Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HADİ İSTANBULLU
GİRİŞİMCİ HAYAT
mail_outline : hadiistanbullu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

20.02.2018

Okunma Sayısı

1432

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

KOSGEB Yeni Girişimcilik Desteği 2

 KOSGEB Yeni Girişimcilik Desteği 2

 

Pazar Analizi: Rakiplerimiz Kim?

         Yeni girişimci desteği başvuru formunda belirtilen bilgileri açıklamaya devam ediyoruz.  Müşterilerimize varlığımızdan nasıl haberdar edeceğiz? Hangi kanallarla müşterimize ulaşacağız? Bizi nasıl bulacaklar? Ürünümüzü nasıl satın alacaklar? Müşterilerimize ulaşmak için aracılar kullanacakmıyız yoksa direkt biz mi satacağız?  Toptancı veya perakendeci aracılığı ile satış yapacak mıyız? Bu bilgilerin ayrıntılı olarak yanıtlanması gerekiyor. Rakiplerimiz kimlerdir? Bizim onlara göre avantajlarımız var mı? Onların bize göre üstünlükleri var mı?  Rakiplerimizin kapasiteleri ciroları, ortalama müşteri sayıları nelerdir? İş yerini kuracağımız bölgede rakiplerin yanında iş yerimizi açtığımızda satış yapabilecek miyiz? O bölgede yeni bir iş yerine ihtiyaç var mı? Rakip analizimizi iyi yapamazsak iş yerimizi açtığımızda müşteri bulmaktan sıkıntı yaşarız. Yanlış yere iş yerimizi açarsak o bölgede faaliyette olan iş yerlerine de zarar verebiliriz. Hem kendi işimizi zora sokarız hem de rakipleri işlerini bozarız. Kısıtlı müşteri kapasitesi olan yerlerde bu durum sıkça olmaktadır. İşyerini açacakları bölgede yeterli müşteri analizi ve potansiyelini araştırmayan işletmeler hem kendilerini batırmakta hemde diğer işletmeleri zarar ettirmektedirler. Gelişmiş ülkelerde herkes her yere kendi belirlediği yere kolaylıkla iş yeri açması sınırlandırılmıştır. Belirli bölgelerde belli iş gruplarının kapasitesi dolduysa o bölgede benzer işletmelerin açılmasına izin verilmemektedir. Yeni iş yeri açacaklara belirli bölgeler önerilmekte sadece oralarda iş yeri açmalarına izin verilmektedir. Ülkemizde henüz böyle bir olgunluk gelişmemiştir. Her yere bililinçsizce rastgele yerlere açılan iş yerleri zarar edip kapandığında bedelini sadece işi kuranlar  değil toplum da ödemektedir, milli servetlerimiz yok olmaktadır. Ticaret odalarımız, Esnaf odalarımız ve diğer konu ile ilgili kurumların bu konuda etkin çalışması henüz yoktur.

 Ürünlerimizin Fiyatlandırmasını   nasıl yapmalıyız ?

         Ürünlerimizde birçok fiyatlandırma yollarından birini seçebiliriz.  Maliyete dayalı fiyatlandırma da  ürünlerimizin fiyatlarını maliyetlere göre belirleriz. Burada ölçümüz maliyet üzerine koyacağımız kar oranıdır. Çalıştığımız sektörde ortalama kar marjı yüzde kaç ise  bunun üzerinden fiyatımızı belirleriz. Bazı sektörlerde bu oran yüzde yirmi iken bazılarında yüzde elli veya yüzde yüzü bulmaktadır.

Talebe Dayalı Fiyatlandırma: Bu fiyatlandırma yöntemi de ürünlerimize gelecek talebe göre fiyatımızı belirlemektir. Talep yüksek se fiyatımızı artırır, az ise fiyatımızı azaltırız. Maliyetlerimizi de göz önünde bulundurarak fiyatlarımızı belirleriz. Talep te fiyatı ayrıca oluştururken yüksek talepte bulunan bazı müşterilerimize indirim yaparak fiyatlarımızı belirleyebiliriz. Farklı taleplerde bulunan müşteri gruplarına farklı fiyat stratejisi uygulayabiliriz.

Rekabete Dayalı Fiyatlandırma da ise ürün veya hizmet fiyatlarını belirlerken rakiplerimizin fiyatlarını göz önüne alırız. Rakiplerimize göre onlar hangi fiyatlardan satıyorlarsa bizde buna uyar, benzer fiyatlardan satışlarımızı yaparız. Piyasalarda bazen yıkıcı fiyat rekabetiyle rakiplerden çok aşağıda fiyatlar belirlenebiliyor. Bunun nedeni piyasaya hızlı girmek isteyen ve rakiplerin satış üstünlüğünü ele geçirmek isteyen işletmelerde olabiliyor. Hatta fiyatlarını maliyetlerinde altında vererek rakiplere zarar ettiren işletmeler çıkabiliyor. Bu durum zaman içinde her iki firmaya da zarar veriyor. Bazı güçlü firmalar da haksız rekabete girerek başlangıçta düşük fiyat uygulamasıyla rakiplerini alt edebiliyor. Güçlü firmalar yıkıcı rekabet sonunda rakip firmaları zarar ettirip piyasadan çekilince kendisi piyasaya hakim oluyor yani tekelleşiyor ve istediği fiyattan piyasada yer bulabiliyor. Bu durum piyasada haksız rekabet yarattığı ve tüketiciler aleyhine olduğundan birçok ülkede yasaklanmıştır, ağır cezalarla önlenmeye çalışılmaktadır.

Psikolojik Fiyatlandırma da ise ürünlerimiz özel bir ürün se ve benzeri yoksa çok önemli bir ihtiyacı karşılıyorsa işletmeler yüksek fiyatlardan piyasaya girebilmektedirler. Yeni çıkan teknoloji ürünleri buna örnektir. Önce yüksek fiyattan piyasaya girer ürünler sonrasında piyasa doygunluğa ulaşınca ve rakip ürünler geldikçe fiyatları düşer ve firma bu kez yeni bir ürün geliştirerek piyasada yüksek fiyat uygulamasını sürdürür. Ürün yaşam döngüsü diyebileceğimiz bu durumda tıpkı insanların yaşam öyküsü gibi ürünler doğar büyür ve ölür. Yerine tekrar yenileri çıkar. Ürünlerin ölümü yenilenmeyi yaratır tıpkı yaşam gibi.

 

MAKALE Yorumları