Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
VAHDET NARİN
OBJEKTİF BAKIŞ
mail_outline : vn@vahdetnarin.com
Dinle

Yayın Tarihi

01.08.2018

Okunma Sayısı

2270

Makaleyi Paylaş

Sessiz Haykırış

Doğa yasaları değişir mi?

Uzun yıllar önce bu konuyu bir sohbette konuşmuştuk. Değişmez, cevabı genel olarak kabul görse ve akla yatkın gelse de bu sohbette bir ayrıntıyı yakalamayı başarmıştık. Bu ayrıntının adını tam koyamamış ve tanımlayamamıştık ama bu farkındalıktan mutlu olmuştuk.

Biz, suyun 100 derecede kaynadığını biliyorduk. Zamanla öğrendik ki su, farklı atmosfer basınçlarında farklı derecelerde kaynıyor. Ve su, moleküler yapısına müdahale edilerek de kaynama durumuna getirilebiliyor.

Değişir ya da değişmez diye tartıştığımız doğa yasalarını bilebildiğimiz kadarı ile yorumluyorduk. Tamamını bilmediğimiz ve kolay kolay da öğrenemeyeceğimiz doğayı ve yasalarını tartışmak ve yorumlamak o andaki bilgi dağarcığımız ile sınırlıydı. Bilgimizin genel büyüklük içinde ne anlama geldiğini bilmiyorduk. Daha ne kadar öğrenebileceğimizi de bilmiyorduk. Farkına vardığımız buydu.

Şimdi, doğa ile ilgili önemli bazı bilgileri öğrenme ve farkındalığımızı biraz daha artırmanın çok gerekli olduğu zamanlardayız.

Hayvanlar ses çıkartsalar da konuşamadıklarını düşünürüz. Ağaçların ise sesi çıkmaz ve bizim duyabileceğimiz kadar haykıramazlar.

Çoğu bilimsel çalışma ile ispatlandı ki; ağaçlardan, çeşitli bitkilerden oluşan ve sevimli bulduğumuz ormanlarda gördüğümüzden çok fazla şey vardır.

Sayısız canlıdan oluşan ormanlar bir tek organizasyon, bir tek organizma gibi işleyen sonsuz bir biyolojik harikalar dünyasıdır.

Bizim gördüğümüzün aksine toprağın altı başka bir dünyadır. Ağaçlar, kökleri sayesinde yer altında birbirleri ile bağlanırlar.

Karbon başta olmak üzere, azot, fosfor, su, savunma sistemleri, kimyasallar ve hormonlar dili ile ağaçlar sürekli iletişim içindedirler.  Aynı türler birbirleri ile daha etkin iletişirken başka türleri de tanırlar ve iletişirler. Karbon ve besin alış-verişi yaparlar ve yardımlaşırlar.

Büyüklerin küçükleri, güçlülerin zayıfları koruması, hayatta kalmalarını sağlamaya çalışması, çocukları için (yeni fidanlar) ve diğer çocuklar için oyun alanları, büyüme alanları, ortamı ve altyapısı oluştururlar. İş birliği yaparlar.

Düşündüğümüzün aksine ağaçlar konuşurlar, acı çekerler, ağlarlar, titrerler ve ölürler.

Doğanın sessiz haykırışlarını duymak zorundayız. Tüm canlıların insan için yaratıldığı hikayesini bir tarafa bırakmalı, evrendeki bütünün bir parçası olduğumuzu hatırlamalıyız. Korunması ve saygı duyulması gereken bütünün kendisidir. Bütünü koruduğumuz sürece kendimizi de koruyabilir, sağlıklı bir geleceğe sahip olabiliriz.

Not: Ormanlarla ve ağaçlarla ilgili bilgiler Suzanne SIMORD’ un çalışmalarından alınmıştır.

MAKALE Yorumları