Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

18.03.2020

Okunma Sayısı

1172

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

TÖS Genel Sekreteri Artık Yok

Dün akşam sevgili Arkadaşım Önceki dönem Budur Milletvekili

Ramazan Kerim Özkan

paylaşmıştı:"CHP Burdur Senatörümüz, Sayın Ekrem Kabay vefat etmiştir." diye.

--Evet, olay bu kadar açık, yalın ve gerçekti.

--Gerçekler de çok acıdır neden ise..

--Haberi okyunca için cız etti. Kendisini kişisel olarak çok geç tanışmıştım. Ama Antalya'nın Burdur sınırı ile ilişkili olan herkes O'nu cevval bir Senatör olarak bilirdi. Tuttuğunu koparır.

--Ankara Antalya'lılar Derneği Başkanı olduğum zaman tanımış, görüşmüştüm. Ben onu duyduğum kadar, o da beni sorduğu kadar tanımıştı.

--Ama oturp sohbet koyulaşınca zaman nasıl geçti anlamamıştık

Antalyalılar Evi

'nde.

--O, köy enstitülü, ben 1980'li Hacettepeli, iki köy delikanlısı idik.

--Doğum yılını, ay ve gününü tam bilmiyordu. Şaka yollu bir güz günü deyip gülmüştü.

--Anımsadığı, Anasının gün doğmadan kalkar ve sığırları yayılmaya götürür ise, ekmeğine Camız(Manda) kaymağı sürecek olması idi. Çocukluk bu ya demişti

--Asıl anı ise, Isparta GÖNEN KÖY ENSTİTÜRÜNE gitmesi idi. O zamanlar köylerden köy çocukları toplanırmış, okusunlar diye. Yatılı okullar ise bulunmaz bir nimetti o yıllar demişti.

--Ana-Baba'nın kendine hayrı yok ki. Yokluk ve yoksulluk yılları. Savaştan çıkılmış, 1930'larda doğmuş ve okusun diye YATILI KÖY ENSİTİTÜSÜ'NE götürülmüştü.

--Oradaki anıları, yaşamına katkısı, Devletine, Milletine ödeyemedği gönül borcu. Ne vefa idi ama.

--Köy Enstitülerinin kapatılmasına iki açından üzülürdü. İlki, ülkenin aydınlık geleceğine yakılan mumun, lambanın söndürlmesi;

--diğeri ise, okuma imkanı olmayan köy çocuklarının yaşadığı mağduriyet. 1980 sonrası İmam hatipler ve Yatılı Kuran Kursları gerçeği. Halktan toplanan iyi niyetli hayırlar ile, ülkenin aydınlık geleceğine sürülen koça bir leke olarak görürdü.

--Kumluca'nın bir köyünden Vali olan sevgili Arkadaşım Veysel Dalmaz'ın sözleri aklıma geldi.

--Vali olacaktı. Ama İmam Hatip Lisesini bitirmişti. O zaman Cumhurbaşkanlığı Köşkünde çalışıyorum, bir gün aradı ve yanıma geldi.

--"Ben bir Köy çocuğuyum. Babam çoban. Ama benim kendisi gibi olmamı istemiyordu. Ama kasabada okutacak imkanları da yoktu. Tek yatılı parasız yer İmam Hatip Lisesi ve Yurdu idi. Ben de çok çalıştım ve Mülkiye'yi kazandım. Kaymakam, Vali Yarımcısı oldum ve şimdi de Valilik için atamam teklif edildi.

--Sevgili Veysel, Vali olmuştu ama, ülkenin yine karışık yılarının kurbanı olmuştu, Valilikten açığa alınmıştı.

--Bir gece gelen telefon hala Kumlucanın yamacında yatan Veysel'e boynumu büküyor, içimi acıtıyordu.

--Dün gecede Türkiye Öğretmenler Sendikası(TÖS)'nın Genel Sekreteri, CHP'nin Burdur Senatörü

Ekrem Kabay

'ın kaybı boynumu aynı öyle büktü.

--Daha geçen yıl karşılaşmıştık, nasıl bir enerji taşıyordu. Cumhuriyet, Atatürk, Devrimler, Demokrasi ve ülkenin kalkınması için çabası hiç bitip tükenmezdi.

--Gece gözüme uyku girmedi. Sabah erkenden kalktım, aktif çalışmayı bıraktıktan sonra çok ender takım Elbise yiyerim. Takım elibisemi giydim ve Konya yolunda ki Özel Hastane'nin yolunu tuttum.

--Yakınları, doktoru ve Sevgili

Kerim

ile birlikte 20-30 kişi onu Burdur'a, hakkını hiç ödeyemediği memleketine uğurladık, soğuk bir Ankara kuşluk vakti.

--Toprağın bol olsun mücadelesi ve azmi hepimize örnek olacak güzel İnsan, Öğretmenim, Senatörüm. Ağabeyim.

 

MAKALE Yorumları