Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

06.04.2019

Okunma Sayısı

1878

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Şık olmadı (!)

Günlerdir yazmak istiyorum, seçimler yüzünden fırsat olmadı. Hangi konuda derseniz, Antalya’nın bana göre; kurumsal yapısı, bir sivil toplum örgütü olarak başarısı ve kentin gelişimine katkıları ile en köklü kurumu Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’ndeki (ANSİAD) son gelişmelerden söz etmek istiyorum.

Ve 26 Mart 2019 tarihi ANSİAD tarihine rengini bilemem ama bir leke olarak yazılacak.

Başta kurumsal yapıdan söz ettim. Gerçekten ANSİAD’da başarının anahtarı kurumsallaşmadır. Daha önce de kısa süreli bir sarsıntı geçiren ANSİAD, bu kurumsal yapısı nedeniyle zarar görmedi. Dernekte gelenekselleşen seçim sistemine göre başkan yardımcılarından biri, bir sonraki seçime hazırlanır ve karşısına da başka aday çıkmaz, başkan seçilirdi. Sonraki yıllarda BAKSİFED kuruldu, ANSİAD Başkanı görev süresi dolunca BAKSİFED’e başkan olmaya başladı.

Bu temayül, ANSİAD Başkanlığı konusundaki gelenek Ali Eroğlu’nun başkan olması gerektiği bir dönemde bozuldu, Hilmi Ünsal’ın başkanlık süresi dolduğunda Ali Eroğlu aday olması gerekirken, bazı eski başkanların ısrarı ile Ali Rıza Akıncı aday çıkarıldı. Ve seçimi Akıncı kazandı. Ardından gelen Mehmet Hacıarifoğlu’nun görev süresi dolduğunda bu kez yine temayüle aykırı olarak Ali Eroğlu’nun karşısında sonradan büyük olaylara yol açacak olan Muharrem Koç ve bir grup arkadaşı tarafından karşısına Orhan Oflaz aday çıkarıldı. Kazanan Ali Eroğlu oldu. Sonradan Muharrem Koç, ANSİAD’ın ilk ve son ihraç edilen tek üyesi oldu.  Son olarak Sadi Kan, iki dönem başkan yardımcılığı yaptığı için aday gösterileceği günlerde Orhan Şenoğlu, karşısına aday olarak çıktı. Yüksek Danışma Kurulu2nun tavsiyesi ile iki aday arasında temayül yoklaması yapıldı ve kazanan Sadi Kan oldu. Seçime 3 gün kala bu kez Yüksek Danışma Kurulu tarafından adaylığı ilan edilen Sadi Kan’a karşı Hatice Öz aday oldu ve seçimi kaybetti.

ANSİAD’ın hikâyesi biraz uzun oldu gibi ama tarihe not düşüyoruz. O kadar olsun.

Kan döneminde ANSİAD eski geleneksel yapısını sürdürdü. Örneğin tüm siyasi partilere karşı uygulanan eşit mesafe korundu. ANSİAD bünyesindeki ANTEV’le birlikte bir üniversite projesi hazırlandı. Kepez Belediyesi ile birlikte kurulacak üniversiteye arazi bile bulundu. AB’ye sunulan bir proje kabul edildi. Eski başkanlardan Bekir Bülent Özsoy’un da bu konudaki tecrübeleri ile AB destekli proje uygulama aşamasına gelince, projenin yönetimini isteyen eski Başkan Özsoy’a koordinatörlük için ödenecek para sorun oldu ve Kan, bir sezonunu doldururken, yönetim içinde huzursuzluk ve dedikodular başladı.

Sonrası malum. Yönetim Kurulu’nda bazı üyeler, Başkan Kan’ın çalışan personele sert davrandığı gerekçesiyle yeniden görev bölümü ya da olağanüstü genel kurul önerdi. Sadi Kan bu önerileri kabul etmeyerek toplantıyı terk etti, ardından yapılan görev bölümü ile de 6’ya karşı iki oyla, Sadi Kan görevinden düşürüldü ve yerine Akın Akay Akıncı başkanlık görevine getirildi. Sadi Kan’dan yana oy kullanan iki üyenin Başkan Vekili Tülin Özkan ile üye Ali Bal olduğu öğrenildi.

Sonrasında Hilmi Ünsal Başkanlığındaki Yüksek Danışma Kurulu üyelerinin de katıldığı bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bu toplantı tavsiye niteliğinde olduğu için bir karar alınmadı, ancak bazı üyelerin “personelle anlaşamadı” diye bir başkanın görevden alınmasının yanlış bir tutum olduğunu söylediler…

Tüzük ne diyor?

Şimdi gelelim; yapılan işin ANSİAD tüzüğüne uygun olup olmadığına ya da etik mi, değil mi sorusunun yanıtına...

ANSİAD Tüzüğünün 19. Maddesi, Yönetim Kurulu’nun genel kurul toplantısı sonrasında bir araya gelerek görev bölümü yapmasını öngörüyor. 3 yıllık görev süresi doluncaya kadar yeniden bir görev bölümü yapılabileceğine dair bir hüküm yok.

Aynı tüzüğün 20. maddesinde ise Yönetim Kurulu karar çoğunluğu konusunu ele alıyor. Bu maddeye göre, “Kurul, 9 kişilik üye tam sayısı ile toplanırsa, kararlar oy çokluğu ile oy çokluğu ile toplanırsa bu kez kararlar oybirliği ile alınır” diyor. Söz konusu görevden alma toplantısı üye tam sayısı ile toplanmadığına göre, aleyhte iki oyun kullanılması nedeniyle görevden alma kararı tüzüğe uygun değildir.

Etik olup olmadığına gelince, ben şahsen ANSİAD gibi bir kurumda bir başkanın, hiçbir suçu günahı yokken, uyduruk gerekçelerle görevinden alınmasını hiç mi hiç doğru bulmadığımı söylemeliyim. Seçilmiş kişileri görevinden ancak onu seçen genel kurul alabilir. Yönetim Kurulu’nun kurulda kimseyi görevden alma yetkisi yoktur, ancak başkan istifa ederse, istifa tek taraflıdır. İşte bu halde yeniden görev bölümü yapılabilir. O yüzden ortada bir sorun varsa, iki alternatif var;

Birincisi başkanın uygulamalarını ve yönetim tarzını beğenmiyorsan istifa edersin, yerine yedekten isimler gelir. Yönetim, istifalar nedeniyle yarıya inerse otomatikman genel kurula gidilir. İkincisi yönetimi değiştirmek için üyelerden onda birinin imzasını toplayarak olağanüstü genel kurula gidersin.  

Netice olarak bütün bu olup bitenler ANSİAD’ın kimliği, misyon ve vizyonu açısından şık olmadı, ben onu bilir, onu söylerim…

MAKALE Yorumları