Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
SİBEL ÖZEL
BENCE
mail_outline : ozel.sibel63@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.05.2019

Okunma Sayısı

1544

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Üç güzel şey

Geç de olsa bahar geldiğinden mi,

Yoksa emek ve dayanışma bayramının coşkusundan mı,

Yok, yoksa aynı gün içinde ardı ardına yaşadığım güzelliklerden midir bilemedim ancak umutlarım yeşerdi yeniden.

Yaşadığım güzellikleri paylaşmaya koyulmuşken,   güzellik anlatımıma nisbeten gölge düşürecek olmasına rağmen  “emek ve dayanışma bayramının” bir eleştirisini  yapmadan geçemeyeceğim.

1856 yılında Avustralya’nın Melbourne şehrinde inşaat ve taş işçilerinin 12 saat süren uzun ve ağır iş koşullarına itirazları mahiyetinde baş gösterip,  kol emeğinin yaygın olduğu  çağının nesnel koşullarında Amerikalı işçilerin 8 saatlik iş günü sınırlaması talepleri ile Şikago kentinde 1884 yılında başlayıp 1886 da büyük grevler sonucu talepleri kabul edilip 1889 yılında ise    küresel işçi kardeşliği bayramı olarak ilan edilen 1 Mayıs’ın çağının kazanımları itibarı ile  kabul eden ülkelerde kutlanması da anlaşılır birşeydir.   

Ancak; Aradan geçen yaklaşık yüz kusur yıl sonra dahî bu kez işsizlik kabusu ile boğuşurken bayram kutlaması doğrusu yüreğimi burkuyor.

Hâl böyle iken neden umutlanmış olabilirim ki?

Şunun için efendim;

Varan 1; Toplu taşıma aracına biniyorum ve ayakta da bir tek ben varım. Arka sıralardan orta yaşın üstünde bir zat buyurun bayan diyerek yerini vermek istiyor bana. Bunu gören daha genç bir bey garipliği ortadan kaldırmak için kendisi yerini vermeye kalkışıyor bana. Derdi; yaşlı insanın ayakta kalmaması. Anlayışlar itibarı ile her şey bir kaç saniyenin içinde kendiliğinden gelişip anlayış ve nezaket içeren devinimler hayat buluyor.

Varan 2; Emek ve dayanışma gününde kalabalık bir caddede yürüyorum. Kolundaki sepeti kırmızı karanfillerle dolu biri sepetinden aldığı çiçeği insanlara uzatıyor tebessümle. Yürürken rastlaşıyoruz, bana da uzatıyor kırmızı karanfilden. Çekinip almak istemiyorum önce.

-Alın

diyor usulca. Çiçeği alıp para çıkarmak istiyorum çantamdan. Ayıp ediyormuşum meğer. Arkasını dönüp giderken mutlu, bu kez benim yüzümde dost tebessümü.

Varan 3; Hiç tanımadığım bir kadın, kendisine sormamama rağmen adres tarif ediyor bana canhıraş.

-Afedersiniz diyor kulak misafiri oldum giderken. Ben biliyorum sizin aradığınız yeri. Minnet, teşekkür ayak üstü bir küçük sohbet.

 

Umutlandım işte yeniden ve insandan..

Nedeni mâlum; Dostluk, kardeşlik, yardımlaşmak, dayanışmak, paylaşmak.

insanlık adına,

insanlaşmaktan.

Sağlıcakla.

 

MAKALE Yorumları