Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

02.07.2009

Okunma Sayısı

19854

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Türk turizminin yegâne silahı; Üstün ürün

2009 yılı küresel turizmde zikzak çiziyor
Sezon bulanık. Otellerimiz tam dolmuyor ama diğer ülkelere nazaran bir adım öndeyiz. Sorun ve sıkıntı her yerde…

Yıllardır aramızda konuştuğumuz kötü imajımızı üstün ürün ile dengeliyoruz.

Müşteri, Türkiye'deki üstün turizm ürünlerine şapka çıkarıyor. Müşteri, Türkiye'nin turizmdeki gayretlerine, çabalarına saygı duyuyor.

İstisnalar kaideyi bozmaz

Türk turizm sepetinde çürük elmalar da var. Bunları biliyoruz.

Türkiye, krizlerde hep bir adım, bazen beş adım öne sıçramıştır. Türkiye'nin yegâne silahı; Üstün ürün.

Kim ne derse desin. İyiyiz.

Daha da iyi olacağız.

Şimdi sıra kış turizminin canlandırılmasında, yani kış aylarındaki 5 aylık olağanüstü düşük doluluklardan kaynaklanan zararın kâra dönüştürülmesinde.

Geçen sene başbakan Tayyip Erdoğan’a bu konu ile ilgili mektup yazmış, özellikle Kasım- Nisan arası zaman dilimindeki zararımıza ve kaybımıza vurgu yapmıştım:

"Kış aylarında otellerimizi makul ve kabul edilir düzeyde ve fiyata doldurmamız zaruridir. Kış aylarında Türkiye’mizin yanlış pazarlama ve ataletten dolayı 4 milyar dolar kaybı var. İnsan kendine soruyor; sihirli değnek mi bekliyoruz? Neyi, neden bekliyoruz? Yıllardır kış turizmini canlandıralım, ayağa kaldırım deyip dururuz. Tüm ilgili kurumların üstünde anlaştığı ve sımsıkı sarıldığı ve takip ettiği proje üretemiyoruz. Vizyon ve strateji özürlü bir bekleyiş içerisindeyiz"

Sayın Başbakan da, TÜROFED genel Kurulunda bu tespitlerimi doğrulamış ve daha becerikli ve sıkı çalışılmasını önermişti.

Zaman su gibi akıp gidiyor. Kıymetli yıllar elimizden kayıyor. Aynı yerde duramayız.

Vizyon olmayan yerde başarı filizlenmiyor.

Statüko kafalar hem eksiye hem de eskiye çalışan pazarların bekçiliğini yapıyor.

Türkiye Wellness konusunda Akdeniz’in yeni kraliçesi!

Kış aylarında Avrupa’nın en iyi, en üstün ve büyük kapasitede Wellness hizmetlerini verebilecek yegâne ülke TÜRKİYE.

Kış ayları değil Wellness ayları

Kış ayları yerine Wellness Ayları diye hep beraber piyasalarda Türkiye adına bir ürün kavramı oluşturmalıyız…

Kış kataloglarında, yazdan kalma bol güneşli fotoğraflar ile artık ilerleyemeyiz.

Kış aylarında, Türkiye’nin o muhteşem Wellness ürün yelpazesini ön plana çıkarmalıyız.
Avrupa ve dünya, güç ve güçlüyü seviyor. Turist, ürün gücü olan ülkelere kayıyor. Wellness denince Türkiye akla gelmeli, gelecek!

Küresel Kriz tünelin sonlarına doğru yaklaşıyor. İlk ışıklar, pırıltılar piyasaların semalarında kendisini belli ediyor.

Dünya kendini yeniliyor.

Piyasalar gençleşiyor, dinamikleşiyor. Buna paralel olarak, müşterilerimiz, dünyaya ve yaşama yeni bakışlar kazanıyor.

Ruh ve beden tazeleniyor.

Avrupa piyasaları, özellikle devasa bir turist kaynağı olan Almanya, Wellness için beklenmedik bir şekilde olumlu sinyaller veriyor.

Almanya, Wellness hizmetlerinde şaşırtıcı bir patlama yaşıyor.

Wellness sektörü son yıllarda ortalama yüzde 9 büyüdü. Wellness paketleri büyük talep görüyor ve Spa otelleri bunun karşılığını ödemeye hazır kitleden kazanç sağlıyor.

Daha az konferanslar, kongreler ve iş seyahatleri Avrupa’daki otelcilik sektörünü olumsuz etkilerken, Wellness, Avrupa turizm sektörü için yeni ticaret oluyor. Wellness ciroları diğer kayıpları dengeliyor.
Usedom’daki ‘Das Ahlbeck’ Spa otelinin Genel Müdiresi Petra Bensemann, “kriz bizde henüz hissedilmiyor” diyor. Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde bulunan adadaki Wellness Otelleri Birliği’nin Başkanına göre, konaklama sayıları, geçen yılın aynı dönemine göre hafif bir artış bile göstermiş. Hatta bu yaz, Almanya’nın büyük şehirlerinden Usedom’a doğrudan charter uçuşları bile düzenleniyor.

Alman Wellness Birliği’nin (Deutsche Wellnessverband) yayınladığı ‘Wellness Sensor 2009’ raporuna göre, Bulanık ekonomik konjonktüre rağmen, Wellness müşterilerinin sayısı ortalama yüzde 9 büyüdü. Wellness paketleri büyük talep görüyor. Her üç haneden biri, Wellness tatili yapmayı düşünüyor. Yapılan ankete göre buna en önemli gerekçe olarak, ‘bedeni günlük hayatın rutinine karşı dengelemeyi’ gösteriliyor ve bunu ‘stres ve ruhsal baskılar’ takip ediyor.

Halkın yarısına göre, Wellness, kendi hayatının bir parçası.

Kelkheim’daki Gelecek Araştırmaları Enstitüsü için “Body & Health (Beden ve Sağlık)” pazarını başka pazar araştırmacıları ile birlikte araştıran Anja Kirig de “Bugüne kadar hiç olmamış bir sağlık bilinci” görüyor. Kendine karşı sorumluluk ve sportif faaliyetler, zamanın en önemli anahtar kelimeleriymiş. Wellness adı altında sadece pasif dinlenme anlaşıldığı 90’lı yıllardaki bu trendin başlangıç aşamalarında, bu durum farklıydı. Yazarlar, ‘Spor pazarlarını, sağlık ihtilalının kazananınıdır’ sonucuna varıyorlar.

Wellness Birliği de, aktif sağlık programların öneminin altını çiziyor. Bu kriter, Birliğin şartlarına uyan otellere verilen Kalite Belgesi dağıtımında, öne çıkıyor. 80 otel, Spa ve ılıcalarla, nispeten az tesis bu belgeyi hak etmiş. Sertifikalı tesislerin yaklaşık yarısı Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde. Birlik sözcüsü Lutz Hertel, Wellness bölgesi için “İki Almanya birleşmeden önce burada hiçbir yatırımız yoktu. Bu nedenle Wellness konusunda tamamen yeni konseptler oluşturduk” diyor.

Sağlık turizmiyle halen en çok para Bavyera eyaletinde kazanılırken, burayı Baden-Württemberg takip ediyor. Ama Hertel’e göre, her iki eyalette de çok sayıda geleneksel ılıcalar var ama bunlar da ürünlerini modernleştirme baskısıyla karşı karşıyalar.Almanlar Wellness konusunda uyandı yatırımlarını hızlandırıyorlar.

Her halükarda Wellness Almanya’da kârlı bir iş!

Roland Berger çalışmasına göre, sağlık turizmi sadece birkaç yıl içinde yüzde 75 büyüyebilir.

İnsanların kendi sağlıkları ve zindelikleri için giderek fazla para harcıyor.

Zinde insanlar hayatı iki kolu ile kucaklıyor. İş yerleri zinde ve bakımlı personel tercih ediyor.

Artık arabana değil kendine bakacaksın, yeni toplum bunu düşünüyor, bunu yeğliyor.

Endonezya, Brezilya ve Tayland gibi ülkeler Wellness konusunu çok akıllıca kullandılar, başarılı oldular ve paralar kazandılar. Bu ülkelerin iyi imajları var, ama turist kaynaklarına çok uzaktalar. Ulaşım zor ve çok zaman alıyor, ayrıca nispeten pahalı.

Uzmanların tahminine göre, Wellness ve sağlık turizmiyle ilgili dünya çapındaki ciro, 1 trilyon doları buluyor. Gerçi Wellness ve Sağlık müşterilerinin yüzde 75’i halen seyahatlerini yurtiçinde yapıyor.

Alman Wellness otelcilerini buna seviniyor. Bir internet seyahat acentası olan Beauty24’ün yaptığı ankete göre, Wellness ve Spa işletmelerinin yarısından fazlası, 2009 yılında cirolarını artıracaklarını bildiriyor.

Wellness konusunda yapılan yurtdışı seyahatlerinde ilk sırada Avusturya ve Kuzey İtalya geliyor.

Türkiye tam sürat Wellness pazarlarına yaklaşıyor:

Kültür ve Turizm bakanlığımızın Tanıtma Genel Müdürlüğü Wellness ve Sağlık turizmi ile ilgili kapsamlı bir çalışmayı tamamlamak üzere, siz de hazır olun: Türkiye geliyor.

Türkiye'nin sayısız avantajları var.

Türkiye'nin bu konudaki zenginliğini, müşteriler ve piyasalar henüz tam olarak bilmiyor.

Türkiye bu konuda sadece iyi bir ülke değil. Türkiye Wellness konusunda lider ülke.

Hep beraber tüm kış tanıtımında bu konuyu vurgulamalıyız.

Wellness ürünlerimizin zenginliğini, verdiğimiz hizmetin üstün kalitesini pazarlarda hissettirmeliyiz.

"Dünya yoruyor Türkiye Dinlendiriyor"

Wellness ayları Türkiye'ye hoş geldi.

 

MAKALE Yorumları