Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
Y. Mimar ERCAN EVREN
DUAYEN
mail_outline : erevren1932@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

23.12.2019

Okunma Sayısı

1154

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Modern camilere birkaç örnekİ

7 Kasım 1956 tarihli Milliyet gazetesinin manşetinde yukarıdaki  bir haber yayınlanmıştı. Müftüler; Modern Cami olmaz'' diye...  64 yıl önce söylenen bu sözün bu gün hiçbir kıymeti olmadığını anlatabilmek için bu örneği verdim. Bana, günümüz Türkiye’sinde hoparlörsüz ezan okunan bir tek cami gösteremezsiniz. Şimdi de din adamları “oturarak namaz kılanlara” takmışlar; sanki başka konu yokmuş gibi, bunu tartışıyorlar. Birkaç yıl önce oturarak namaz kılmak tamamen yasaklanmıştı. Yasak bir ay kadar sürdü ve sonra kaldırıldı. Şimdi de camilerin arkalarındaki bankolar ve tabureler kaldırılacakmış. Ancak kendi taburelerini getirenler saflara riayet etmek şartıyla oturarak namaz kılabileceklermiş. Altmış yıl sonra tüm camilerde oturma bankoları olursa hiç şaşırmayın.

Şimdi gelelim insanlar neden “oturarak namaz kılıyor” sorusuna. Dizlerini bükemeyen çoğu menüsküs hastaları, eğilip doğrulmakta zorluk çeken yaşlılar, âmâ vatandaşlarımız ve bedensel sakatlar. Diyanet işleri başkanımız, “hiç sağlık sorunu olmayanlar da namazı oturarak kılıyor” diye bu kararı savunuyor. Birkaç densiz yüzünden gerçek mağdurların hakları elinden alınabilir mi? Kötü örnek, emsal olmaz diye bir söz vardır.  Hani İslam dini kolaylaştırıcı idi? Sayın din adamları, İslam’ın şekli adetleri bırakarak biraz insancıl düşünsünler. Nerdeyse Caminin kapısına bir doktor koyup cemaatin sağlık durumunu kontrol ettirecekler. Bir diğer sorun safların düzgün olmaması. Aslında oturarak namaz kılanları diğer cemaatten ayrı tutmak görünüm olarak daha mantıklı. Onun için oturarak namaz kılanlar görünümün bütünlüğünü bozmamak için camilerin en arkalarını tercih ediyorlar. Bu safların düzgün sık olmasına mani değil. Çözüm olarak bulunan, insanların kendi taburelerini getirmesinin de sakıncaları var. Bunu uygulayabilenler için bir sorun yok. Ama unutanlar, camiye evden değil de başka yerden gelenler, âmâlar, gezi yaparken camilerde iki rekât mescit namazı kılmak isteyenler ne yapacaklar? Bu insanların ibadet yapmalarını ellerinden almaya hakkınız var mı? Camilerin o kadar çok sorunu var ki biraz onlarla uğraşsalar ne kadar iyi olur. Bunlardan en önemlisi de cami kapılarının içeri açılması.  Maazallah bir panik olsa insanlar ezilerek ölebilirler. Bir de bu bankların başka ibadethaneleri hatırlattığı söyleniyor. Bu ne biçim aşağılık kompleksidir? Ben de, bütün kubbeler bana Ayasofya’yı hatırlatıyor diyebilirim.

Gelelim din adamlarımızın neden “modern cami olmaz” demelerine. Türk İslam toplumu iki şeyden çok hoşlanmaz:

  1. Gülmekten, sevinmekten ve keyif almaktan
  2. Yenilikten
Birincisi bizi sanattan uzaklaştırmıştır. Hâlbuki sanat, inanç gibi ruhu besleyen ana bir unsurdur.

İkincisi ise bizi araştırmadan, yaratıcılıktan ve özgürlükten alıkoymuştur. Modernlik biraz yenilikçilik, biraz akılcılık, biraz da insana odaklanma demek. Pek çok yazımda tekrarlamışımdır, “Gelenekçilik” Türklerin belirgin özelliklerinden birisidir. Buna eskiler kadimden gelene uymak diyorlar. Gelenekler, adetler, dogmalar hep bunun içinde. Dindarlar; daha belirgin bir şekilde, bu alışkınlıklara daha fazla bağlılar. 65 yıldan bu yana Türkiye’de ve dünyada; az da olsa, modern camiler yapıldı. İçinde çok güzel olanları da var. Ama Sayın Cumhur Başkanımız hala Çamlıca Camii, Mimar Sinan Camii gibi; mimari yönden ne olduğu belirsiz, yapıları savunuyor.

Bana sorarsanız İnsanoğlu her dönemde “Modern” olmalıdır. Gelenekler ve geçmiş sadece kitaplarda ve müzelerde kalmalı ve enstitülerde araştırılmalıdır. Zaten hayatımızda pek çok şey ( Sanat, Teknoloji, Sosyoloji gibi) bu evrimi geçirmiş ve geçirmektedir. Umarım sıra bir gün din adamlarına da gelir.

MAKALE Yorumları