Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
İBRAHİM AKKAYA
ÇERÇEVE
mail_outline : iakkaya07@mynet.com
Dinle

Yayın Tarihi

27.01.2020

Okunma Sayısı

2030

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Konyaaltı'nda salgın hastalık varmış !..

Türkiye'nin de Antalya'nın da gündemi elbette hepimizi derinden yaralayan Elazığ ve Malatya depremi. 40'a yakın vatandaşımızın hayatını kaybetmesi çok acı, karakışta sokakta kalan insanların dramı aslında hepimizin dramı.

AFAD ve UMKE'nin göçük altında kalanları kurtarma beceri ve heyecanları takdire değer. Ancak bir noktayı da gözden kaçırmamak gerekli. Bir bölümü birinci derece deprem kuşağında olan Antalya dahil ülkenin hemen her yerinde olası bir deprem felaketinde nasıl davranacağımızı bilmiyoruz. Halkı bilgilendirme, depremden en az zararla kurtaracak eğitim çalışmalarını da yapmıyoruz.

Burada hemen 'Deprem Master Planı' devreye giriyor. Antalya Büyükşehir Belediye başkanlarının bugüne kadar  'çok maliyetli-çok pahalı' grekçesiyle yaptırmaktan kaçındıkları plan. Acı ama gerçek Antalya'da ve Akdeniz'de çeşitli büyüklükte  sıkça depremler olduğu halde yerel yönetimler kulağının üzerine yatmaya devam ediyor. O kadar ki olası bir deprem felaketinde belirlenen toplanma alanları konusu tam bir komedi. Bazılarının sadece tabelası var. Bazılarının üzerinde AVM ya da beton bloklar var.

Elazığ ve Malatya depremleri öncesinde Antalya'nın gündemini CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in eski yönetimce AKP yanlısı sanatçı Hülya Koçyiğit'in damadı Alkoçlar'a altın tepside sunulan Konyaaltı sahili ihalesini iptal etmesi oluşturuyordu. Başkan Böcek, öylesine anlamlı bir uygulamaya imza attı ki dünyanın dört bir yanında ses getirdi.

Bugün bu 'rantçı- ballı ihale' ile ilgili olarak Sayıştay raporunda yer alan çok çarpıcı bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun AKP'li Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel dönemi için soruşturma başlatıldığı şeklindeki açıklamasını anımsatmak, soruşturma açılması kararının ne denli isabetli olduğunu vurgulamak istiyorum.

Sayıştay raporuna göre Damat Bey'e adrese teslim ihale ile peşkeş çekilen Konyaaltı sahili için yapılan 135 milyonluk 3 ihale, 'Doğal afet, salgın hastalık, savaş gibi acil durumda' uygulanması gereken yasa maddesi uygulanmış. Yani dünyanın gözdesi sahil için yapılan rant amaçlı ihaleyi iptal etti diye Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'i tehdit edip, "yargıda hesaplaşacağız" diyen torpilli damat ekonomik olarak bir an önce rahatlasın diye AKP'li eski Başkan Menderes Türel, Konyaaltı sahili ihalesini, 'doğal afet, salgın hastalık, savaş, acil durum' gerekçesiyle  gerçekleştirmiş. Konyaaltı peşkeşi için bu nedenle 'ballı ve rantçı ihale' deniyor. Türel yönetimi, Sayıştay'ın denetim raporuna karşı yaptığı savunmada, bu işlerin acil durum gerektirdiğini öne sürüp, üst yönetimlerin onayının alındığını savunmuş.

 

Bitmedi Sayıştay raporunda başka çarpıcı noktalarda var. AKP'li Türel, Konyaltı sahili dışında 240 milyon lirayı aşan 7 ihaleyi de doğal afet, salgın hastalık, savaş gibi acil durumlar için uygulanması gereken yasa maddesi uyarınca yaptırmış. Bu yasaya arkadan dolaşma anlamına gelen Türel dönemi uygulaması da doğal olarak Boğaçayı Projesi'ni pardon bataklığını işaret ediyor.

Bakınız Sayıştay raporunda 3'ü Konyaaltı sahili için yapılan 10 şaibeli ihale şu ifadeler yer alıyor : "Bu işlerin hiç biri aciliyet gerektirmez. Bu şekilde ihale verilmesi şeffaflığa aykırıdır" Demek ki AKP'li eski yönetim, ihaleleri şeffaflıktan uzak, halktan ve basından gizleyerek ve yasaya arkadan dolanarak yapmış. Menderes Türel yönetimi için başlatıldığı söylenen soruşturmada bu ihaleler dikkate alınacak mı elbette takipçisi olacağız.

 

MAKALE Yorumları