Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

03.10.2014

Okunma Sayısı

13620

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

M.Ö.12 .Yılından Günümüze, KURBAN

M.Ö. 12 bin yılına indekslenen

Urfa Göbekli tepedeki  T  şeklindeki

Dikili taşlar üzerinde taşa işlenen

Kabartmalarda;

Öküz,Tilki,Yaban domuzu,Akrep,Yılan,

Uzun bacaklı kuş kabartmalarına rastlandı.

O devir insanları belki Tanrılarına

"Ey Tanrı ben sana,

Öküz ve yaban domuzu kurban edeyim.

Sende bana ;

Akrep ve yılan gibi düşmanımı zehirleyip

Öldürme gücü ver.

Öldüremediğim düşmana karşıda;

Kuş gibi uçup uzaklaşma gücü ver"

Diye dua etti belki

KİMBİLİR.

Göbekli tepede Tanrılarına ibadethane yapan

İnsanların kim olduğunu henüz bilmiyoruz.

12 bin yıl önce bu insanlar Göbekli tepedeki ,

Anıtları meydana getirmişlerdir,

İnandıkları Tanrıları için.

Göbekli tepe, insanlarının yaşadıkları yer değil,

Belirli zamanlarda Tanrıları için gittikleri yerdi.

Tanrılarına adaklar kurbanlar bağışladıkları ,

Toplu bir şekilde  kurbanlarını  yedikleri yerdi.

Sosyalleşme ibadet hanelerde başlamıştır.

Göbekli  tepede taş kaplarda "Tartarik asit" bulundu.

Bu asit şarap demek.

Demek ki insanlar ,

Tanrılarına adadıkları kurbanların etlerini yaptıkları, şaraplarla tüketiyorlardı.

Bu durum onlara ,

Tanrısal bir mutluluk veriyordu mutlak.

Avcı toplayıcılıktan,

Tarıma geçişi işaret ediyor bulgular.

Kutsal kitaplarda Adem'in iki oğlundan

HABİL koyun ve sığırlara bakıyordu.

Yani hayvancılığın piri...

KABİL ise, tarım işleriyle uğraşıyordu.

Yani; Tarımın ilki ve piri...

Belki Göbekli tepedeki taş kaplarda mayalanan üzümlerin piri de KABİL'dir.

Kim bilir.

Göbekli tepedeki bulgular insanların ,

İlk kez buğday yetiştiriciliğine Urfa'da başladıklarını söylüyor.(1)

Göbekli tepeyi ziyaretimde arazide yaşayan yabani buğday başaklarını gördüm.

Belki bu tohumlar Kabil'in heybesinden

Dökülen buğday tohumlarıydı ne dersiniz?

Olamaz mı?

Göbekli tepe'de yapılan kazılarda ,

Dairesel planlı yapıların her birinin merkezinde  bir çift T biçimli dikili taş yer almaktadır.

Yapının çevre duvarını 12 adet T biçimli dikili taş çevreler.

Nedir bu 12...

Hristiyanlıktaki 12 havari,

Müslümanlıktaki 12 imam.

Yahudilerin iman esaslarını belirleyen ,

Maymon MS.(1135-1204) yaşadı.

12 ye bir ekleyerek iman esaslarını  13 olarak belirlemiştir.

Yahudilerde toplu ayinler,

13 yaşına girmiş en az 10 kişinin iştirakiyle yapılır.

Sünni akideye göre imanın farzları 12 dir.

Türklerde 12 hayvanlı takvim vardır.

Demek ki on ikinin temelleri

M.Ö.12 bin yılarında atılmış...

Tekamül ederek bugünlere gelmiş.

Göbekli tepedeki T şeklindeki dikili taşın en uzunu 5,5 metredir2,5 tondur.

Göbekli tepe tapınağının yapımı yüzyıllara yayıldığı söylenebilir.

İnsanlar ortak inançları için böyle bir devasa yapıya yüzyıllarını harcamışlardır.

Milano'daki devasa Katatrel için  500 yıl harcanmıştır.(1386-1905)

Göbekli tepe ile 4 bin yıl önce,Mezopotamya ve Mısır'da  ilk medeniyetin  çıktı tezi yıkılmıştır.

İlk kurban tarihi kayıtlara göre ,

Göbekli Tepe'de kesilmiştir,

İnsanların Tanrısına...

İlk Kurban-İlk Kan...

İnsan mı kesildi hayvan mı?

Bilinmez.

Kurban insanlık tarihinde Tanrı'ya ve ölülere  kesilmiştir.

Ölüler canlılığını kaybettiklerinden, dünyadaki canlıları kendilerine benzetmek düşüncesinde olabilirler.

Tanrı niye kendi verdiği canı  kendisi için alır,

Bilinmez.

Kırgız Türklerinde ölülere mutlaka At kesilir,

Eti üç gün misafirlere ikram edilir.

Ölüde de görkemli bir mezara gömülür.

2014 Haziranında Kırgızistan seyahatimde öğrendim adetlerini.

Biz Türkler şimdi de,

Ölen insanlara  Adak keser kan akıtırız.

 

Sümerlerde politeist Tanrılar vardı.

Tanrılara en değerli kurban kuzu idi.

Daha sonra, evcil ve yabani domuz,

Adanır oldu Tanrılara.

Sümer Tanrıları her hayvanı kurban olarak

Kabul etmezlerdi.

Her Tanrının istediği hayvan farklıydı.

Her Sümerli, inandığı kendi Tanrısına

Tanrısının sevdiği hayvanı kurban ederdi.(2)

 

Antik Mısırda Kurban, çocuk ve bakire kızlardı.

Tanrılar adına, Kurban olarak ,

Nil nehrine, çocuklar ve bakire kızlar atılıverirdi.

Huşu ile...

Çocukların anne ve babaları Tanrıya en sevdikleri çocuklarını Kurban ettiklerinden mutluydular.

Çocuklarını Tanrı adına adayan bu anne babalar ,

Halkın gözünde büyütülür, kutsanırlardı.

Onun için gelecek yıl bayramda Tanrıya çocuklarını Kurban vermek için sıraya girerlerdi insanlar.

Firavundan ve halktan ,

 

 

Antik Yunan'da; ölen kişinin eşi ve

Kölesi ölen için Kurban edilirdi.

Öyle isterdi O zaman Yunan Tanrıları

Ölenlerin anıt mezarlarda yaşadıklarına inanılır.

Onlara belli zamanlarda kan ve su sunulurdu.

Eğer ihmal edilirse bu sunum ,

Ölülerin çevreye hastalık ve ölüm saçacağından korkulurdu.

Hemeros  İlyada destanında , "Zeus'un  " İDE" tepesinden ,

Kurban armağan ettiği ,Hektor'u ölümden kurtarmak ister.

Tanrılara Kurban sunarsan ,

Tanrılardan iyilik görürsün.

Tanrıya iyilik edemeyen kişinin

Vay

Haline.

 

Likyalılarda;      

M.Ö.395 yılına kadar ,

Küçük Asya ve Akdeniz'in

Hakim Tanrıları Zeus- Hera -Apolon vs. idi.

Likya Tanrısı Apollon ;

Bizim Kumluca'lı bir adamın kızına aşık olmuş.

Tanrı Apollon ,sevimli bir köpek kılığında .

Kıza yaklaşarak kendini o'na alıştırmış.

Sonrada yakışıklı bir deli kanlı olarak ortaya çıkıvermiş.

Kız aşık olmuş-Evlenmişler...

Murada ermişler -Muratlarından

Nur topu bir erkek evlat olmuş.

Bu çocuğu Telmessos adını vermişler.

Tanrısal güçle bu delikanlı

Likya devletini kurmuş.

Akdeniz çanağında.

Denizleri yöneten Deniz Tanrısı

Poseidon sık sık gürleyip ,

Sular altında bırakırmış sahili

Ekili alanları,ahılları...

Korkan ve zarara uğrayan insanlar

Kurbanlar keserek durdurmak isterlermiş

Tanrıyı...

Tanrı durmazmış - Korku salarmış hep.

Kahinler toplanmışlar karar almışlar

Tüm kadın ve kızları denize doğru ,

Saf tutturup eteklerini kaldırtıp ,

Donlarını çıkartmışlar.

Tanrıya karşı

Tanrı utanmış.

Geri çekilip denizlerin dibindeki ,

sarayına dönmüş.

İnsanlar mutlu olmuşlar.

Evlerine ahıllarına dönmüşler.

Kurbanlar kesip Tanrılarına şükretmişler.

Tanrı istememiştir aslında onlardan

Kurban.

İnsanlar gönüllerinden sunmuşlardır

Tanrılarına Kurbanı,

Belki hayvandı Belki insandı Kurbanlar

Bilinmez.

Likya kalıntılarının bulunduğu yüksek tepelerde

Sunaklar vardır.

Tanrılar için.

Savaşa çıkılırken ,

İyi günde kötü günde,

Tanrı'ya yakarılırken

Sunaklarda kan akıtılırdı

Tanrıya...

 

Hasat bayramı 3 gün kutlanırdı.

Hitit ülkesinde.

Fırtına Tanrısı en korkulan Tanrı idi.

Dolular yağdırır, tayfunlar çıkarır

Hasatlara zarar verirdi.

Kurban verilmezse , durulmazdı, durmazdı.

En görkemli  Kurbanlar

Kral ve Kraliçe huzurunda

Fırtına Tanrısına sunulurdu

Kutsal sunaklarda.

Hitit halkı 26 Tanrısına Adak sunmak zorundaydı

Yıl içinde Tanrılara her köy ,

4 sığır, 39 koyun , 24 kile un 25 kap bira

Sunmak zorundaydı.

Kral ve Kraliçe köyü ziyaret ettiyse eğer

Hediye ve bağış kılığında haraça dönen  ödemeler yapılırdı,

Kral ve Kraliçeye(3)

Yeni yılın gelişi bolluğun müjdesiydi.

Ülke büyüsün, ürünler bereketli olsun diye

Yine Kurbanlar sunulurdu

Fırtına Tanrısına.

"Tanrı bol yağmurlar yağdırsın

Ürünler bereketli olsun"

Diye.

Bir ritüeller 4 bin yıldır devam etmektedir.

Bazı orta Anadolu köylerinde...

İki kutsal bayramı vardı.

Anadolu'da yaşayan Eti'lerin

M.Ö.3500 yıllarında.

Şimdi de iki kutsal bayramımız var.

Bayramlarımızdan birinde

Kurban veririz Tanrıya,

Deve , Dana,Koyun,Keçi vs.

Bu bayrama Kurban

Bayramı denilir şimdiki,

Zamanda.

Yemeyip, içmeyip kendimizi Adarız

Tanrıya.

Bu bayrama da,

Ramazan Bayramı deriz.

Nefesimizi terbiye ederiz.

 

 

Balkanlardan Anadolu'ya gelmiş olan

Frigler'de de Kurban vardı, Tanrı adına.

Ekin biçme yarışı yaparlardı.Tanrı adına.

Güç  adına.

Yarışı Kayp edenin kafası Tanrı adına kesilirdi.

 

Eski Arap kavimlerinde de inandıkları

"Uzza" adlı Tanrı'ya.

İnsan başını keserek hediye ederlerdi

Güneş doğmadan önce...

Her güneşin doğumu bir azaptı Araplarda

Taa O zamanlar.

 

Türklerde göğün ruhuna At Kurban edilirdi.

O ruha Gök Tanrı denirdi.

Türklerce Tanrı ,

Gökte bellendi  tüm zamanlarda.

 

Orta Amerika da yaşayan Aztekler ve Mayalar için

Venüs tehlikeli göksel bir güçtü.İnsan kanıyla beslenirdi.

Sabah yıldızı olarak görüldüğü zamanlarda,

İnsan Kanı isterdi.

Arapların bir versiyonu gibi sanki.

Tutsaklar tümen tümen  kurban edilirdi

Venüs'e...

. 1487 yılında Aztekler Mayor adında

Bir Tapınak yaptılar Tanrılarına.

Tapınağın açılışında,

20 bin insan kurban edildi.

Bu kanlı kesim 4 gün 4 gece sürdü.

Tanrı adına...

İnsanlara, Güneş Tanrısının ışık ve ısı

Salabilmesi için beslenmesi lazımdı

Tanrı insan kalbiyle beslenirdi.

İnsanlar din rahiplerince kesilir,

Yürekleri çıkarılır

Tanrıya sunulurdu  yeryüzünden.

Rahipler bu işleri TANRI adına yaparlardı mutlak.

Kurban sahiplerinden ve de yöneticilerinden,

Tapınak için  bahşiş almayı unutmazlardı.

Rahiplerin uydurduğu din adına ,

Milyonlarca insan kafası bağışlanmıştır.

Bilinmeyen

Tanrı'ya...

 

Kurban,

Kişinin Tanrısını memnun etme isteğidir.

Tanrı,

Zavallı çocukların ve canlıların,

canını niye istesin?

Kurbanı ibadet olarak isteyen Tanrı algısı

oluşmuşsa insanlarda ,

İnsan, inandığı Tanrı'yı kendisine benzetmiş

Demektir.

Dünyadaki canlıları bitirme noktasına gelen

Birbirlerini öldürerek dünyayı yaşanmaz kılan insan,

Bu davranışları ile acımasızdır SADİSTTİR:

Tanrıların kan ve can istediğini

Var sayarak

Tanrıyı kendisine benzetmiştir.

 

Türk İslam algısı

Ahmet Yesevi ve Yunus çizgisidir.

Bu anlayışta,

"Karıncaya bir ulu nazar" vardır.

72 millete aynı gözle bakmak vardır.

"Yaradandan dolayı yaratılmışı sevmek"

Vardır.

Bu anlayışta baş koparmaz Kan akmaz.

Amma ,

İnsanlık tarihinde hep

Serdarlar(generaller) kan, Tanrılar kurban istemiştir.

Aslında kanı ve kurbanı isteyen insanlardır.

Bu sorumluluğu Tanrı üstüne yıkıvermişlerdir.

Tüm                                                                                                    

                                                                                                                               

Zamanlarda...                                                                                                 

Yinede ben bu zamanda

2014 Ekim'in dördünde

İki yaşında bir Dana gönderiyorum ,

İnandığım TANRI'ya.

                                                                                             

 

                                                                                    Kaynak:    1-Bilim Teknik Dergisi Tübitak

                                                                                                                    Temmuz Sayısı

                                                                                                                2-Sümerler S.N.Karemer

                                                                                                                   Yabancı yayını 1.Basım 2002  

                                                                                                                3- Aktüel Arkeoloji

                                                                                                                    Eylül ekim 2014 Sayı: 41

MAKALE Yorumları