Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

08.01.2013

Okunma Sayısı

8308

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

TOKİ’yi kovmak doğru mu?

Biz gazetecilerin, yani haber gazeteciliği yapan, bir siyasete angaje olmadan gazeteciliği meslek edinmiş olan ve gazetecilikten başka hiçbir iş yapmayanlar, halkın tarafında olmak zorundadır. Dikkat ederseniz, tarafsız olmak zorundadır demiyorum. Halkın, insanın yanında taraf olmalıdır.

Bu durumda, seçilmiş veya atanmışların emir kulu olmanın meslekle bağdaşmayacağı da gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Bu düşünceden hareketle bir okurumun görüşlerini paylaşmak istiyorum.
 
Kepez ve TOKİ
 
Başbakan’a bağlı TOKİ kurumu Kepez’de 19 mahalleyi kapsayan bir kentsel dönüşüm planına hazırlanıyordu.
 
Bu duruma kamuoyundan büyük tepki geldi.
 
Özellikle bu mahallelerde oturanlar isyan bayrağı açtı.
 
Bizim evlerimizi TOKİ yapmasın, zenginlere peşkeş çekilmesin diye kazan kaldırdı.
 
Ankara’ya kadar yürüme kararı aldı.
 
CHP ve MHP bu isyana destek oldu.
 
Biz basın kuruluşları da mahalle halkının yanında yer aldık.
 
Bu durum karşısında Kepez Belediye Başkanı Ak Partili Hakan Tütüncü ile Ak Parti İl Başkanı Mustafa Köse Ankara’ya gittiler, hükümetle görüştüler, TOKİ ve Çevre, Şehircilik Bakanlığı ile bu projeden vazgeçilmesi için görüştüler, hedeflerine de ulaştılar.
 
TOKİ bir yazı yazarak, bu işten vazgeçildiğini duyurdu.
 
Yapılsaydı eğer
 
Bu olaya 19 mahallenin muhtarı ve vatandaşları sevinmiştir her halde.
 
CHP ve MHP’de baskıları sonucu geri adım atılmasından memnun olmuştur.
 
Ne var ki, Kepez bağımsız bir bölge değil.
 
Antalya’nın ana ilçesi. Yani Antalya’nın oluşumunun baş aktörü.
 
Bu durumda Antalyalıya da söz düşecektir elbette.
 
Şimdi ismini vermek istemiyorum ama bir işadamı, olayın üstüne gidilmesini yanlış bulduğunu bildirdi.
 
Bu işadamı müteahhit değil.
 
Akaryakıt istasyon sahibi.
 
Ak Partili, gök partili değil.
 
Antalya aşığı.
 
Antalya’nın çıkarlarını korumak adına yapmayacağı bir şey yok.
 
İhalesi yok, inşaatı yok, beklentisi yok, siyasi ikbal içinde değil, kendi halinde, işine gücüne bakan, kimseye de ihtiyaç duymayan bir işadamı. Öyle öne geçmek gibi bir sevdası falan da yok. Sadece gelecekte Antalya’da yaşayacak çocukları, torunları için temiz bir kent isteyen işadamı diyor ki; “Antalya’nın en çirkin yüzü Kepez. Burayı güzelleştirecek bir projeye acaba neden karşı çıkıldı…”
 
Şimdi bu olaya hep Kepez’de yaşayan, 19 mahallede hak sahibi olan vatandaşlar adına bakmıştık.
 
Bir de Antalyasever adına bakmanın gerekliliğini bize hatırlatıyor işadamı ve devam ediyor:
 
“Her şeye siyasi gözlükle bakmamak gerekir. Biraz da Antalya çıkarları ön plana alınmalıdır. Kepez’de vatandaş yokluklar içinde. Perişan. Hizmet yoksunu. Evine gidecek yolu yok. Altyapısı yok. Gelen kandırmış, giden kandırmış. Hep oy istemişler. Oysa bir de hizmet gerekiyor. Madem zamanında bu gecekondulara tüm siyasiler göz yumdu, şimdi güzelleştirmek de onların görevi. TOKİ girmiş olsaydı, buradan ne rantı elde edecekti? O bölgeyi güzelleştirmiş olmayacak mıydı? Her şeyde bu derece rant endişeyi yaşamak paranoyaklık. Biraz olaya hizmet adına, insan adına, huzur, güven adına bakılmalı. Kepez’de yapılacak kentsel dönüşüm, güzelliği getirebilirdi. Halkın perişan haldeki evlerinin yerine insanca yaşanacak evler yapılabilirdi. Kanun var, nizam var. Öyle TOKİ, ben rant elde edeceğim falan diyemez. Bence Kepez’in geleceğinin inşası adına büyük bir fırsat kaçırılıyor. Ne için? Paranoyaklık için…”
 
Evet halk adına TOKİ’nin Kepez’den elini çekmesi için görevimizi yaptık, peki ya bu tür düşünen vatandaşları yok mu saymalıyız…?

MAKALE Yorumları