Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

12.01.2009

Okunma Sayısı

19376

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Turizm sektörü dünya ekonomisinin Joker'i

2008 bitti bitecek derken bu talihsiz yıl daha kendini takvimlerde bitiremeden birçok dünya ya yön veren anlayışı, ekonomideki geleneksel inançları ve küresel köklü şirketleri bitirdi. Ve şimdi nihayet herkesin beklediği 2009 geldi de milyarlarca insanın duaları, dilekleri, arzuları, talepleri arka arkaya- peş peşe dünyanın kuyruğuna takılıp kalıverdi.Ama hiçbir şey çalışmadan, caba göstermeden gerçekleşmiyor:

AVRUPA'DA TÜM TATİLLER SONA ERDİ;
BUGÜNDEN İTİBAREN HERKES İŞİNİN BASINDA


Maraton başladı.

2009 yılı için çizilen, düşünülen, tasarlanan çalışmalar ve programlar bugünden itibaren tam sürat devreye giriyor.

Simdi her saat. Her dakika çok önemli. Sezonun başlangıcına günler hızla azalmaya devam edecek.

Sektörlerin beklentileri büyük. Bu yeni ekonomik oluşumda Sağlık, IT teknolojisi, Bio teknoloji ve yeni tasarruf ve yatırım modelleri ile bankacılık gibi değişik sektörler ön plana çıkarken piyasaların ateşleyicisi olarak ülkelerin turizm sektörü devreye giriyor.

DÜNYADA HERKESİN AĞZINDA: TURİZM

Kim ne derse desin: Dünyada sanayisi en gelişmiş, gerçek zengin ve müreffeh ülkelerde bile bu son ekonomik yıkımdan sonra turizm olgusu olağan üstü önem kazanıyor: Turizm ülkelerin ekonomi gündeminde ve sektörsel önem sıralamasında önlere doğru hızla tırmanıyor:

Turizm yenidünya ekonomisin Jokeri, Her sektöre kan veriyor, katma değer sağlıyor:

Akilli ülkeler ciddi arayış içersinde:

KONU 2009 DEĞİL!

Esas soru: kalıcılık, sürdürülebilir ekonomik düzen ve issizliğe çözüm.


Akıllı, hazırlıklı ve istekli ülkelerde durum farklı:

Aylardır hummalı bir çalışma ile piyasaların suni olarak geçici değil, bilakis uzun vadeli, kalıcı-bütünsel çözümler arayarak yeni bir felsefe ile sağlam birliktelik ve reel paylaşım yaratmaya çalışılıyorlar.

Yeni ekonomik yapılanma programlarının baslıkları ülkelere göre değişikler arz etmesine rağmen genel olarak Avrupa bu zor geçecek döneme yeni anlayışlar ve arayışlar içersinde 'tecrübelerin koalisyonu', bir 'toplumsal bilgi kuşağı' ile girmeyi yeğliyor:

Bilgi ve tecrübeye sıfır ön yargı uygulanıyor:

Konuşanlar değil, bilenler aranıyor:

Protokol fotoğrafının arkasındaki gerçek bilenler, koşturanlar, çabalayanlar öne tarafa doğru çekiliyor:

Hükümetlerde, şirketlerde, yönetimlerde danışma kurulları kuruluyor:

Soruluyor, danışılıyor, bilgi aktarılıyor, öğreniliyor,

Kimse kendini önemseniyor ve ben diyenin ağzına kırmızıbiber sürülüyor:

Avrupa'da daha kuvvetli olarak bilgi, tecrübe ve milli know how'un önemine vurgu yapılıyor ve özetle söyle söyleniyor:

"Toplumuzdaki 'Bilgi Kuşağı'nı 'KRİZKIRAN' olarak kullanmak istiyoruz:

"Bilgi, tecrübe ve know How'un temel oluşturduğu bir yeni yapılanmanın içinde eğitimi ve cevre korunmasını en tepe noktaya çekerek geleceğimizi güven altına alacağız.

"Mali krizi aşmak için firmalara para dağıtmak yerine hem çevreyi gözeten hem bu yeni fırsatlar sayesinde yeni ürünler ve piyasalar oluşturan, dünyaya daha açık bir donanım ile ekonomiyi canlandırıcı politika izlenmesini şart koşuyoruz. Ekonomik gücü kobilere yayarak özellikle küçük işletmelerde çalışan milyonlarca insanin iş yerini sağlamlaştırmak istiyoruz" diyorlar:

Sağ ve sol partiler su düşünce etrafında birleşiyor:

Birkaç büyük şirketin kurtulması yeni spekülasyonları beraberinde getirir...

"Sadece tüm dünyada marka olmuş, yüksek yerel istihdam sağlayan şirketlere makul bir yardım yapılsın.

ÇÖZÜM GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI KOBİ'LERDE

Avrupa siyasetinin gerçek bakisi basta Almanya Başbakanı Angela Merkel olmak üzere siyasiler tarafından devamlı altı çizilen su sözlerde ve vurgulamada kendini gösteriyor:

"Halk kazanırsa, halkın cebine para girer ise 'Reel Ekonomi' harekete geçer, canlanır:

Avrupa'da su an durum böyle:

Simdi sıra Amerika'da; daha doğrusu Barack Obama'da:

Tüm dünya merak içersinde bekliyor:

Başkan Obama'nın da finans krizinden çıkışı hızlandıracak yeni bir kurtarma paketi üzerinde gece gündüz çalıştığı biliniyor.

DIŞ VE İÇ PİYASALAR, 20 OCAK'I SABIRSIZLIKLA BEKLİYOR

Zira Obama'nın görevinin ilk gününden itibaren göstereceği performans biz turizmcilerime yakından etkileyecek, bundan hiç şüpheniz olmasın.

ABD'de başta olmak üzere diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülke piyasalarına kurtarma paketleriyle enjekte edilen ve toplam tutarı 7 trilyon doları geçen paranin sisteme girmesi ile Atlantik ekonomisinde her olumlu hareketlilik bizim rezervasyon forcastlarinda ayni gün kendini gösterecek.

Ekonomide umut ve güven veren her inandırıcı söz ve eylem, her olumlu haber Avrupa halkını rahatlatacak.

Bu konuları gelecek aylarda bizzat yerinde yasayacağız:

14 Ocak'ta Utrecht Fuarı kapılarını yeni umutlara açacak, hemen arkasından Duesseldorf ve Stuttgart derken 20.Mart Moskova'ya kadar Avrupa'da sayısız turizm fuarlarında sadece 2009 yılının durumu değil geçekte turizm piyasalarının yeni yapılanma seklinin ilk verilerini alacağız.

2009 sadece zor, çalkantılı, yıkıcı olduğu kadar doğru karar alabilenler ve doğru ürüne oynayanlar için de umut veren, gelecek vaat eden yeni bir dönemin baslangic yılı olacak.

2009 yılı hem sektörsel, hem kurumsal, hem de bireysel seferberlik yılı olacak.

İçindeki enerjiyi yeni sisteme doğru adapte edenler kazanacak. Sıfır önyargı ve pozitif yaklaşıma seçkin bilgi ve gerçek etüde ekleyenler yeni ekonominin akıncıları olacaklar

Bu konuları gelecek haftalarda daha bilimsel veriler ile sizlere aktaracağım.

MAKALE Yorumları