, güzel halkım kış uykunda, açlık ve yoksulluğunun farkında değil.
--Son zamanlarda yaşanan SİYANÜRLÜ ALTIN aramaları il değil, SİYANÜRLÜ İNTİHARLAR ile bile bu uykudan uyanılmış değil. Sebebini düşünür iken, geçenlerde bir konferans da anlatılmıştı.
--Sıradan Amerikalı, yaşamında olan her iyi ya da kötü şeyin sebebi olarak kendini görüyormuş. Bill Gates kadar zengin değil ya da sokakta yaşamak zorunda kalsa bile, sebebini "Benim" diyormuş. Sebep, "Bill Gates kadar çalışmadım da ondan"
--Eğitim sistemi, gazete ve tv, sanal basın aracılığı ile 21 yy insanının getirildiği nokta bu. Kurumlar ve sorumlular, sorumluluklarını hep birilerine havale etmekteler.
--Devlet yurttaşından her şeyi istema hakkına sahip, ama yurttaşına sosyal devlet olma sorumluluğundan yoksun.
--Devlet, yurttaşından her durumda her şeyini alabiliyor. Ama bazı yurttaşlarına ekmek de dahil bir şeyler verme konusuna gelince bir cimri, bir cimri ki sormayın gitsin.
--Mustafa Kemal'in, 24 Aralık 1919'da Sivas'tan Ankara'ya giderken Kırşehir'de "Gençler Cemiyeti"nde, okuduğu Namık Kemal'in Vatan kasidesinin:"Vatanın Bağrına düşman dayamış hançerini/ Yok mudur kurtaracak bu bahtı kara maderini?" dizelerine yanıtı şu dizeler çok anlamlıdır.
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini/
Bulunur elbet kurtaracak bahtı kara maderini..." diyerek, ülkenin bağımsızlığına giden yolda koşuyordu.
--Bu koşullarda, Mondros Mütekaresine, Sevr'e direniyordu. Bu güzel toparklara ve Yurttaşlarına kanla, canla yazılan bir tarih bırakarak geleceklerini LOZAN ANTLAŞMASI ile taçlandırıyordu. Arkasında Özgür ve kişilikli bireyler bırkıyordu.
--Ama aradan daha yüz yıl bile geçmeden Namık Kemal'in ağladığı dizelerinde ki günlere dönüyorduk:
"--Ne Utanmaz Köpekleriz
Edepsizlikte tekleriz
Kimi görsek etekleriz
Hakk'tan da yardım bekleriz
Ne utanmaz köpekleriz.
***
Dalkavuklukla irtikap
İşte etti bizi harap
Sen söyle ey Şevketmeab
Ne utanmaz köpekleriz.
***
İnsan mı neyiz seçilmez
***
Gitme vatan kavgasına
Yetiş rütbe yağmasına
Daldık dünya sefasına
Ne utanmaz köpekleriz

Vatanın girdik kanına
Leke getirdik şanına
Topumuzun bok canına
Ne utanmaz köpekleriz"

MAKALE Yorumları