Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

04.02.2019

Okunma Sayısı

1402

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Türk turizmi emansipasyon’a kavuştu.

Her şey sektörümüzün kendi dinamikleri içersinde gelişiyor, olgunlaşıyor, güçleniyor .

23 Sene önce Emitt hayata geçtiğinde destek olmak için sokaktan geçenlerden fuar kalabalık görünsün diye içeri girmeleri için rica ederdik. Şimdi ise o kadar çok doluluk var ki, bazı noktalarda yürümek bile zorlaşıyor.

Son çeyrek asırda Türk turizminin sayısız kriz ve iniş çıkışlardan sonra olgun ve deneyimli bir dinamik ruh kazandı. Bu güçlü ve çalışkan ruhu EMITT’i gezerken hissediyorsunuz .

Stantları tek tek şöyle durup izlediğinizde  sektörümüzün deneyim, iş bilgisi, becerisi ve dinamizminin saçtığı enerji, sektörün kendi bileğinin gücü ile yeniden yakalayıp arkasına aldığı uluslararası piyasalar daki rüzgar fuar alanına hissedilir bir elektrik yaratıyor .

Özgüven, moral, umut, iyi veriler ve olumlu sayılar birleşince yeni vizyoner projeler yeniden yeşeriyor

Bakanlık ve diğer tüm kurumların sadece turizm konuşmaları, turizm dilini kamuya yaymaları , turizmin içine siyaset sokmamaları, bilakis turizme siyaset gücü kazandırmaları, önemini siyasilere hissettirmeleri; hepsi bunlar 2019 yılının başında artık ister istemez herkesi büyük düşünmeye , en azından  mevcut işini daha iyi yapmaya zorluyor .

Fuarı gezerken “krizi fırsata dönüştürdük!” diye klasik bir yaklaşım sergilemek istemiyorum. Ben burada daha çok son 30 yıllık süreçte yaşanan krizlerin bu zamana kadar sektörümüzün sadece kabuğunu sertleştirirken, bu sefer son üç yılda yaşanan çok sert yıkıcı krizin sektör paydaşlarını nasıl ilk defa hissedilir bir şekilde olgunlaştırdığını; ve nasıl tüm bilinçaltı birikmiş olumsuz opsiyonları, alışkanlıkları ve kısmen kendi koyduğumuz sınırları yaktığımızı; yatırımlarımızı, ürünümüzü , emeğimizi , markamızı daha geniş coğrafyada ve farklı kitlelere , farklı tüketicilere ulaştırdığımızı dile getirmek istiyorum .

Dünyanın bize gelmediği günlerde biz dünyaya gittik onlara yegane silahımız olan kaliteli hizmet kılıcımızı çektik ve Dünya’yı Türkiye’ye geriye getirdik . Herkes kendi alanında savaştı. Cephe turizmcileri koşturdu.

Bazılarımız ise kaçtı, saklandı ikili oynadı.

Bazılarımız ise sektörün düştüğü durumu fırsat bilerek saçma projeler ile siyasi bağlantılarını kullanarak devlet, kurum ve kuruluşlardan çılgın paralar topladı , bazılarımız cebinden harcayarak koşturdu , hatta benim gibiler yurtdışında ülkemizin itibarını dibe vurmasın diye Türsab gibi kurumlar için cebinden ciddi paralar ödedi.

Kimileri bu iş bitmiştir, on yıl bu ülkeye artık kimse gelmez diye çok bilmişlik yaptı, koşturanları da sadece aşağılamamak ile kalmadı, hatta niye koşuyorsunuz diye onlara kızdı .

Türk turizmine ruhsuz, isimsiz , duygusuz , dokusuz , tatsız tuzsuz sadece sıkıntıya düşmüş otelleri toplayarak piyasalara yüksek sayıda yatak kapasitesi sunan yapılar ise hareket alanı darlığı ve orantısız aşırı kredi yükünden dolayı sadece olan biteni seyrettiler, konjüktüre ve siyasi duruma göre tavır belirlediler ..

Ancak Sektörümüzün öyle değerlileri varki onlar en dara düştüğümüz o günlerde bile verdikleri bütüncül hizmetinin kalitelisini inadına dahada artırarak yıkılmamızı bekleyen en art niyetli bakışları bile büyülemeyi başardılar ..

İşte ülkemizde verdikleri sıcak ve kaliteli hizmet ile dünyayı büyüleyen otelcilerimiz ve ülkemizi dünyada parlatan binlerce vizyoner, çalışkan turizmcimiz  olgun/ itibarlı bir bir donanım sergilerken “ Sınır Tanımaz Türk Turizm Gücü” nün ilk sinyallerini Emitt’e verdiler.

Sektörümüzün  ürün çeşitliliği, yüksek hizmet gücü , çok kültürlü, çok boyutlu multi kanal pazarlama vizyonu , dijital devrime yatkınlığı/kendi uluslararası güçte yazılım yetisi ile kısmen liderliği, hava ulaşım şirketlerinin kıtalararası deneyimi/yüksek güvenirliliği ve marka itibarı bizleri gelecek on yıl içersinde tahmin edemeyeceğiniz ufuklara taşıyacak.

Bu yazıyı saklayın ve 2030’ yeniden okuyun.

Peki gelecek on yılda neler olacak,

1. Destinasyonlarımız ikinci baharını yaşayacak, sadelecek , güzelleşecek , bina yüksekliği değil ruh derinliği rant sağlayacak. Dikey yerine yatay bakış net kâr ve sürdürülebilirliğe yeni ivme kazandıracak. Verimliliğimizi perçinleyecek ..

Havaya değil yeniden toprağa bakacağız .

Gelecek Toprak’ta diyeceğiz ..

2. Anadolu tedavi , rehabilitasyon ve zindelik rotaları dünyayı büyüyeleyecek.

Kür ve Kültür birleşecek.

En yüksek sayıda yürüyüş ve bisiklet turları sunan ülkeler arasına gireceğiz.

Kaz dağında Zeus’u anlatırken, Güre’de Zeytin Yağı ile arınma kürü sunacağız, AllAnatolia kapsamında “Ayvalık Zeytin akademisi” nde turistlerimize “uzun yaşa, uzun koru” belgesi vereceğiz.

Didim dünyanın yüksek sayıda en önemli vegan dostlarının her yıl buluştuğu ve köylülerimizin hazırladığı muhteşem ananevi Ege ot yemeklerinin ağız tadı İle gerçekleşecek vegan yürüyüşte ( Vegwalk) tüm olumsuz enerjilerden arınarak yaşam sevinci tazeleyecekler ile zirveye koşacak..

Kuzey Antalya Afyon arası “Vitalroute 66 “ yürüyüş yolunda yüzbinlerle turist her yıl güneşi arkasına alarak Afyon’a termale yürütecek , koşacak, ulaşacak..

3. Uzun yaşam ve zindelik rotaları yeni mutluluk otobanlarına dönüşecek , bazı noktalarda yıkarak, küçülerek büyüyeceğiz . Glamping imkanları ile tüm Anadolu’nun en güzel noktalarının misafir odaları dünyanın en saygın kişilerini ve en üst segment müşterilerini Türkiye’ye çekecek.  Oda fiyatının üstünde bir tabak peyniri, bir damla zeytin yağını, bir kadeh şarabı, tek lokumlu Türk kahvesini satacağız.

4.  Eğlence/ Dinlence/ Eğitim/ Rehabilitasyon tatilde ve incentif gruplarda dahada birbirine kaynayacak: Edutainment’en sonra Hedutainment’e kurumsal talep artacak yatırımlar artacak.

5. Yeni tarz dizayn İle Anadolu Tanrılar ve Krallar rotası şaşırtıcı/ sahici noktasal sanat sunumları İle dünya sosyetesinin vazgeçilmesi olacak.

Truva - Göbeklitepe- Sümela -Gordion - Afrodisias, Ararat, Hasankeyf olimpiyatları ve muhteşem Termesos ile

Pazar’larda tepelere tırmanacağız.

Anadolu yeniden gerçek kültür ve sanat seyahat acentalarının yeni tarz sunumlu rehberli otantik , derin programları İle Amerika’dan Çin’e kadar gerçek sanat ve kültür müşterilerini yeniden dünya standartlarındaki fiyatlar ile shoppingsiz , sponsorsuz Anadolu’ya taşıyacak .

Türkiye’de gerçek Türk ürünlerini doğru sunan noktalara @Turkish Hospitality Point” markası ve belgesi verilecek.

Gelecek hafta “Bu yazıyı saklayın!” başlıklı yazımda  projeleri toplu olarak açıklayacağım .

MAKALE Yorumları