Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
Y. Mimar ERCAN EVREN
DUAYEN
mail_outline : erevren1932@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

18.05.2019

Okunma Sayısı

1572

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Muhteşem konser

Önceki gün Akşam (17 Mayıs 2019) AKM’ de Ahmet Bileydi İlkokul öğrencilerinin bir koro konseri vardı. Abartmıyorum, tek kelime ile “muhteşem bir konserdi”. Yetenekli çocukların iyi bir çalışma ile neler yapılabileceğini bu konser bize gösterdi. Dinleyiciler arasında öğrenci aileleri, öğretmenler, ANSİAD başkanı ve üyeleri, İTÜ Mezunları Derneği başkanı ve üyeleri, Antalya Filarmoni Derneği üyeleri vardı. Yüksek yöneticiler her zaman olduğu gibi çelenkleri ile bizleri onurlandırmışlar ama gelememişlerdi. Filarmoni Derneği Başkanı Sayın Prof. Abdullah Uz Şehir dışında olduğu için konsere katılamadı, açılış konuşmasını ben yapmak zorunda kaldım.

Geçen yazımda da belirtiğim bir hususu konuşmamamda da tekrarladım, burada da bir kere daha yazıyorum. Eğitimde amaç insanın moral davranışlarıdır. Moral eğitim için estetik eğitimi kaçınılmazdır. Estetik eğitim ise güzel şeylerle temas kurmayı ifade eder.

Şimdi sizlere soruyorum: Ülkemizde okullarda, kamu binalarında hiç özgün resim veya heykel gördünüz mü? Senfoni Orkestralarının olduğu il sayısı onu geçmiyor. Antalya bu şanslı illerden birisi sayılır. Acaba buradaki konserleri kaç kişi izliyor merak ettiniz mi? Eğer yabancılar gelmese salonlar boş kalacak. Mimari derseniz yerlerde sürünüyor. Hâlâ, taklit ettiğimiz devasa Osmanlı camileri ile öğünüyoruz. İnsanlar; bu şekilde, güzelliklerle nasıl ilişki kuracaklar? “Türkiye’nin sanatla ilgisi yok dediğim zaman kızıyorlar. Ama maalesef gerçeğin bu olduğu gözüküyor. Onun için de bu ülkede ne bilim olur ne de yaratıcılık. 

“BOŞ DUVARLAR” başlıklı eski bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum:

BOŞ DUVARLAR Geçen gün Ticaret Odasında bir toplantıdaydım. Duvarlara eski Antalya fotoğrafları asılmış, bir de ortada çarpık duran Atatürk maskı var. Duvarlar gayet pahalı lambrilerle kaplı, masalar koltuklar da buna uygun….. Bir müddet önce de Antalya’nın en önemli şirketlerinden birinin genel müdürünü ziyarete gitmiştim. Holden yemek salonuna, genel müdür odasından misafir odalarına kadar duvarlara şirket faaliyetlerini gösteren büyük boyutta baraj, santral resimlerinin asılmış olduğunu gördüm. Bu sanırım Türkiye’de her yerde böyle. Sayın valilerin, belediye başkanlarının odaları başka türlü mü? Televizyonda gördüğümüz VİP salonları, kamu ve özel sektörün odaları hep böyle. Duvarlar pahalı lambrilerle kaplı, içerisi görkemli mobilyalarla döşenmiş ama duvarlar bomboş. 1987 yılında Antalya’nın kardeş şehri olan Bari’ye, belediyenin davetlisi olarak gitmiştik. Çok da güzel ağırlandık, enteresan yerler gördük. Nefis yemekler yedik. Şamataya gelince iktidar ile muhalefetin ne denli anlaşa bildiğini burada gördüm. Velhasıl tatlı hatıralarla dolu bir gezi olmuştu. Kardeş şehir hikâyesi şöyle: İtalyanlar, St. Nicolas’ın (Noel Babanın) kemiklerini Demre’den çalmışlar ve gemi ile Bari’ye götürmüşler. Adına bir kilise yaptırmışlar. Kemikler şimdi bu kilisede ve İtalyanlar oraya gidip dua ediyorlar. Yine de İtalyan papazlar, her yıl Demre’de St. Nicolas’ın mezarını ziyaret etmekten geri kalmıyorlar. Asırlar önce yapılan bu hırsızlık, bu gün bir dostluğa dönüşmüş. Bari şarka açılan bir kapı olarak tanımlanıyor. Sanayisi ve fuarları ile ünlü. Devamlı ilişkilerde fayda olan bir İtalyan şehri. Laf nereden nereye geldi. Ben aslında, Bari’de ziyaret ettiğimiz Belediye, Ticaret ve Sanayi kuruluşları, başkan odaları, hatta liman depoları duvarlarını süsleyen resimlerden tablolardan bahsetmek istiyordum. Hepsi birer sergi niteliğindeki bu duvarlar adeta insanı büyülüyordu. Tabii, İtalya sanatın en yüksek noktalara ulaştığı ülkelerden biri. Ama bizdeki bu büyük ilgisizlik neden? Eskiye nazaran muhakkak daha iyiyiz ama yeterli mi? Sanatın her dalı insanlara ruh huzuru, güzellik ve zevk alma hissi verir. Akıl, zenginlik, başarı her şey sanatsız eksik kalır. Büyük kuruluşlar duvarlarını pahalı lambrilerle kaplarken, rahmetli ressam dostum Esen hoca (Emekçil) kooperatif borcunu ödemek için kıvır kıvır kıvranıyordu. Ne olur duvarlarınıza özgün resimler asın. Hem duvarlarınız gülsün hem de ressamlarımız. Ercan EVREN 05/09/1992

 

MAKALE Yorumları