Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

09.12.2018

Okunma Sayısı

660

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Turizmin şeytan üçgeni…

"Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bellek geçmiş zamandır, sonludur. Vizyon gelecektir, sonsuzdur."                                                                                 Albert Einstein

 

Yıllar önce Almanya’nın en saygın gazetelerinden Frankfurter Rundschau yazmıştı. Aynı gazete bize “Hani başkalarının hatalarını yapmayacaktınız?" diye biz Türk Turizmcilerine sormuştu .

Sektörün bulunduğu tehlikeyi "kapasite fazlası", "Düşük fiyatlar" ve "İmaj problemi" noktalarından oluşan bir "Şeytan Üçgenine" benzetmiş ve Türkiye'deki turizm uzmanlarının ve bakanlık yetkililerinin yıllardır, "İspanyadaki örnekler gözümüzün önünde, göz göre-göre onların hatasını yapmayız" demelerine karşın aynı hataları "göz göre-göre" yaptıkları iddia etmişti.

Gazete yazarı Thomas Wüpper'e göre, Türkiye'nin güttüğü tartışmalı turizm politikaları yüzünden "ucuzcu ülke" imajının daha da derinleştiğini ve artık bu imajdan kurtulmasının çok zor olacağını yazmıştı bundan tam 15 sene önce..

Yazı şöyle devam ediyordu :

Alman yazar; “Ne pahasına olursa olsun" zihniyetiyle, kışın odalarını sosyal problemleri engellemek amacıyla doldurmaya çalışan otellerin bu konuda en büyük hata kaynağı, kış aylarında odalarını kabul edilemez düşüklükteki fiyatlara pazarlamalarını, Türkiye'nin imaj probleminin başlıca kaynağı oluyor.Bunu tetikleyen etken olarak da, kontrolsüz büyüme. "Ucuzcu ülke" imajından kurtulmak Türkler için artık zor olacak” diye devam etmişti.

Sizlerde buna benzer yurt dışında yazılanları, hatta konuşmaları  defalarca okumuş, duymuşsunuzdur.

Biraz geçte olsa , şimdi çok uzun yıllar sonra bakanlığımız kendi içinde yeni anlayış ve üst lige çıkma doğrultusunda yapılanırken yıllardır sektörümüzü aşağıya çeken tüm zincirleri kıratak; Turizm sektörünün geleceği için ivedi olan çok boyutlu  çözüm haritasında verimliliği merkeze koymak ve “Kısır Döngü”yü sektörün her kesiminden alıp atmak istiyor .

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy bir üst lige çıkma hareketinin startını Travel Turkey İzmir’de verirken şimdi öz güvenli olma zamanı, bir üst lige çıkma zamanı. Türkiye olarak buna hazırız." dediğinde Fuar alanında bir çoşku oluşuyordu .

Hatırlarsınız ; Önceki yıllarda fuar açılışlarında içi boş, gerçek piyasa şartlarından ve akışlarından çok uzak konuşmaları dinlemekten biz turizmcilere gına gelmişti .

Açıkçası sektörün direncini sağlamlaştıracak, tüm paydaşların uluslararası piyasa rekabeti içersinde bireysel ve kurumsal ekonomik istikrarını ve kârlılığını sürdürebilir bir yapı içersinde koruyacak projelerin dile getirilmesini beklemiştik çok uzun yıllar fuarların açılış toplantılarında ..

Hatta her anlamda dağınıklığın , koordinasyonsuzluğun bir turizmci olarak olarak acısını çekerken ülkemizin bütünsel tanıtımının  tek sesliği ve en önemlisi turizm çalışanlanlarının eğitimi ile ilgili gerçek çözüm getiren projelerin dile getiren inandırıcı konuşmalara hasret kalmıştık..

Bakan Ersoy’un fuar alanında Türk Turizminin özellikle 2020’lerden sonra  oluşacak dünya konjüktürü ve müşteri taleplerine uygun olarak fiyatlandırma ve kârlılık yönetimi için şimdiden proaktif bir çözüm sunmak için kolları sıvadığı enerjik konuşmasından zaten belli oluyordu :

Ersoy gelişmeleri tesadüfe bırakmak ve sezonların arkasından ağıt yakmak istemiyor ve açık sözlülükle ilk defa bir bakan olarak tüm riskleri sektör adına üstüne alarak  “Türkiye bundan sora küçük hesapların peşinde değil, büyük hedeflerin peşinde. Hedeflerimizi büyük koyacağız, buna ulaşmak için gerekli altyapıya sahibiz bakın dünyanın en büyük havalimanı İstanbul'da hizmete girdi. Avrupa ile kıyaslandığında, Avrupa'nın ekonomi olarak, turizm potansiyeli olarak en büyük ülkesi, 7 yıldır İstanbul Havalimanı ile kıyaslanamayacak küçük bir havalimanının açılışını geciktiriyor. Türkiye olarak 3,5 yılda dünyanın en büyük havalimanını hizmete almaya başardık. Turizm açısından en önemli araçlardan biri olan ulaşımla ilgili elimizde THY gibi bir silah var. THY önümüzdeki yıllardan sonra her yıl filosuna 50 uçak katacak. Siparişleri verildi. Dünyanın en çok noktasına uçan havayolu şu anda. Bir kaç yıl içinde Avrupa'nın 1 numaralı havayolu haline gelecek." dediğinde büyük alkış alıyor .

Şimdi Ersoy’un konuşmasının ana hatlarını yeniden dinleyelim :

"Zihinler değişmeli"

Bakan Ersoy, altyapı ve ulaşım gibi sorunları çözdükten sonra artık otelciler ve diğer paydaşların gerekli öz güveni bulması ve hızlı yol alması gerektiğini vurgulayarak, aynı şeyleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemek doğru değil,

Gelecek yıldan itibaren yeni adımlar atmamız  gerekiyor. "İlk başlamamız gereken yer de zihniyetin değişmesi. Yatırımcıları, patronları kastediyorum, otele ilk geldiklerinde genel müdüre sordukları ilk soru, 'Bugün doluluğumuz yüzde kaç?' oluyor. En büyük hatayı burada yapıyorsunuz. Yarından itibaren genel müdüre soracağınız ilk soru, 'Gecelik kişi başı gelir ne oldu?' olsun. Kişi başı geliri artırmazsak kaliteden, standarttan taviz vermeye devam ederiz. Bunu desteklemek için en önemli şey tanıtım. Tanıtımla, turizm geliştirmeyle ilgili yeni adım atıyoruz, turizm geliştirme fonu ile ilgili çalışmalarımız yakında tamamlanacak .”

Tanıtım yapmadan turizmde bir yere gelemeyiz; "Artık kendimizi başkasının küfesinde taşıtma alışkanlığından vazgeçmeliyiz,  Herkes taşın altına elini koymalı. Bunu devletten beklememek lazım."  sözlerine hangi turizmci katılmayabilir ?

Ersoy esasında son dakikada Türk Turizminin direksiyonunu sertçe sayı ve doluluklardan çok nitelikli turiste çeviriyor .

Bu bazı turizmci arkadaşlar için biraz çok sert geliyor ,  hemen olmaz diyenlere Ersoy sanki cevap verir gibi ; “Nitelikli turiste, gelir odaklı gelirsiniz. Arkadaşlar Siz maliyet odaklı turizm yaparsanız yine sonuç alamazsınız. Fiyat artırmak söylendiği kadar kolay bir iş değil. Önce maliyetlerinizi yukarı çekeceksiniz, önce verecek sonra alacaksınız. Aksi taktirde karşılıksız fiyat artışına girmek mümkün değil. Biz gerekli altyapıyı, oluşumu yapıyoruz. Turizm Geliştirme Fonu'yla ilgili özel sektörle gerekli görüşmelerimizi yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Yeni yıldan itibaren özel sektörle birlikte ortak kararlar alarak rakip gördüğümüz ülkelerin çok daha üzerinde bir performansla turizmimizi geliştirmeye devam edeceğiz."  diye sözlerine ekliyor.

Konuşmalar bittikten sonra Travel Turkey’ideki standları gezerken geleceği iyi okuyan ve piyasaları çok yakından takip eden Türk Turizm Sektörü temsilcileri ile bir araya geliyorum : Herkes geleceğe hazır , herkes çalışmak, kazanmak, kazandırmak hizmette güçlenmek  ve marka olmak istiyor .

Ben şimdiden Türk Turizminin  değişim ve dönüşüm yılı olarak çok anılacak 2019’a sektörümüzün tüm paydaşlarının heyecanlı - hareketli ve olumlu beklentiler ile gireceğini hissediyorum :

Fuarda gezerken karşılaştığım Türkiye’nin her köşesinden gelen her segmente ürünü olan değişik 2,3,4,5 yıldızlı otelci arkadaşlarım ile yeni  yılın taze enerjisinin sektörümüzde doğal bir sinerjiye dönüşmesini arzuluyoruz , eski anlamsız dilden, notorik olumsuzluklardan kurtulmak istediğimizi karşılıklı olarak yeniden tekrarlıyoruz ; zaten güçlü ve üstün olan ürünlerimiz ile ilgili bakanlığın paradigma değişikliğinin ve üst lige çıkma hedeflerinin özellikle dış piyasalarda sınıflandırma, itibar, ve fiyatlandırma çizelgesine yeni bir bakış ve kabul getireceğine inancımızı tazeliyoruz

       

MAKALE Yorumları