Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. SEVİLAY ZORLU
PSİKİYATRİST
mail_outline : drsevilayzorlu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

21.08.2017

Okunma Sayısı

1230

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Koşulsuz Sevme/Sevebilme

Kalbin kendi nedenleri vardır, akıl da bundan bihaberdir…” Nietzsche

Sevgi esnektir ve karşısına çıkan sorunlarla başa çıkacak kadar güçlüdür.

Her insan sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır.

Her insan, kendini değerli hisse­debilmek için sevgiye gereksinir.

Her insan, sevildiğini, kabul gördüğünü ve kendisi­ne değer verildiğini görmek için bir kaynağa gereksinir. Başkalarından alamasanız bi­le, kendi kendinize sevgi göstermeyi bilmelisiniz.

                       SEVGİ

Sevgi yaşadığınız bir duygudur. Sevgi gördüğünüz zaman bunu tanırsınız. Sevgi bir tutumdur. Sevgi, sevdiği biri için her an en iyisini ister. Sevgi bir karardır ve her gün yeniden verilir. Sevgi ekilmesi gereken bir beceridir.

Kimileri, sevginin sahip olduğumuz ya da olmadığımız bir şey olduğunu düşünür. Herkes sevgiyi tanır ve buna karşılık verebilir, sevgi göstermek öğrenilebilecek bir be­ceridir. Koşulsuz sevgi göstermek ise başlıbaşına öğrenilebilecek bir beceridir.

SEVGİ KAYNAKLARI

  1. Ana-babanız,
  2. Kendiniz,
  3. Sizin için önem taşıyan diğer insanlardır.

       İnsanın anne ve babası, koşulsuz sevgi aldığı baş­lıca kaynaktır. Geçmişte onlardan yeterince sevgi görmemiş bile olsanız, buna takı­lıp kalmanın bir anlamı yoktur.

Başkalarından sevgi görmemişseniz, niye kendi ken­dinize sevgi göstermeyesiniz? Öte yandan eşinizden, akrabalarınızdan ya da arkadaş­larınızdan da sevgi görebilirsiniz. Ancak onların sevgisi bir dereceye dek koşulsuz ola­bilir. Onların göstereceği sevgi, büyük bir olasılıkla kendilerini ne denli sevdikleriyle ilintili olacaktır.

Sevgisine güvenebileceğiniz tek kaynak vardır, o kaynak da doğrudan kendinizsiniz. Ayrıca, kendini geliştirmenin ön koşulu da sevgidir. An­cak bunun tersi doğru değildir. Çok üretken olmak ya da çok başarılı olmak, insanın içindeki sevgi boşluğunu doldurmaz.

KENDİNİZİ SEVEBİLMEK

Kendinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir."
Epiktetos

Başkalarını sevebilmek için önce kendimizi sevip saymamız gerektiği sonucu psikolojide yeni bir analiz değildir. Benlik duygusu güçlü olanlar daha sağlıklı ilişkiler kurabilirler. Benlik duygusu gelişmemiş kişiler, ilişkinin içinde kaybolmaktan korktukları için yakınlıktan kaçınırlar.

Başkalarının sevgisi ya da saygısı, benlik saygısının eşdeğeri değildir. Yoksa bu­nun adı "BENLİK SAYGISI" değil "başkalarının saygısı" olurdu.

Başka­larının sevgisi, kişinin benlik saygısının gelişmesine önemli ölçüde katkıda bulunur. Ancak, nasıl ki siz izin vermediğiniz sürece başkalarının eleştirisi sizi yaralamazsa; yi­ne siz izin vermediğiniz sürece başkalarının sevgisi de benlik saygınızın gelişmesine katkıda bulunmaz. Bu, başkalarının yakınlığını küçümsemek anlamına gelmez, ancak benlik saygısı, benlik saygısıdır, kişinin kendi benliğini sevip, buna saygı göstermesi­ni kapsar. Biri sizi seviyorsa bu çok güzel bir ödüldür, ancak seven biri olmasa bile siz kendinizi sevebilirsiniz.

     SEVGİNİN ETKİN YANI: KENDİNİ GELİŞTİRME

“Dünyanın kederinin %90’ı, iinsanların kendilerini, yeteneklerini, zaaflarını ve hatta gerçek faziletlerini bilmemelerinden kaynaklanıyor. Birçoğumuz hayatı tamamen ona yabancı olarak yaşıyoruz…” Sydney J.Harris

Benlik saygısının düşünsel bir yanı olduğu denli yürekten yansıyan bir yanı da var­dır. Bu özellikle kendini geliştirme için geçerlidir. Kendini geliştirme, özünüzde var olanın üzerine çıkma olarak da tanımlanabilir. Olabileceğiniz en iyi insan olma yo­lunda yürümenizdir. Dolayısıyla kendini geliştirme, gizil güçlerinizi ve yeterliklerinizi geliştirmek, olgunluğa ermek ve hem kendiniz, hem de başkaları için daha insancıl olmaktır. Kendini geliştirme ya da olgunlaşma özünüzü gün ışığına çıkararak daha çok parlamasını sağlamaktır.

Özünüzü saklayan bilişsel çarpıtmalardan kurtulduktan sonra yapacağınız birin­ci iş sevgi dolu ve kendinizi geliştiren davranışları seçmek, ikinci iş sevgi dolu olma­yan ve sizi kendinizi geliştirmekten alıkoyan davranışlardan kurtulmaktır.

Bu davra­nışlar, öfkelenme, madde kullanımı, çok yemek yeme, sağlıksız beslenme, hiç spor yapmama, az uyuma gibi davranışlar da olabilir.

Kendini geliştirme, en önemli yaşam sevinci kaynaklarındandır. Diğer bir deyişle benlik saygısı, kendi kendine "öy­lesine yetme" demek değildir. Dolayısıyla benlik saygısı, kendini kabul etmenin yanı sıra insanın kendisinin gelişmesine, kendi içinden filizlenmesine, sürgün vermesine izin vermesidir.

   KIYASLAMA TUZAĞINA DÜŞMEYİN

“Kendini başka bir insandan üstün görmek hiç asil değildir. Gerçek asalet dünkü halinizden üstün olmaktır .“ Hint Atasözü

Kıyaslama tüm mutsuzlukların ve özsaygının çöküşünün temelidir. Kendimizi başka biriyle kıyasladığımızda, kendimizi ondan daha üstün ya da aşağıda görürüz.

       Diğer insanların bizden daha iyi olduğunu düşünmek istemeyiz bu KİBİRdir.

       Diğer insanların bizden daha kötü olduğunu düşünmek istemeyiz bu da DEĞERSİZLİKTİR.

       Hırs huzurun düşmanı olabilir. Yapmak istememeyi de tercih edebiliriz. İstemek, arzulamak, bir şeyin kendisinde olmasını istemek ya da kendisine de yapılmasını dilemek olarak tanımlanabilir. Kendimiz için istemeden de bir başkasını takdir edebilir, hayranlık duyabiliriz.

KENDİNİ GELİŞTİRME SÜRECİNDE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN İLKELER;

İnsanlar bedensel, zihinsel, toplumsal ve içsel (manevi) olarak gelişmek üzere tasarlanmış ve yaratılmıştırlar; yeterliklerimiz beslenirse ve üzerinde çalışılırsa bu sağlanmış olacaktır. En büyük beslenme kaynağı sevgidir.

  • Yeterliklerimizi geliştirmek kendimizi sevmenin bir yoludur. Bunları paylaş­mak ise başkalarını sevmenin bir yoludur.
  • Kendini geliştirme, kendine koşulsuz değer verme ve kendini koşulsuz sevme­nin doğal bir uzantısıdır.
  • Kendini geliştirme, yüksek derecede bir yeterlik düzeyi değildir, kendi­ni geliştirme "Yapabilirim" ya da "İstediğim doğrultuda ilerliyorum" algısıdır. İstediğiniz sonuca tam olarak ulaşamasanız bile, aldığınız yol sizi mutlu eder.
  • Yeterliklerimizi geliştirmek değerimizi değiştirmez, artırmaz ya da değerli ol­duğumuzu kanıtlamaz. Kendimizi geliştirdikçe değerimizi dışa vururuz; benlik algımızı değiştiririz; kendimizi daha çok beğenir, kendimizden daha çok doyum sağlar ve kendimizden daha çok tat alırız; gerçek, öz benliğimizi daha açık seçik görürüz; kendimizi gün ışığına çıkararak öz benliğimizin da­ha çok parlamasını sağlarız. Zamanla arkadaşlarımızla yaşadığımız iyi deneyimler birbirimize olan güveni artırır ve birbirimizle ilgili olarak daha iyi görüşlerimiz olur. Benzer bir biçim­de kendimizle yaşadığımız iyi yaşantılar da kendimizi daha çok beğenmemizi sağlar.
  • Kendini geliştirme, süregiden bir işlemdir. Hiçbir zaman tam bitmeyecek bir süreçtir.
  • Kendini geliştirme, tek başına yürütülemez, ancak başkalarıyla bir etkileşim içinde sağlanır.
  • Kendini geliştirmenin öğeleri, içsel bir bütünlük sağlamak ve sağlıklı tatlar almaktır. Burada, sağlıklı tatlar derken sanat, güzellikler, eğlenceli uğraşlar, öğrenme, beceri geliştirme, çevreyi güzelleştirme, ya­rarlı çalışmalar, sevgi gösterme gibi etkinlikler anlatılmak istenmektedir.
  • insanlar daha mutlu olacak biçimde kendini geliştirmeyi seçerler. Daha mut­lu oldukça, yaşam sevincimizin artma ve kendimizi daha çok sevme eğilimi­miz artar.

Yukarı doğru giden yol kolay bir yol değildir. Zorlanmayı göze almalısınız.

  • Kendini geliştirme, yarışmacı ya da karşılaştırın bir süreç değildir. Kendi yo­lunuzu ve kendi hızınızı kendiniz seçebilirsiniz.
  • Kendini geliştirme, kendinizle birlikte başkalarını da yukarı çıkarma anlamına gelir.
  • Kendini geliştirme, bir anlamda merdivenin basamaklarını çıkmaktır, bir yere gelmek değildir
  • Ulaşılacak yer, başlıca amaç olduğunda kendini geliştirme tat vermez. Sonuç­la aşırı ilgilenme, bunu düşünüp durma ve "ya başaramazsam" korkusunun kökenleri hep aynıdır: Koşullu değer verme ve koşullu sevgi...
  • Gelişme dağa tırmanma gibidir. Ayağınızın yere sağlam bastığını bilirseniz, kendinizi güven içinde yukarı çekersiniz ve bundan zevk alırsınız. Kendine ko­şulsuz değer verme ve kendini koşulsuz sevme, ayağınızın yere sağlam bastı­ğı alanlardır.
  • Dağa tırmanırken sizi yolunuzdan alıkoymak isteyenler olabilir. Bu durumda, "En iyisini yapıyor olmayabilirim, ancak yine de kendimi sevi­yor ve kendime değer veriyorum ve kendimi sürekli geliştiriyorum" ; "Deniyorum", "Öğreniyorum", "Kararlıyım ve yolumda ilerliyorum", "Yeni başladım, doğru yolu bulmaya çalışıyorum", "Denemekten zevk alıyorum", "İlerleyebileceğimi düşünüyorum", "Çabala­rımdan ötürü kendimi beğeniyorum", "Üzerinde çalışıyorum", "Bugün dün­den daha iyiyim" ya da "Direniyorum"dur.

Benlik saygısı, yalnızca olumlu düşünmek demek değildir. Kendi kendinize ne den­li olağanüstü ya da yetkin olduğunuzu söylemek de değildir. Böyle düşünmek, olgun ol­mayan bir tür düşüncedir ve kişiyi zora sokar; çünkü gerçekliğe dayanmaz. Benlik say­gısı olan kişiler kendilerini "şişirmeye" gereksinmezler. Kendilerini yeterince güvende hissettikleri için güçlü ve güçsüz yanlarını bilirler.

Öz benliğinize gerçekten saygı duyar­sanız, ilerleme sürecinde kendi kendini yüreklendirebilir ve daha iyimser olursunuz.

“Diğerlerinin gücüne ve yetkinliklerine inanarak geçirdim hayatımı; asla kendiminkilere inanmadım. Şu anda, büyülenmiş gibiyim. Yeteneklerimin var olduğunu keşfettim. Bu eski bir paltonun astarında servet bulmak gibiydi” Joan Mılls

 

www.antalyaterapipsikiyatri.com

www.antalyacinselterapi.com

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5

Tel: 0 (242) 316 98 99

facebook.com/antalyaterapipsikiyatri

twitter/ Dr.SevilayZorlu

MAKALE Yorumları