Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

02.01.2020

Okunma Sayısı

1438

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Oku Mak ile İzle Mek Farkı

Bilgi, bir öğrenme süreci sonucunda elde edilir. Bir de genetik olarak kodlarımıza yüklenenler vardır. 

--Bir çocuğun doğumundan sonraki hareketleri içgüdüsel olacaktır. Açlık, kendini koruma/güvenlik, zaman ile de sevgi, güven. Bunlar ona öğretilen değil, genetik olarak bütün canlılar gibi kendinin varlığını sürdürmek ya da yaşama tutunmak için yaptığı eylemlerdir.

--Zaman ile de, öğretilen objeleri, kişileri hatta kendisine yapılan hareketleri tanır ve öğrenir.

--"Oku" mak ise, insanın evrimin ilk aşamasıdır.  Çünkü, okumanın olabilmesi için, kendisinden önceki nesillerin bir çabasının olması gerekir. Yazıyı icat etmeleri, yazacak bir şeyleri deneyimlemeleri ve bunu kayıtlara geçirmeleri gibi.

--Gelişmemiş toplumlarda her şey varsayım ve kabullenişler ile olur. O yüzden sorgulma yapılmaz. Kubul vardır.

--Örnek olarak, sokağa çıkın deyin ki, "Allah'ın ilk emri nedir?" diye sorun. Hemen hemen herkes "oku" dur diyecektir.

--Peki, neyi okuyacaksın?

--Yanıt gayet basit. "Kur'an"ı.

--İyi de Kur'an, Hz Muhammed'e M.S 610'dan itibaren 23 yılda (22 yıl, 2 ay, 22 gün) inmiştir. Bugün okunan Kur'an ise, Hz Osman'ın Halifeliği döneminde toplanmış ve tablet/kitap haline getirilmiştir. (DÖRT HALİFE DÖNEMİ:Hz. Ebûbekir (632-634), Hz. Ömer (634-644), Hz. Osman (644-656) ve Hz. Ali (656-661))

--Burada ki "oku"mayı, bilinen anlamda anlamak doğru değildir. Tanrısal bir buyruk olduğu kadar iletişimsel bir yön olarak da almak gerekir. Tamam Din'de sorgulama yoktur, kesin itaat vardır ama, bu itaat de, hurafeye değil, gerçek din ve inançlara olmalıdır.

--Öğrenmek sorgulamayı da gerektiryor. En temel öğrenilen kutsal bilgilerde bile, ne çok eksik ya da yanlışlıklar var

--Teknolojik gelişmelerin bu aşamasına kadar, bir kısım insanlar, okumuşlar, öğrenmişler, çoğunluğu ise, "sanarak" kabullenmeye başlamışlardır. Bu ise çoklarınca öğrenme olarak kabul edilmiştir

--Günümüzde ise, çoğu kişide öğrenme, "izleme" şeklinde sürüyor. Ya şeyh izleniyor ya da hipnotize olunan TV kanalları.

--Her ikisinde de sorgulamak yok. Hûşû içinde durum idare ediliyor. O yüzden de, birilerinin yönetim süreçlerine, iktidarlarına sorgusuz sualsiz katılım sürüyor ve iktidarlar mutlak sayılıyor.

--Üzgünüm ki bunu sağ ya da sol olmasının hiç bir farkı yok.

--Çünkü, sorgulamıyoruz.  Koşulsuz bir biat kültürü gelişmiş ve çıkar ile taçlandırlan dönemler yaşanılarak gidiyor.

--Yıl bitiyor.

--Hayat pahalılığı almış başını gidiyor,  çarşı pazardan eve giren her şey pahalılanmış, alınamayacak hale gelmiş;

--Banka, kredi kartı, eş dost, çarşı-pazar borçları patlamış;

--Muhtedirlerin çocukları özel kolejler, yurtdışlarında eğitim görüyorlar, şakşakçılarının kontrolünde ahalininkiler ise, bilmem ne lisesi ile bilmem ne ana okulunda bilmem ne derslerine girsin mi, girmesin mi kargaşaları içinde sıkışmış;

--BOĞAZ'DAN geçiş, dar olsa mı iyi olur geniş olsa mı, yoksa yenisini mi yapalım, araplara mı verelim bizimkilere mi, hangisi daha iyi becerir. Kapatılmış o kadar uçak, otomobil, araç, top tüfek fabrikası varken, acaba Katar'lılar mı iyi şeyler koyar, başka araplarmı? derdine düşmüşüz ya.

--İnanılmaz. Kimin daha iyi becereceği derdindeyiz.

--Siz okumayıp, öğrenmeyip, avutula avutula kalbinizi bozmdan sesinizi çıkarmadan böyle baktığınız sürece,

--Boğazınızdan araplar, kıçınızı koyuduğunuz araçlardan İtalyanlar, Köprülerinizden de Çinliler, sizlerin işletmelerinizi iyi becerirlerken,

--Cambaza bakmaya devam edin.

--Yeni yıla girerken de bir duş alında, bütün bu işleri yapanlar da temiz işlesin. Ne diyeyim ki!..

--Allah hepimize akıl, fikir versin.

--Biri birimize akıl vere vere, akılsız kalırken!..

MAKALE Yorumları