Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

25.06.2018

Okunma Sayısı

1376

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Tek başına…

“Yiğidi öldür hakkını ver” demiş büyüklerimiz. 16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten, çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerinde bazen ekibi tarafından, bazen bizzat kendisinin hataları sonucu; ülkeyi ekonomik çıkmaza sokan, olmazsa olmazımız AB’ye giriş sürecinde Batı ile ilişkilerimizi bozan, Ortadoğu’da liderlik sevdası yüzünden ülkeyi adeta bir batağa sürükleyen, şimdilerde eleştirdiği Fettullah Gülen’e kucak açıp, O’nun devlet içinde örgütlenmesine fırsat tanıyan, gerçekler ortaya çıkıp FETÖ belası ülkeyi ele geçirmeye kalkınca “Aldatıldık” diyen, en önemlisi Ak Partili olmayanları ayrıştırarak ülkeyi sıkıntılı bir sürece sokan, belki de iyi niyeti ile “Barış Süreci” başlatarak PKK’yı yeniden başımıza bela eden Recep Tayyip Erdoğan; bileğinin hakkı ile halkın büyük bir bölümünün oylarını alıp hem sistemi değiştirdi, hem de yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

“Neden böyle oldu?” gibi bir savsata ile uğraşmayacağım. Demokrasiye inancımla, halkın büyük bölümünün isteğinin bu yolda olduğunu kabul edip şapka çıkaracağım. Yalakalık algılanmasın, çünkü ülkemi, geleceğimiz çocuklarımızı ve torunlarımızı çok seven bir aile reisi olarak; “Helal olsun” diyeceğim…

Ama birkaç şartım var;

  • Artık sistemi de değişmiş,tek başına karar veren, ancak dünyada yalnız kalmış, herkesle kavgalı bir lider olmayı bırakın,
  • Size oy veren 40 milyonun değil, 81 milyonun tarafsız Cumhurbaşkanı olun, yani siyasi bir partinin genel başkanlık görevini bırakın, herkesi kucaklayın,
  • Bu ülkeyi benden olan ya da olmayan ayrımından ve korkularından arındırın. İsteyenin istediği gibi fikrini, kendi doğrusunu söyleyebildiği, bu yüzden cezalandırılmadığı, sosyal medyada size ya da yanınızdakilere laf söyledi diye cezalandırılmayan bir toplum yaratın.
  • Gazeteleri ele geçirmek, yandaş medya oluşturmak yerine gazeteleri yaptığınız iyi şeylerle yanınıza çekin, bırakın onlar sizi övsünler, taktir etsinler,yanınızda olsunlar… Sahte yalakalıklara pirim vermeyin, sizi ileride “Aldatıldık” diyebileceğiniz kimseleri yanınıza sokmayın… “Ekonomiyi en iyi siz bilirsiniz, en büyük balığı siz yakalarsınız” diyenleri etrafınızdan uzak tutun,
  • Bu Devletin başkomutanı değil, babası olun.
  • Belki de en önemlisi çalana, çırpana, adam kayırana, müsrife, “Devlet deniz, yemeyen domuz” diyenlere izin vermeyin… Bir de demokrasinin vazgeçilmez kurumlarının başında gelen hukukun bağımsızlığını sağlayın, YasamaYürütme ve Yargı erklerini kendi haline bırakın,
  • Basını özgür bırakın, basın derken halkın haber alma ve bilgi edinme özgürlüğünü tez elden sağlayın, bakın o zaman göreceksiniz ki dünyada Türk halkına üçüncü sınıf insan muamelesi yapılmayacaktır.
  • Avrupa başta olmak üzere Atatürk’ün “Yurtta Sulh, cihanda Sulh” sözlerini düstur edinerek dünya milletleri ile barışın, önce Suriye Lideri, eski kardeşiniz Esad’ı arayıp sulh olun ve ülkemizibu Suriyeliler belasından kurtarın,
  • FETÖ ile mücadeleyi Ak Parti içindeki FETÖ’cü siyasilere kaydıracağınıza inanıyorum. FETÖ’yü temizlerken, yeni cemaatlere artık fırsat vermeyin… Bu ülke ne çekti ise bunlardan çekti. Cumhuriyetimiz, demokrasimiz ve ortak aklın nesi var, cemaatlere ihtiyaç nedendir?
**

Bu arada Ak Parti’nin başarısındaki en büyük etken yerel yönetimlerdeki başarısıdır. Antalya’da ise Menderes Türel ve Mevlüt Çavuşoğlu; ayrı kulvarlarda çalışan iki orkestra şefi… Çok başarılı oldular. Her ikisini ve Ak Parti teşkilatını da kutluyorum…

MAKALE Yorumları