Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

12.11.2015

Okunma Sayısı

2010

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Tarihin İzinden Atatürk'e

9 Eylül 1922 de Atatürk  yunanı dökünce

Denize.....

Mavi gözleriyle Ege ufuklarına

bakıp,

"Turaya'nın öcünü aldık" dedi.

3 800 yıldır bizimmiydi ,

Anadolu?

M.Ö.6 yüzyılda Alper  Tunga adlı

Türk Hakanının Anadoluda  persleri

yenerek , Datca'dan

Mısıra geçtiğini bilsekte

Yinede biz öğrendiğimiz Tarihle

1071 den beri vatan biliriz

Anadolu'yu...

Selçuklu 300 yıl 600 yıl Osmanlı

92 yılda Türkiye Cumhuriyeti

1000 yıllık vatanıdır,

Türk'ün Anadolu toprakları ...

"Megoleidea" denilen Yunan ülküsüyle

Yunan Toprakları bellendi.

Anadolu, tüm emperyal güçler

Bizi hep eğreti kabul etti.

Bu topraklarda ...

1000 yıldır Atımızın ayaklarından

Sıçrayan sular ,O mührü sildi.

Türk mührü basıldı

 Anadoluya...

Nice saldırgan orduları,

Kaçıncı Haçlı ordularını,

Yere serdik bu topraklarda .

Üç kıtaya hükmeden Osmanlı imparatorluğunu

Kurdu Türk.

Merkez İstanbul ...

Anadolu Bin yıldır bizi üzerinde taşıdı.

Ebediyete kadarda taşıyacak.

Bütün nimetlerin kaynağı

Evimiz barkımız, geçmişimiz, hali hazırımız

Ve geleceğimizdir bizim.

Vatan Asli unsurun yaşadığı  Anadolu topraktır.

İmparatorluk vatanın genişlemesidir.

Kurduğumuz imparatorluk

yenik düştü emperyalist güçlere

yenildik.

30 Ekim 1918 de Montros mütarekesini,

İmzaladı, Damat Ferit hükümeti

18 Kasım 1918 de İstanbul, itilaf devletlerinin

gayr-ı resmi işgaline girdi.

1919 yılı emperyalistlerin

Anadoluyu işgal planlarıyla geçti.

12 Ocak 1920 meclisi mebusan  toplandı.

Mecliste vekiller , " göğsümüze süngü dayandı.

Türk'üm diyenler birlik olsunlar " dediler.

140 vekil vardı.80 tanesi milliyetçi idi.

Meclisten milli karar çıktı.

Misak-ı  milli - vatanı korumaya yemin ettiler .

Zaten İzmir'e çıkan yunan

 İşgaline devam ediyordu.

7.800 kişiyi öldürmüşlerdi.

İzmir'in işgaline göz yumduğu için

meclis damat Ferit hükümetine

Soruşturma açma yetkiside aldı Milli hükümet

İngiliz gazeteleri  Londra da

" Yılan canlanıyor , başı ezilmeli"

Diye manşet attılar.

İtilaf devletleri telaşlandılar

60 bin kuvvetle işgale hazır oldular.

Hükümetede, " endişe  etmeyin

Ermenilerin ve rumların can güvenliği

için hareketliğimiz " var dediler.

Milli duruş sergileyen ,

Harbiye nazırı Cemal Paşa ile,

Genel kurmay başkanı

Cevat Paşa'nın istifasını istediler.

11 Marta İstanbul'u işgale karar verdiler.

12 Marta Türk ocağı mensuplarını tutuklayıp

Bekir Aga bölüğüne  hapsettiler.

16 Mart 1920 de

İşgal komutanı general Wilson

harbiye nazırı Fevzi Paşa'ya

İstanbul'u resmen işgal edeceğini bildirdi.

İstanbul muhafızı Tuggeneral

Ali Sait Paşa, işgal kuvvet komutanına ,

" Gereğinin yapıldığını, emirlerine

uyulduğunu"  söyledi.

Bizim İstanbul' daki tüm komutanlarada

"Kışlalarından çıkmamalarını ,

İşgal güçleri silah isterlerse

Tutanakla verebileceklerini

Çatışmaya girmemelerini "

Ali Sait paşa,  emretti.

M.Kemal Paşa,

Sait Paşa'ya "İngilizlerin iltifatına kanmayınız"

dediği zaman ,

M.Kemal'e "İngilizlere lütfen nezaket gösteriniz" dedi.

Ey Türk !

Ne hallere düşmüşsün

SEN,

Ekmeğimizi elimizden

Canımızı bedenimizden

Almak isteyen , İngilizlere

Nazik olunmasını isteyen

Zihin ve zihniyetlerle

Hür ve özgür vatan kurulur mu ?

Milletine güvenen  özgürlük savaşçısı

Atatürk tutulur mu

Bu durumda.

Harbiye nazırının isteği üzerine

Askerler kışlalarında uykuya

Daldılar.

Karaköy ve Eminönü iskelelerinden

Karaya çıkan İngiliz  Deniz piyadeleri

İşgalci güçler

İstanbul'u korumakla görevli

Şehzade  başındaki  Kafkas tümenini

Uykuda esir aldılar.

Yüzlercesini kurşuna tuttular.

Oradan çıkıp mızaka-yı  humayunu

Bastılar ...

Silahsız askerleri öldürdüler.

Harbiye nezareti şimdiki

İstanbul üniversitesinin yerinde idi.

Nazır;

Olayı seyr etti.  "Direniş olmadığı halde kaltliamı  anlamadım" dedi.

16 Mart 1920 de Harbiye nezareti dahil İstanbul işgal edildi.

1944’de Peterburgta Ruslar

İşgalci Almanları iki yıl

Şehre sokmadılar

Direndiler.

Ölen insanların etini yiyip ayakta kaldılar.

Milli duruş

Böyle bir şeydir.

27 Ekim 1922 'e kadar 4;5 yıl sürdü işgal .

Atatürk ve arkadaşları Anadoluda  milli direnişe

Devam ediyorlardı.

Bu olayı, yani işgali

Tarafsız milletlerin dış işleri bakanlarına

Telgrafla bildirdi. Söyle diyordu.

Atatürk;

"Wilson prensiplerine dayanarak , milleti

silahlarından arındırarak kaltliam yapmak,

Şehirleri işgal etmek , milletlerin şeref ve

haysiyetleriyle oynamaktır. İlim ve irfan

sahibi vicdanlara tevdi ederiz"

Milli güçleri etrafında toplayarak

Ankara'da Türk'ün meclisini

Toplamaya karar verdi.

" Bir milletin ruhu zaptolunmadıkca

O

Millete hakim olmak imkanı

Yoktur." diyordu.

Türk kurtuluş hareketi

Milli Kongrelerin verdiği

Yetkiye dayanarak

23 Nisan 1920 de

Ankara da açıldı.

Bu arada yunan

Polatlıya kadar gelmişti.

Kocatepe - Dumlupınar- Sakarya

9 Eylül  1922 de yunanın

Denize dökülüşü

11 Ekim 1922 de

Emperyalist güçler diz çöktü

Milli Direnişe .

Mudanya anlaşmasına davet ettiler.

Atatürk'ü.

İstanbul hükümetinini  istediler

Kabul etmedi Atatürk .

İstanbul hükümetinde

Tartışma çıktı.

Gerildi ortalık...

Kararlı Atatürk 31 Kasım 1922 de yani 20 gün sonra

Saltanatı kaldırıverdi.

Vahdettin korktu.

Mektup yazdı. İşgal orduları komutanı

Harington'a.

"İstanbul 'da hayatımı tehlikede gördüğümden

Naklimi

Talep ederim"

Diyordu .

Vahdettin

16 gün sonra dileği yerine geldi.

Haşmetli padişahımız

17 Kasım 1922 de İngiliz gemisiyle

Kaçtı.

Milli devletin dinamizmi

Aydınlığı ve azmi

Dünya da taktir topluyordu.

24 Temmuz 1923 de Lozan imzalandı.

Galip  devlet  Türkiye  Cumhuriyeti ile…

Türkiye Cumhuriyeti

O günden bugüne

92 yıldır.

Tüm islam ülkeleri içinde

İmrenilecek şekilde

Dimdik ayaktadır.

Aydınlıktadır.

Geri  kalmış kurum ve kuruluşlardan,

Titizlikle uzak kalarak

Akıl ve ilim rehberliğinde

Muasır batı medeniyeti

Hedefine hızla  

İlerlemeliyiz.

Türk'ün geleceği

Bu hedefin gerçekleşmesine

Bağlıdır.

Bu Atatürkçü anlayış

Atatürk’ün yoludur.       

MAKALE Yorumları