Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

08.02.2019

Okunma Sayısı

866

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Sigorta çağdaşlıktır…

Dün iki önemli sivil toplum örgütümüzün, Batı ilçelerini kasıp kavuran hortum felaketinden zarar gören üreticilerle ilgili açıklamalarını okudum.

Kusura bakmasınlar biraz eleştireceğim.

Efendim Ziraat Odası Başkanı, dostum Nazil Alp, hortumdan zarar gören sigortasız çiftçilerin destek beklediklerini söylemiş. Talihsiz hortum felaketi yüzünden yaklaşık 38 bin dönüm arazinin hasar gördüğünü, Tarım Sigortası (TARSİM) yaptıran 330 üreticiye ödeme yapıldığını, ancak sigortasız olan 4 bin üreticiye de Devletin yardım etmesi gerektiğini söylemiş.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vural Şahin de, seralarda dikim zamanının geldiğini hatırlatarak, Devletin zarar gören üreticilere bu nedenle yardım yapacaksa, hemen yapması gerektiğini vurgulamış…

Her iki sivil toplum örgütü başkanın iyi niyetinden hiç kuşku duymuyorum. Ama sigorta yaptırmayan, üreticilere havadan para kazandırmak gibi bir eylem içine girmeklerini de kabullenemiyorum.

Peki sigorta yaptıran ve bunun primini ödeyen çiftçilerimizin ne kabahati var? Ya da şimdi Devletten destek isteyen, ancak diğer komşuları gibi pirim ödememek için Allaha tevekkül ederek sigorta yaptırmayan çiftçilere “mağdur oldu, felaketten etkilendi” diye neden para ödenecek?

Hepimizin aracı var. Kasko Sigortası yaptıranlarla yaptırmayanlar arasında bir fark yok mu? Kaza halinde sigorta yaptırmayanlar “Devlet de bize yardım etsin” mi diyorlar. Paşa paşa kazadan doğan hasarı ödeyip araçlarını yaptırıyor, hatta karşı tarafa zarar vermişlerse o’nu da yaptırmak zorunda kalıyorlar.

Bu nedenle sivil toplum örgütlerimizin başkanlarının sigorta yaptırmayan üreticilere sahip çıkarken, bir daha böyle bir felaketle karşılaşmamaları için sigorta yaptırmaları gerektiğini söylemeleri daha doğru değil midir?

Bu arada TARSİM Bölge Müdürlüğü’nü arayıp, Tarım sigortası yaptıranlarla ilgili bilgi almak istedim. Müdür bey yerinde olmadığı için diğer yetkililer bilgi veremeyeceklerini söylediler. O yüzdendir, bir sera için ne kadar prim yatırılıyor öğrenemedim. Çiftiyim diyerek sorsam belki söylerlerdi, ama gazeteci olunca herhalde “bu bilgileri, başkalarına söyleme tehlikemiz var” diye vermiyorlar herhalde… Bu eksiklik için de özür dilerim. Yine de üreticinin masrafları içinde, primin fazla bir yer tutacağını sanmıyorum. Ancak sigorta yaptırmanın çağdaş bir uygulama olduğunu da unutmayalım…

***

T.C’den sonra andımız

İYİ Parti’nin; Andımızı ilkokullarda uygulamadan kaldıran yönetmeliğin iptaline rağmen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanmamasına ilişkin verdiği araştırma önergesi TBMM’nde reddedildi. Nasıl mı?

İktidar Partisinin aylardır işbirliği yaptıkları gerekçesiyle eleştirdiği HDP ile birlikte verdikleri oylarla reddedildi. Haydi HDP’ye hak veriyorum, çünkü onlar, her sabah okula girerken çocuklarının; “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” sözlerini kabullenemeyebilirler. Hayır oyu veren Ak Partililerle, çekimser oy veren MHP’lilere ne oluyor dersiniz?… Andımızın kime ne zararı var?

MAKALE Yorumları