Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.11.2019

Okunma Sayısı

1404

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Uzun İnce Bir Yoldayız!..

Hababam Sınıfı değildi elbet bizim sınıf. Bir Mahmut Hocası vardı ama "kel" değil, gür kıvırcık saçlı, ateş gibi bir Türkçe/Edebiyat Öğretmeniydi, Mahmut Hoca, Bu gün o artık Av Mahmut AKINCI. Ama bizim her zaman Mahmut Hocamız.
--Bir gün derse girdi ve önceden sormayı planladığını bu gün ne anlama geldiğini çok çok derin anladığım soruyu sordu:
--"UZUN İNCE BİR YOLDAYIM!.." Sözünden ne anlıyorsunuz?. Bir kaç dakika geçti ama sınıftan ses çıkmıyordu. Sınavlarda pek bir başarı göstermesem de (ki ders çalışmaz, tekrar etmezdim ama dersi ilgiyle dinlerdim) Mahmut Hoca sınıfı gözleri ile taradı ve kabak her zamanki gibi benim kafada patladı. "Söyle bakalım İbrahim"
--Sözcükler bir birer kafadan hızla geçmeye başladı. "uzun, uzun" tamam. "Yol, yol" o da tamam da bu ne demek oluyordu.
--Benim bildiğim bir yol vardı, o da gelinen gidilen yoldu. Öğretmen sormuştu ya, onun fiziki tanımını süslü cümleler ile anlatmıştım, diğer arkadaşlarım gibi.
--Hiç birimizin yanıtları, "yanıt" sözcüğünü özenle vurgulayan Mahmut Hocamın hoşuna gitmemişti. Biraz da hayretler içinde açıklamıştı Aşık Veysel'in o dizelerini.
--"Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece"
--Aşık Veysel'i, anlatmıştı. Gözleri görmüyor ama saz çalıp söylüyor ve bu dizeleri söylüyordu.
--Meğer "uzun ince bir yol", yaşam yolu imiş ve gidilirmiş "gündüz gece". Hem de "ne halde olduğu, bilinmeden".
--Mahmut Hocam, sınıfa, bu dizeleri, ozanını, edebi, felsefi, sosyolojik bütün boyutları ile anlatmış, bizler de dikkatle dinlemiştik. Bu gün bile unutmadan, dikkatlice.
--Yaşam, anlayanlar için aslında öğrenme ile başlıyor. Soruyor, sorguluyorsunuz; mutlu-mutsuz oluyorsunuz v.s , v.s.
--Meğer orada öyle dizeler var ki, "Uykuda dahi yürüyom
Kalmaya sebeb arıyom
Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece" diyordu. Gidenlerin ardından.
--Aşık Veysel, saz çalıp söylemeye başladıktan sonra, baya ünlü olur. Köy Enstitülerinde müzik dersleri verir, eğlencelerde türkülerini söyleyip parasını kazanır hale gelmişti. Ve bir gün Onu da bir kız ile "baş-göz ederler", evlendirirler.
--Aşık Veysel, görmediği eşini çok sever. Onu ruhunda yaşar.
--Günler geçer, aylar geçer bir gece her ikisi de yatağa girerler, ama ikisinde de gözlerinde uyku yoktur.
--Köy yerlerinde gece gün batınca başlar. Gece başlamış ama gözlere, baş konulan yastığa uyku girmemiştir. Döner dururlar. Sonra, Veysel uyumuş gibi yapar.
--Eşi usulca yataktan kalkar ve sonra da yüklüğe hazırlayıp gizlediği bohçasını alır ve sessizce evden çıkar gider.
--Ama o da ne. Kundurasının birinde bir yükseklik vardır. Varacağı yere kadar koşar adımlar ile gider ve varınca da kundurasını çıkartır, içine bakar.
--Aşık Veysel everilmiştir, gönül gözü ile gördüğü, sesini duyduğu karısını da sevmektedir. Aradan geçen zaman içinde bir şeyler ters gitmeye başlar. Veysel'in içine bir kurt düşer. Karısını kalp gözü ile dinlemeye, izlemeye başlar.
--Olan olmuştur, karısı başka birini sevmektedir.Kendisine hissettirmemeye çalışsa da, karşısında ki, Veyseldir.
--Bir gün karısının kendisini terk edeceğini hissetmiş ve gideceğini de anlamıştır. O yüzden de, gittiğinde rezil olmaması için, ayakkabısının astarının altına bir miktar para sıkıştırır. Görmeyen gözleri ile.
--Sevdiğine kaçan Karısını da yolda rahatsız eden bu paranın yükseltisidir.
--Gece bitmez tükenmez, Veysel yalnız kaldığı evinde, topraktan sonra sadık yari sazını eline alır ve:"Şaşar Veysel işbu hale
Gah ağlayan gahi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece" diyerek bitirdiği ve bizim UZUN İNCE BİR YOLDAYIM diye mırıldandığımız o türküyü/ağıtı söyler/yakar.
--Evet, yaşam uzun ince bir yol ve bizler gidiyoruz gündüz gece; gah Mahmut Hocamın sorusu ile, gah yıllar sonra öğreneceğim Aşık Veysel'in öyküsü gibi.
--Sahiden Halit Araboğlu'nun sözlerini yazdığı o şarkı gibi:"Bu han garip yatağı" mı ne?

  

MAKALE Yorumları