Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HADİ İSTANBULLU
GİRİŞİMCİ HAYAT
mail_outline : hadiistanbullu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

21.11.2011

Okunma Sayısı

26416

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Tarihi Elmalı Evleri ve Kültür Turizmi*

           Elmalı evleri, sokakları, camileri, türbeleri ile sosyo- kültürel anlamda mimari örnekleriyle Osmanlı döneminin geleneksel yaşam tarzının bir oluşumudur. Kültür turizmi olarak değerlendirilebilecek tarihi evlerin bilimsel restorasyonla ekonomiye kazandırılması ve geleneksel mimarinin korunması ile gelecek kuşaklara aktarılması; yerel yönetimlerin ve halkın duyarlı katılımıyla mümkün olabileceğini göstermiştir. 

 

 Elmalı Coğrafyası ve Tarihi

 

         Elmalı ilçesi, Güney Anadolu’yu kapsayan Toros Dağları’nın Batı Akdeniz Bölgesine uzanan kıvrımları arasına sıkışmış çanak şeklindeki bir plato üzerindedir. Eski kent yerleşim birimleri, yaklaşık 2500m yüksekliğinde yer alan Elmalı Dağı’nın güney eteğinde bulunmaktadır. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 1050 metre civarındadır. İlçe bu yükseklik açısından ele alındığında bir yayla yerleşim olma özelliğini ortaya çıkarır. İlçenin güney kısmı bahçe, bağ ve ağaçlık alanlara sahiptir.(Ekiz,2001)

Yörenin tarihi, M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda yaşamış olan Likyalılar ile başlar. İlçenin M.Ö. 2000-3000 yıllarına varan yaşantısı, hala tarihin karanlık örtüsü altındadır. Ancak bu devirlere ait mezarlarda yapılan kazılar ve incelemeler, Likyalıların bir Asya Kavimi olduğunu göstermiştir. Likya olarak anılan bölge, Roma ve Bizans İmparatorluğu'nun, Selçuklu Devleti’nin, Teke Beyliği'nin ve Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetiminde kalmıştır. Elmalı özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bölgenin en gelişmiş yöresi olarak kültür, sanat ve ticaret alanlarında çevresine örnek olmuş, Likya'nın kuzeyini temsil eden önemli şehirlerden biri olarak kabul edilmiştir.

 

Bölge, yönetim anlayışı olarak, Anadolu Selçukluları tarafından bu topraklara yerleştirilen ve bölgeye kendi adlarını veren Tekeli Türk boyları tarafından kurulup gelişir. Sultan Yıldırım Beyazıd döneminde de Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Gerek Teke beylerinin, gerekse ilk Osmanlı devrindeki Teke Sancak beylerinin bu bölgeyi yaylak olarak kullanmaları ve hatta bazı tarih kitaplarında Teke Sancağı’nın merkezi olarak Antalya yerine Elmalı’nın gösterilmesi, bu kasabanın kuruluşu ile ilgilidir.   Elmalı, Kabalı, Amelas ve Elmalu isimleri ile anılmıştır.   Türkler tarafından buranın yerleşim birimi olarak kullanılmasında yayla etkeninin önemli bir rolü olduğu söylenebilir. Günümüzde de aynı etkenin devam ettiği görülmektedir.(Duymaz,2008)

 

  Elmalı, Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarında Anadolu Eyaletine bağlı olan Teke Livası'nın merkezi ve Teke Paşaları'nın ikametgâhı olmasının ardından idare merkezinin Antalya'ya nakledilmesi üzerine ilçe haline gelmiştir.

 

 Arkeolojik ve Tarihi Değerler

İlçe sınırları içerisinde tarih öncesine ait hayat izleri taşıyan kalıntılar olan höyükler, eski eserler bakımından bakir inceleme alanlarıdır. Beyler, Semahöyük ve Müren höyükleri en önemlilerindendir.   Halen Karaburun ve Kızılbel Kral Mezarları'nın onarım ve koruma çalışmaları sürdürülmektedir.    Kral Mezarları, Elmalı Sikkeleri, İskender Yolu, Fildişi Leto Ana Heykeli, Gümüş Kral Heykeli, Semahöyük Küp Mezarları, Yapraklı Köyü Yazılı Kaya, Armutlu Köyü Kaya Mezarı, Söğle Yaylası Arı Serenleri, Ömer Paşa Camii ve Medresesi, Sinan-i Ümmi Külliyesi, Vahab-ı Ümmi Türbesi, Abdal Musa Türbesi gezilebilecek önemli tarihi yerlerdir.

 

Tarihi Elmalı Evleri

 

Eski çarşıları, arastaları ve dar sokaklarıyla, her adımda tarihin derinliklerine uzanarak Anadolu kültürünü yansıtan,  geçmişinin cazibesini bugünlere taşıyan yöre; iklimi, doğa güzellikleri ve Sedir Ormanları ile büyük bir turizm potansiyeli taşımaktadır.

Cumbaları, eski tip pencereleri ve parlak renkleriyle ilçeyi süsleyen evler ise, zamanın çok gerilerinden bugünü anlatırcasına hala dimdik ayaktadır. Sadece yaşama değil, seyirlik zamanlara da ilham kaynağı olan çift cumbalı ahşap Elmalı Evleri, en az Safranbolu Evleri kadar otantik bir yapıya sahiptir ve karakteristik özelliklerinin çoğunu bugüne kadar korumayı başarmıştır.

 

Türk evi plan tipleri içinde açık sofalı tip, günümüze kadar kalmış en eski ev örneklerinde görülür. Türk evinin ikinci özelliği olan odanın bir yaşama birimi olarak çok amaçlı kullanımı Elmalı’da da aynıdır. Yine bir başka özellik olarak kargir bir kat üzerinde yükselen ahşap çatma ikinci varsa üçüncü katlar esas yaşama alanını oluşturur. (Günay,2008)

En az 500 yıllık bu evlerin mimari bir öğesi olan ahşap dokusunda, yörenin zenginliği olan sedir ağaçlarından bol miktarda kullanılmıştır. Süslemelerdeki stilize ağaçları, çiçek motifleri ve altı köşeli yıldızlarıyla da Anadolu Kültürünü yansıtan eşsiz örneklerdendir.

 

Etrafı ormanlarla çevrili Elmalı'da ahşabın mimari bir malzeme olarak kullanıldığı yapılar içinde en görkemlileri Elmalı'nın Tahtamescit Mahallesi Aylar Sokağındaki Elmalı Evleri’dir ki bu sokakta adım adım tarihin izine tanıklık etmek mümkündür. 

 

Eski Elmalı kent dokusunda yer alan ahşap evler, geleneksel Türk ev mimarisinin önemli örneklerindendir. Bu evler; Safranbolu, Bursa, Kastamonu gibi Anadolu’da yer alan birçok yerleşim yerindeki evlerin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Elmalı evlerinin oluşumunda; topografik konum, iklim özellikleri, mahalleler ve sokakların durumu belirleyici rol oynar. Topografik konum; evlerin kat, cephe gibi unsurlarına, iklim; yönleniş ve yerleşimine, mahalle ve sokaklar ise; gelişimine tesir etmiştir.  Elmalı’nın eski kent dokusu içerisinde yer alan mahalleleri ve burada yer alan evleri yapısal bir takım farklılıklar göstermektedir. Örneğin; İplik Pazarı Mahallesi, Ağalar Kütük Camii sokağı çarşı başlangıç noktasındaki evler, eşraf ve saygın ailelerin evleri şeklinde düzenlenmiştir. (Duymaz,2008)

 

 

 

Koruma ve Kültür Turizmi

 

Elmalı’ da yöresel mimari çalışmaları 1996 yılında Elmalı Kültür Turizm Dayanışma Derneği, Elmalı Belediyesi, Mimar Sezai Battal ve halktan duyarlı kişilerin desteği ile Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Raha Günay yönetiminde 4 yıllık yaz dönemlerinde süren bir gurup bilim adamı ve öğrencilerinin titiz, özverili çabaları ile oluşturuldu. Röleve çalışmaları sonucunda daha sonraki yıllarda bir çok tarihi ev koruma altına alındı, restorasyon çalışmaları yapıldı.

 

Elmalı tarihi kent dokusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca tescil edilen 127 adet sivil mimarlık örneği yapı, 7 adet anıtsal yapı bulunmaktadır. Sivil mimarlık örneği olarak nitelendirilen yapıların büyük bölümünü Elmalı’nın geleneksel kerpiç konutları oluşturmaktadır. Ayrıca çarşı bölgesinde yüzyıl başında kullanılan dükkânlar da bu grup içinde yer almaktadır. Kentsel sit alanına ilişkin sadece, 2006 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan ve ÇEKÜL Vakfı’nın maddi destek sağladığı Pınarbaşı Hacı Haliller ve Helvacılar sokaklarına ait sokak iyileştirme projeleri bulunmaktadır. 2005 yılında Elmalı Kaymakamlığı ve Antalya il Özel İdaresi, Tarihi Kentler Birliği’nin katkılarıyla Hasan Sıtkı Bey Konağı restore edilmiş ve kültür turizmine hizmet vermeye başlamıştır.

 

 

 

Öneriler :

 

Tarihi evleri korumadaki amaç, yöresel mimarinin sadece turizme kazandırılması değildir. Asıl amaç, bu evleri gelecek kuşaklara, özgün niteliklerini bozmadan iletmek olmalıdır. Bunun için bilimsel bir restorasyon gereklidir. Sadece turizmi düşünmek sakıncalı olabilir. Korunan evler kültür turizmi kapsamı içinde özgünlüğüne zarar vermeden kullanılabilir. Restorasyon aynı zamanda bozmayı da içerdiğinden çok dikkatli olunmalıdır. 

 

Koruma anlayışının gelişebilmesi için korunacak kültürel mirasın tarih için ne kadar önemli olduğunun anlaşılmasının yanında, içinde yaşayan insanlar, bölge ve ülke halkı için nasıl bir yaşam merkezi olabileceği anlaşılmalıdır. Bu bilinç ile koruma amaçlı imar planı hazırlıkları tamamlanmalı, planlamaya dair getirilen kararlar doğrultusunda müdahalelerde bulunulmalıdır. (Serbest,2008)

 

Kentte yer alan kültürel mirasa ait yapıların tümünün, rölöve planlarının çıkarılarak hızla restorasyon projelerinin hazırlanması zorunluluğu göze çarpmakta, sadece tescil altına alınmakla yetinilmeyip mimari bir takım müdahalelerle korunması gerekmektedir. Özellikle, mevcut durumu sağlam ve yaşanılabilir halde olan bazı mekânların restorasyonlarının hızlı bir şekilde ele alınması gereklidir.(Duymaz,2008)

 

Elmalı’da tarihi evleri korumak ve yaşatmak için yerel yönetimlerin göstereceği desteğin ve çabaların önemi artmaktadır. Elmalı’da koruma çalışmalarının Elmalı genelinde yayılmasını sağlamak, tarihi çevre bilincini bölge halkına bilinçli bir şekilde aktarmak, restorasyon projelerinin hazırlanması sırasında halka yol gösterecek merkezleri oluşturmak bütüncül bir koruma sağlamak açısından gereklidir. Bu yapılmazsa dışarıya göç veren bir bölgeye dönüşen ve yapıların çoğunluğunun sezonluk kullanımının yaygın olduğu Elmalı’da, günümüze kadar ulaşan geleneksel evlerin yaşatılması mümkün olmayacaktır.

 

Bölgemizde Kültür Turizmi anlayışı gelişmektedir. Benzer bir çalışma Antalya İbradı Ürünlü Köyü’nde yöresel mimariye uygun evler inşa ederek düşünülmüştür. Akdeniz Üniversitesi’nde bir gurup bilim adamı proje hazırlamış ve 2006 yılı Barlas Küntay Turizm Araştırma Ödülü’nü kazanmıştır. “Unulla’da Yaşam” fakat bu güzel çalışma Antalya’daki klasik turizm anlayışını aşamadığı için yatırımcılardan gerekli destek bulamamış, proje hayata geçirilememiştir.

 

Elmalı, tarihi potansiyeli ve eski Osmanlı ev dokusunu halen koruması nedeniyle kültür turizmi açısından çok zengin olanaklar sunmaktadır. Antalya’ya yakınlığı nedeni ile sadece deniz, kum, güneş için Antalya’ya gelen turistlere alternatif turizmi de tanıştırabilir. Antalya turizm gelirlerinde Elmalı evlerinin restore edilerek turizme kazandırılmasıyla önemli artışlar olacaktır. Bu evlerin bilimsel restorasyonlarının yapılarak, özgün mimarileri bozulmadan butik otel ve pansiyon olarak değerlendirilmeleriyle de, hem tarihi değerlerimiz korunacak hem de bölge alternatif turizm gelirleriyle kalkınacaktır. Elmalı Antalya’nın Safranbolu benzeri büyük bir alternatif turizm potansiyelini barındırmaktadır ve sadece bunu görebilecek girişimcilere ihtiyaç vardır.

MAKALE Yorumları