Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. TUNCAY NEYİŞÇİ
HAVADAN SUDAN
mail_outline : tneyisci@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

12.01.2018

Okunma Sayısı

1374

Makaleyi Paylaş

Varyant

Antalya kenti doğudan batıya, kuzeyden güneye kuşatan dünyanın en büyük traverten (tufa) platosu üzerinde kurulmuştur. Denize 25-30 m yüksekliğindeki dik uçurumlarla düşen, yaklaşık 12 km  uzunluğundaki deniz falezleri (yalıyarlar) oluşumlarını bu traverten platoya borçludurlar. Kepezüstü ile Kepezaltı arasındaki sınırı oluşturan kara falezleri de bu sistemin bir parçasıdır.

Pek çok kimsenin gözünden kaçmış olmasına karşın traverten plato ve falezler sistemi Antalya’nın en önemli doğal ve kimlik değerleridir. Dünyanın hiçbir yerinde bu büyüklükte bir traverten plato, bu yükseklik ve uzunlukta falezler üzerine kurulmuş bir başka kent yoktur. Bu noktada Antalya rakipsizdir.

Herkesin farkında olduğu Kaleiçi ve Konyaaltı plajları da Antalya’nın önemli doğal ve kültürel değerleridir. Bundan kuşku yok. Ancak, Dubrovnik, Budva gibi pek çok kentin Kaleiçi benzeri kültürel yapıları, Nice, Tanca gibi pek çok kentin Konyaaltı benzeri plajları var. Bu noktalarda Antalya’nın pek çok rakibi, alternatifi bulunmaktadır.

Anlatılmak, altı çizilmek istenen Antalya’mızın bazı çok özel değerlerinin henüz yeterince farkına varılamamış olunmasıdır.

Antalya, biri falez üstünü Konyaaltı plajına, diğeri yine falez üstünü Kaleiçi’ne bağlayan iki önemli yola, varyant‘a, Konyaaltı ve Kaleiçi Liman Varyantlarına da sahiptir.  Bunların her ikisi de ön plana çıkmayı, çıkarılmayı hak ediyor.

Konyaaltı Varyantı Cumhuriyet Bayramı fener alaylarında kullanılıyor ve bu özelliği ile ön plana çıkıyordu çoğunlukla. Bir de yol kenarına park ettiği arabasında yüksek sele müzik dinleyip, bira içenleriyle tanınır.

Oysa müze önünden plaja kadar uzanan yaklaşık 500m uzunluğundaki bu kıvrımlı yol ve yakın çevresi Beydağları ile birlikte Akdeniz’in her an değişen nefes kesici manzarasının tadına varabilmenin en uygun mekanıdır.

Konyaaltı Sahil Düzenleme Projesi kapsamında bu varyant yeniden düzenleniyor ve galiba trafiğe de açılıyor. Yapmayın beyler. Tüm dünya kentleri hızla yayalaşırken Antalya’yı trafiğe boğmayın. İçi dolu Dünya kentine giden yol bu yol değil.

Akdeniz, Beydağları, Konyaaltı Plajı, Falez gibi Antalya’nın önemli değerleri arasında köprü kuran bu kısacık yolu ve yakın çevresini, zemininden bitkisine, aydınlatılmasından işlevlendirilmesine öylesine tasarlayın ki Antalya’ya yepyeni değerler, ufuklar ve çekicilikler kazandırsın.  Aynı özeni Kaleiçi Liman varyantı içinde gösterin.

Zemini bir tablo gibi işlenmiş, kenarındaki falezleri aydınlatılmış, insanları içine girmeye, yürümeye davet eden kısacık iki varyant kente boyundan çok büyük değer, hareket katabilir.

Ben 1950’li yılların sonu 1960’li yılların başında, Konak’ı Eşrefpaşa’ya bağlayan renkli ampullerle aydınlatılmış  İzmir Varyantında binlerce kişiyle volta attığımız günleri hatırlıyorum...

 

MAKALE Yorumları