Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

16.02.2017

Okunma Sayısı

1950

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kurtuluş Savaşına Karşı "Hocalar" (1)

İstiklal Savaşı olmadı diyen adam kandıran partinin vekillerinden haberdar olduğunuzu düşünerek onların "hainlik" derecelerinden söz etmeyeceğim. Ancak, İstiklal Savaşı sırasında düşmandan yana tavır alan, emperyalistlerin menfaatlerini savunan ve korunması için cemiyetler kuran, sözüm ona "hoca" sıfatlı dinci yobazların ihanetlerini bilmemiz lazım. Lazım ki, bugün de karşı karşıya olduğumuz tehlikenin boyutunu anlayalım ve mümkün mertebe halkımızı uyaralım.

***

İskilipli Atıf Hoca

Bunların başında "İskilipli Atıf Hoca" gelir. Bakınız ne büyük marifetleri varmış!

İşte o marifetlerden bazıları. İskilipli Atıf Hoca, hem "Teâlî-i İslam Cemiyeti" hem de "İngiliz Muhipler Cemiyeti" (İngiliz menfaatlerini koruma cemiyeti) başında ve üyeliğinde bulunuyor.

Batı Anadolu'da İngiliz ve Yunan işgallerine karşı çıkılmaması için çalışmalar yapmış, bu amaçla hazırlattığı bildirileri Ege ve Marmara bölgelerindeki Türk köylerine dağıtmıştır. İşte o bildirin özeti: "İslam kilidinin anahtarını İngiltere’nin güvenilir ellerine teslim etmekte İslam alemi için hiçbir tehlike yoktur. Yunan askerlerine karşı gelmeyin, onlar padişah efendimizin daveti üzerine ülkemizi işgale gelmişlerdir."‘

İşte İskiliplinin İstiklal Savaşına karşı verdiği savaş, direnç. Kurtuluş Savaşın aleyhinde bildiri dağıttırarak halka 'savaşmayın' diye çaba göstermiş olmasıyla yargılanan bir vatan haini.

***

Kendisi gibi bir hain "hoca" olan, Babaeski Müftüsü Ali Rıza ile birlikte Millî Mücadele’de Batı Anadolu’yu işgal etmiş olan Yunan ordusuna halkın direnmemesi için faaliyetlerde bulunmaktan ve "vatana ihanet" suçundan "İstiklal Mahkemeleri" tarafından yargılanarak suçu belgelenmiş, vatana ihanetten idamla cezalandırılmıştır. Günümüzdeki bazı yobazların "şapka giymedi onun için asıldı" dedikleri külliyen yalandır, inanılmaması gerekir. Mahkemelerin tutanakları ortada canlı belgelerdir.

***

Babaeski Müftüsü Ali Rıza

İskilipli Atıf ile birlikte hareket eden, Yunan işgaline karşı çıkanları şikâyet ederek cezalandıran, bu gaddarlığıyla nam salan sözde bir din hocası. Üstelik müftü... Müftü Ali Rıza, İstiklal Savaşı devam ederken "vatana ihanet" suçundan yargılanarak on yıl ceza almış, ancak çıkan genel afla hapisten kurtulmuştur. Yıkıcı faaliyetlerine devam ederek suç işlemeye devam etmiş ve "vatana ihanetten" idam edilmiştir.

***

Said-i Nur-si (Kurd-i):

Said-i Kurdi'nin kaleminden ve ağzından çıkan şu ifadesiyle başlayalım. "Özgür Kürdistan'ın tohumunu ekiyorum, onu geliştirip büyütün."

Diyeni söylemeseydim; 'bu ifadeyi kim söylemiş olabilir' diye düşünülür.

Yukarıdaki ifadeyi bebek katili, cani Bay "Apo"ya yakıştırmak ilk akla gelendir.

Gerçekten bu tespit doğru olsaydı, elinizdeki hain düşman belliydi. Bilinen düşmanla savaşmak cephede her zaman mümkündür. Savaşırsınız.

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı emperyalistlerce paylaşılınca, Said-i Kurd-i (Nurs-i) tekrar sahneye çıkar. Öteden beri İngilizlerle iş birliği içinde olan Kurdi, onların desteği ile "Kürt Teali Cemiyeti" isimli örgütü kurar. İngilizlerin Anadolu'yu sömürgen amaçlarına uygun olarak parçalayıp işgal planlarını hazır tutar ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, "Batı Ermenistan" ve "Kürdistan" devletçiklerini kurdurmayı planlamıştır. Nitekim Sevr antlaşmasının haritasında bunların sınırları bile çizilmişti. Bu vesile ile Said-i Kurd-i yeniden "Kürdistan" düşlerini görmeye başlar.  Nitekim şu ifadeyi bir çağrı olarak kullanır; “Uyan ey Selahattin Eyyübi’nin torunları Kürtler!” diyerek Kürtleri ayaklanmaya çağırır.

Bu çağrıyı daha da ileri götürerek, 16 Eylül 1919 tarihinde İstanbul'da yayımda olan "İkdam" gazetesinde bir bildiri yayınlar. Bildirinin içeriği ve amacı, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde Türk Milletinin başlattığı "Kuvayı Milliye" hareketine "Kürt" kökenli vatandaşların katılımını engellemektir. Destek vermemesini isterken aynı zamanda karşı mücadele etmelerini de istemekteydi.

Günümüz kriptoları tarafından ileri sürülenin tam aksine, Said-i Kurdi'nin İngilizlerin kuklası olduğu belgelendirilmiştir.

İngiliz Hava Kuvvetleri Komutanlığının hazırladığı gizli raporunda, (dönemin Bağdat raporu) Anadolu'da Kürtleri Türklere karşı ayaklandırmak, "Kuvayı Milliye" hareketine karşı gelmelerini sağlamak amacıyla kurulmuş olan "Kürdistan Teali Cemiyeti"’nin kurucuları arasında Said-i Kürdi (Nursi)’nin de adı geçmektedir.

 

(DEVAM EDER)

 

MAKALE Yorumları