Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
SİBEL ÖZEL
BENCE
mail_outline : ozel.sibel63@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

27.07.2019

Okunma Sayısı

1562

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Saygının paradoksu

Toplum olarak en çok ihtiyacımız olan şey saygıdır demek yerinde bir tespit olur kanımca. Yakından bakınca saygı kavramına “sevgi” ye de rastlarız esasen. Biraz daha yaklaşırsak da saygıya, “empatiye” rastlarız satır aralarında.

Saygı, sevgi, empati her üçü de dışındakinin varlığını peşin kabul eden olgulardır. Biz algısı vardır saygıda. Bencil değildir de üstelik. Hal böyle olunca herhangi bir alanın düzeni için vazgeçilmemesi gereken bir davranış şeklidir demek yerinde bir söylem olur kanımca. Birleştiricidir saygı. Tam da bu nedenle bir değerdir ve değerlidir.

Güzel şeylerden dem vurmak istiyorum bu kez. Tam da tersine gidişi yaşıyorken ülkemde.

Neden mi tersine gidiş?

Şunun için efendim. İnsanların yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayan hemen her şey iflas etmek üzere. Sürdürülebilirlik ise bilimsel incelmede ilk evvela ancak mevcut durumun muhafazası ile mümkündür yalnızca.

Örnek olsun; Emekçiler ve emekliler asgari geçim standardının altında yaşam savaşı veriyor. Gazeteler bas bas bağırıyor ki her üç kişiden biri borçlu yaşıyor. Gençler iş bulamıyor. Üretici üretemiyor. Çarşı, pazar kan ağlıyor. Geniş halk kitlelerinde yaşamların sürdürülebilirliği sıkıntıda. Tüm bu gidişatta güzel şeyler söylemek oldukça zor olsa da yapılacak en doğru şey sağduyuya davet olmalıdır benim düşüncem.

Bunca kötü gidişin ardından olası bir dönüşüm kaçınılmaz olarak yaşamlarımızı belirleyecektir belirlemesine ancak sevgi, saygı, empati ve sağduyu ile karşılanması en doğrusu olacaktır yeni geleni. Felaket tellallığı filan yapmak istemiyorum ancak değişim tek değişmez şeydir malum. İyiye ve güzele doğru değişebilmemiz için tüm bu kavramları ülkecek içselleştirip devreye sokmamız kaçınılmaz olmalıdır. Her bir şeyin yerini bir başkası ile değiştirir gerçeğini de unutmadan.

 

 

Sağlıcakla..  

MAKALE Yorumları