Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

31.05.2019

Okunma Sayısı

3072

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Spınoza bir garip yahudi

 

1634-1677 Bu sevimli filozof 43 yaşında bu dünyadan 

Uçtu gitti bilinmeze.

Büyük filozofların en sevimlisi olarak anılır.

Etik üstünlüğü vardır diğer filozoflara göre.

Ahlâki üstünlüğünden dolayı, sağ iken ve öldükten yüz yıl 

Sonra kötü bir adam olarak anıldı…

O zamanki âhlaki algıyı düşünün.

Yahudi olarak doğdu.

Fikirlerinden dolayı Yahudi din adamları onu aforoz etti.

Hristiyanlar ondan iğrendi. Müslümanların düşünce ve felsefe ile alakaları olmadığından,

Onun adını bile duymadılar.

Felsefesine Tanrı düşüncesi hakimdir.

Fakat onu ateist ve dinsiz, kabul etti. Yahudi ve Hristiyan toplumları. 

Ailesi İspanyadan engisizyondan kaçarak Hollanda’yayerleşti.

Yahudi eğitimi aldı.

Dini öğretileri kafası almadı, kendi fikirlerini söyledi.

Evreni kendi aklıyla izah etmeye çalıştı.

Yahudi toplumu, fikirlerini söylememesi için Spinoza’ya1.000 florin teklif etti.

Kabul etmedi. Tevrat’ı müthiş eleştiriyordu. İnsanları uyutan Tanrısal öğeleri çürütüyordu.

Öldürmeye çalıştılar. Ölmedi. Fikirlerinden vazgeçmedi. Lanetlendi.

Mercek parlatarak geçimini sağladı. Paraya değer vermedi.

İnsan olduğu için İNSAN gibi yaşadı. Boyun bükmedi.

Teolojik fikirleri Hollanda hükümetince hoş karşılandı.

Veremden öldü.

Eseri Ethica öldükten sonra yayınlandı.

Bu kitapta Kitab-ı Mukaddes eleştirilir.

Kocaman bir kitap üç cilt.

“Bir doğa olayında haklı ve haksız yoktur” der

Kilisenin devlete bağlı olmasını ister.

Yönetimler kötü bile olsa başkaldırıyı kabul etmez.

“Demokrasi en doğal yöntem biçimidir” der.

Düşünce özgürlüğünü savunur. 

Zamanında devlet kiliseden daha hoş görülü idi.

Dinler hiçbir zaman hoş görülü olmamıştır.

Onun için kiliselerin devlete bağlanmasını ister.

Dekart geleneksel inançlara kanıt üretmeye çalıştı. Yılışıktı… Mücadele gücü yoktu.

İnanmadıklarını yazdı. Kendisiyle çelişti.

Spinoza dik durdu. Fikir ve eleştirilerini yaptı.

Din ve erdemle ilgilendi. İyi’ye adanmış bir hayatı vardı. 

Bu hayranlık uyandırıyordu. Bu gün en gözde filozof olarak algılanır.

Metafizik sistemi Egeli filozof Parmenides gibidir. 

Yalnızca tek “töz” vardır.

TANRI yada tabiat, sonlu hiçbir şey kendi kendine yetmez.

Üç töz kabul etti.

Tanrı, Zihin, madde.

O’na göre; düşünce ve yer kaplama,

Tanrı’nın öz nitelikleridir, Tanrı sonsuzdur. 

Sadece bir varlık olmalıdır.  O’da mutlak sonsuz olmalıdır.

Mutlak sonsuzluk evrendir, tabiattır.

Fiziksel dünyada tesadüf yoktur.

Olumlu olan iyi,

Olumsuz olan kötüdür.

Neron’un kendi annesini öldürmesi,

Adem’in yasak elmayı yemesi kötüdür.

Tek başına eksiksiz varlık olan Tanrıda olumsuzluk yoktur.

Tanrı ceza vermez.  Bize günah gibi görünen kötülük,

Bütünün parçası olarak bakıldığında yoktur.

Çağında bu öğretilerinden tiksinti duyulmuştur.

Herşey;

Kendinde olduğu sürece,

Kendi varlığını azimle korumaya çalışır.

Sevgi nefret anlaşmazlık buradan çıkar.

Nefretinin nesnesinin, yok olduğunu kavrayan kişi,

Haz duyacaktır.

Nefret karşılıklı olursa artar,

Ancak;

Sevgiyle yok edilebilir.

Kendini koruma güdüsü tutkuların temel güdüsüdür.

Başımıza gelenler, dış nedenler tarafından belirlendiği oranda esaret altındayızdır.  

Her yanlış eylem, zihinsel hatadan kaynaklanır. 

Çıkarcılık tüm insan davranışlarını yönetir.

Hiçbir erdem insanın kendi varlığını koruma gayretinden önce düşünülemez.

Zihnin en yüksek iyisi Tanrı bilgisidir.

Akla itaat insanları birbirleriyle anlaştırır.

Haz iyi, korku kötüdür.

Zihin herşeyi aklın emriyle kavrar.

Olup biten her şey, Tanrının gördüğü şekliyle, öncesiz sonrasız evrenin parçasıdır. 

Tarihin, Tanrıyla ilgisi yoktur. Yalnızca cahiller geleceği değiştirebileceklerini söylerler.

Olacak olan olur.

Ve

Gelecek

Geçmiş gibi değiştirilemez.

Yani kaderi tabiat belirler.

Umut ve korku geleceği belirsiz hale getirdiğinden kötüdür.

Kötülük bilgisi yetersiz bir bilgidir.

Tanrının kötülük bilgisi yoktur.  

Spinoza insanları korkunun tiranlığından kurtarmayı amaçlar,

Bütün dinler ve din adamları korku ile beslenir ve semirilirler.

İnsanlar Tanrıdan korkmamalı. Tanrı iyiliktir. İyilikten korkulmaz , kötülük korkunçtur.

Başımıza gelenler bizden kaynaklandığı için iyidir.

Dışarıdan bizim için gelenler kötüdür.

Bizler evrensel doğanın bir parçasıyız.

Onun düzeni iyidir. Bu düzene uyarız. Uymaya becburuz.

Bir İNSAN;

Daha büyük bir bütünün istemsiz bir parçası, olduğu ölçüde hür değildir ve köledir.

Zihinsel sevgi Tanrı sevgisidir. Herşey Tanrının parçasıdır. 

Tanrıyı böyle algılamak Tanrı sevgisindendir. 

Tanrıyı seven kişi , Tanrının da onu sevmesi için çabalamaz.

Bu lafı Göte çok severdi. Olgulara akıl yürütme ile ulaştı.

Dünyayı tek başına bir “Töz” kabul etti.

Halbuki olgulara gözlemle ulaşılır. Deneyle ulaşılır.

Bu gün onun öne sürdüğü “Töz” kavramını 

Felsefe ve fizik kabul etmiyor.

Ölüm korksun takıntılı olmak köleliktir.

Ölüm karşısında insanoğlunun yapabileceği bir şey yoktur.

Onun için tasa niye?

Diye düşünülür.

Öldüğümüz zaman,

Yaşamamış gibi olacağımızdan

Ve ölüm mukadder olduğundan, 

Ölümden korkmak niye.

Montein’de böyle düşünür.

MAKALE Yorumları