Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

02.02.2017

Okunma Sayısı

1816

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Namık Kemal'i Anlamak

Namık Kemal’i anlatmak için

O, zamanı ve öncesini anlamak lazım.

Zaman şahsiyetleri doğurur. Şahsiyetler eseri meydana getirir.

1840 yılarında gözlerini dünyaya açtığı zaman Namık Kemal;

Devlet-i Ali’nin en sıkıntılı anlarıydı.

1839 Tanzimat ilan edilmişti.

Tanzimat Avrupa’ya boyun büküştür , Biraz’da…

Tanzimat ilan edilmese miydi? Mecburdu.

Tanzimat’a nasıl gelindi?

Otuz iki yıl önceye gidelim. 1807 de Padişah III. Selim di.

III. Selim duyarlı entelektüel, merhametli fakat cesaretsiz bir adamdı.

Devletteki çürümüşlüğü görüyordu. Yeni çeri bitmişti. Başa bela idi.

Nazım-ı Cedid ordusunu kurdu. Fransa’dan  eğitimciler getirdi.

Selimiye kışlasını yaptırdı yeni ordu için, medrese ve yeniçeriler  Kabakçı Mustafa önderliğinde

Birleşip  II. Selimi tahtan indirdiler.

IV .Mustafa’yı Padişah yaptılar.

IV. Mustafa’nın devleti yönetecek kabiliyeti yoktu.

Nizam-ı Cedid ordusunu ortadan kaldırdı.

Devletin ordusu Ruslarla savaşıyordu. İstanbul’da durum iyi değildi.

Durumu düzeltmek isteyen Ruscuk’ta savaş halinde bulunan Alemdar Mustafa Paşa,

 III. Selim’i tekrar Padişah yapmak için, disiplinli bir ordu ile İstanbul’a yürüdü.

Topkapı Sarayına dayandı. IV. Mustafa  III. Selim’i öldürdü.

II. Mahmut’un öldürülmesine karar verdi.

Alemdar saray’ın kapısını kırarak içeri girdi.

III. Selim’in kanlar içinde ölüsüyle karşılaştı.

IV. Mustafa tahtan indirildi.

II. Mahmut tahta çıktı.1808.

II. Mahmut  IV. Mustafa’yı hemen boğdurdu.

IV. Mustafa 30 yıl yaşadı. 1 yıl Padişahlık yaptı.

II. Mahmut dirayetli bir adamdı. Alemdarı Sadrazam yaptı.

Fakat ona güvenmiyordu. Devleti yönetemezdi. Askerdi.

Düşündüğü gibi oldu. Sadrazam zevk ve sefaya daldı.

II. Mahmut Sadrazam’ı  görevden aldı.

II. Mahmut 24 yaşında idi. İmparatorluğun büyük sıkıntıları vardı.

1821 de Fener Rum Patrikhanesi kışkırtmasıyla Rumlar isyan etti.

İsyanı bastırdı. Patriği, patrik hanenin orta kapısında astırdı. O, kapı hala kapalıdır.

O, kapıda Türkiye’yi yöneten bir kişi asıldığı zaman açılacaktır.

Türk’e karşı milli kinleri devam etmektedir.

1824 de yeniçeriler et meydanında toplandı, kazan kaldırdı.

“Bizim usulümüz destiye tüfek atmak,  Keçeye kılıç çalmaktır

Talim yapıp askere gitmeliyiz” dediler.

II. Mahmut kararlı ve dirayetli idi.

Sancak-ı Şerif çıkarıldı. Halk altında toplandı. Yeni çeri ocağı ortadan kaldırıldı. 1826.

Biz kendi problemlerimizle boğulmuşken, İngiltere, Fransa , Rusya müttefik donanması

Mora Navarin deki Osmanlı donanmasını yok etti.

Navarin’den sonra Ruslar Yunanlıların bağımsızlığını istedi.

Kabul edilmeyince, Eflak, Boğdan, Bükreş, Dobruca , Şumru, Varna, Silistre’yi işgal  ettiler.

 Acılı günlerdi.

Namık Kemal; “ Vatan yahut Silistre “ piyesini çok sonraları yazdı,

Balkanlardaki bütün kaleler düştü!

Rus ordusu, Kafkas cephesinden hareket ederek, Ahıska, Ardahan, Posof, Erivan,

Kars, Erzurum’u elegeçirdiler.1829

Balkanlardan Edirne’ye  kadar geldiler. 14.09.1829 Edirne antlaşması yapıldı.

Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, İbrahim Paşa komutasında güçlü bir ordu ile,

Tüm Suriye ve Anadolu’nun yarısını işgal etti. İznik’e dayandı.

İngiltere, Fransa düşmanımızdı en yakın dost Ruslar görüldü bu gün olduğu gibi.

Ruslardan yardım istendi. Rus ordusu İstanbul’a demirlendi Hünkar Kalesi anlaşması ile

Kavala Mehmet Ali Paşa isyanı önlendi.

II. Mahmut yenilikçi bir padişahtı. Kararlı bir Padişahtı. Kararları doğru idi.

Fakat kaderi böyle belirlenmişti zaman.  1839 da eceliyle öldü.

Yerine oğlu Abdülmecid Padişah oldu. Tahsil ve terbiyesi iyi idi. 16 yaşında idi.

Dış işleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa idi.

1839 da Tanzimat ilan edildi. Keyfi idare kaldırıldı.

Yargısız öldürme ve kişi malına kanunsuz müsadere kalktı.

Tebaa eşit hale getirildi.

İşte Namık Kemal, böyle Türklüğün çalkantılı, sancılı bir anında

1840 yılında Türklüğün karamsar dünyasına gözlerini açtı.

 

NAMIK KEMAL’İN FİKİRLERİ

Namık Kemal’i bir edebiyatçı olarak düşünmek yanıltıcı olur.

O,  toplum karşısında olumlu tavır koyan, topluma yol gösteren bir aydınlanmacıdır.

O, devrini tenkit ederken devrin dışına çıkmış değildir.

O, bizzat Tanzimat’tır. Yol göstericidir.

Kemal, eskiyi bırakmak bir yana, eskiyi iyileştirmeyi,

İmparatorluğu korumayı  amaçlayan bir Osmanlıcıdır.

Savunduğu fikir Osmanlıcıktır.

Tanzimat olayı devletin ıslahı idi.

Bu Islah’ı yani yenileşmeyi , eskiyi de onararak,

Nasıl yapılabilir? Konusu üzerinde, fikir üreten adamdır.

Namık Kemal’de iki ana fikir vardır.

Birincisi Hürriyet fikri.

İkincisi Kanun fikri.

Hürriyet yönetim sistemi ile ilgilidir.

Mutlakî idareden meşrutî idareye geçilmelidir.

Padişah’ı denetleyen bir meclis olmalıdır.

İngiltere’deki  meşrutî sistemi esas alır. Düşüncesi , bu sistemin şartlarını olduğu gibi almak değildir.

Milli ve İslami değerleri koruyarak, sistemi  Akli unsurlarla beslemeliyiz düşüncesindedir.

Namık Kemal’de insana ait haklar öndedir.

İnsan Kul değil, birey haline gelmelidir.

Namık Kemal Türk tarihindeki insan haklar bayrağını kaldıran adamdır.

İngiltere Parlamentosunu teşkil eden asillerin saltanatına son veren,

İngiltere’ye kişi hürriyeti ve cumhuriyeti getiren Oliver Cromwel’i  över.

Cromwel, dünya ihtilalcilerinin babasıdır. Dünyada ilk ihtilal yapan adamdır. 1599-1658.

Namık Kemal’e göre medeniyet; insanlığın ulaşması gereken bir idealdir.

Atatürk’de medeniyeti ideal hedef olarak göstermiştir.

İnsana ve insanlığa inanır. İnsanlık medeniyet fikrine ulaşmalıdır.

Hürriyet fikri, Şinasi yolundan giderek kendi bulduğu bir ufuktur.

Namık Kemal; Ziya Paşa gibi kurulacak meşrutiyetin İslami esaslara ve fıkha uygun olmasını ister.

Ziya Paşa, Mithat Paşa, Namık Kemal,

Birinci meşrutiyet anayasasını hazırlamışlardır.1876.

Milli bir anayasadır. Devletin resmi dili Türkçe dir.

Meşrutiyet ve Meşveret zaten İslam da vardır.

Hatta I. Meşrutiyet anayasasının her maddesi için fetvâ  alınmasını ister.

Namık Kemal’in ana düşüncesi HÜRRİYETTİR.

Namık Kemal’e göre insan hür doğar. Hürriyete taarruz ulviyete taarruzdur.

İnsanlar yöneticiler tarafından ezilemez, ezenlere boyun bükülemez.

Ezenlere karşı mücadele etmek insani bir görevdir.

Köpektir zevk alan Sayyat-ı bi insafa hizmetten.

Yani insafsız avcıya hizmet edenler KÖPEKTİR.

İki türlü hürriyet vardır. Toplum içinde hürriyet, toplum halinde hürriyet.

İyi tanzim edilmiş bir toplumda iki koruyucu unsur vardır. Kanun ve Adalet.

Namık Kemal’e göre; insanlar hür doğmakla eşittirler. Fakat eşit olarak doğmazlar.

Yaratılışın eşitsizlikleri vardır, mutlak eşitlik, toplumsal yönetimde olmaz.

İnsanlar ürettikleri kadar eşittir. Kıymetleri ürettikleri kadardır.

İnsanlar eşit doğmazlar, ve eşit yaşamazlar. Kanun karşısında eşittirler.

Kanun herkese eşittir. Adalet böyle sağlanır.

Hürriyetin toplum içindeki şekline gelince, burada vatan ve millet kavramları karşımıza çıkar.

Toplum halindeki hürriyetin şekli İSTİKLAL dir. 

Ferdi hürriyet, kanunun koruyuculuğu altındadır.

Ferdi hürriyet herhangi bir şekilde çiğnendi mi, ferd’e mücadele etmek hakkını korumak düşer.

Toplum halinde hürriyetin şekli DEVLET tir.

Devlet tehlikeye düştü mü Millette tehlikeye düşer.

Burada ferde düşen görev devleti ile beraber top yekûn mücadele etmesi gerekir.

İstikbal ve istiklal top yekûn kazanılır.

Kütle halinde fertleri organize eden DEVLET tir.

DEVLET: Toplumun manevi ve nizamlı yüzüdür. 

Hem ferd olarak, hem toplum olarak hürriyet ve istiklal için mücadeleye hazır olmalıyız.

Devlet ve toplum kütle olarak hürriyetimizi korur.

 Kişi, vatan tehlikeye girerse, seve seve hayatından vazgeçmelidir.

Ferde bu gücü ahlak ve vicdanı verir.

Ferd hür olarak doğar, toplum halinde yaşar, toplum nizama muhtaçtır.

Bu nizam ilahi olarak kurulamaz ve ilahi değildir.

Aklın ve tecrübenin sonucu kanunlarla kurulur.

Namık Kemal; iktisadi durumla da uğraşmıştır.

Tanzimat rejimini kapitülasyonların genişlemesi, ülkenin açık pazar haline gelmesi gibi görür.

Şöyle der;  “Ticarette hürriyet diye serbestlik diye Avrupa halkı vatanımıza yığıldı”.

Avrupa’dan döndükten sonra kalemini rahat kullanamaz.

1868 de Abdulaziz verdiği bir nutukta;

“Hürriyet bize Allah’ın bir lütfudur, insanlar bununla uğraşmamalıdır.

Hürriyet şeriatın kefaleti altındadır”.

Medeniyeti sadece Avrupa’dan gelen bir eğlence olarak algılamanın yanlışlığını söyler.

Milli çerçeveyi bozmadan Avrupalaşmanın çareleri üzerinde düşünür.

Değişim mecburidir. Yaşamın zaruri şartıdır.

Değişime ayak uyduramazsak imparatorluğu ayakta tutamayız,

Düşüncesindedir.

Türk milletinin aydınlık geleceğine uzanan temel çizgideki ana insan olan,

48 yaşında zatürreden ölen Namık Kemal bir vatan severdi.

Şöyle feryat etmişti ölmeden önce;

“Görmeden ölürsem memlekette ümit ettiğim feyzi

Yazılsın sengi mezarıma ( Mezar taşıma) vatan mahsun  Kemal mahsun”

Namık Kemal’in yaşaması için, yıkılmaması için mücadelesini verdiği,

Kurtuluş için Osmanlıcılık diye Kurtuluş reçetesi yazdığı,

İmparatorluk,

O’nun vâveylasına, çığlıklarına rağmen,

Bünyedeki zafiyet, dış güçlerin başarılı planlarıyla yıkıldı.

Küllerinden kurulan, Türkiye devleti cumhuriyeti,

Namık Kemal’i Dar-ül Bekâda mutlu kılmıştır

MUTLAK.   

 

 

 

                                                                              KAYNAK:  1-19 Asır Türk edebiyatı tarihi /Ahmet Hamdi Tanpınar

                                                                                              2- Namık Kemal /Necip Fazıl Kısakürek

                                                                                                   3- Türk edebiyatı tarihi/ Nihat Sami Banarlı

                                                                                                    4- Osmanlı tarihi /Piyer loti  

                                                                                                     5- Osmanlı Padişahları /Vasfi Mahir Kocatürk

                                                                                                    6- Osmanlı Padişahları /Reşat Ekrem Koçu              

MAKALE Yorumları