Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
Y. Mimar ERCAN EVREN
DUAYEN
mail_outline : erevren1932@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

30.03.2020

Okunma Sayısı

466

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Konut Binalarının Katları Nasıl Belirlenmelidir?

Geçen haftaki “Kaderimiz” başlıklı yazıma şöyle bir yanıt geldi:

Kader de, ilahi program da Allah’ın buyruğu değil mi? Ne fark eder.  Doğru ikisi de Tanrı buyruğu ama şöyle bir fark var: Birinde mutlak inanç diğerinde ise rasyonel bir davranış var. “Bana bir şey olmaz” sözü de kaderciliğin getirdiği bir vurdumduymazlıktır. Eğer, kaderde virüsten ölmek varsa insanın bundan kurtuluşu yoktur. Bu düşünce de insanı biraz sorumsuz ve teslimiyetçi yapar. Diğeri ise sorunu araştırma, nedeni bulma, çare üretme gibi rasyonel davranışlar içeriyor.

Gelelim kendi konumuza. Biz fakülteden mezun olduğumuz yıllarda (1956) imar planlarında katsayı diye bir şey yoktu. Genellikle caddelerin genişliğine ve önemine göre buradaki binalara kat verilirdi. Geniş yollarda katlar yüksek, dar sokaklarda alçak olurdu. Çekme mesafelerini bıraktıktan sonra; verilmiş bu kata göre, inşaatınızı yapardınız. Bu yöntem ister istemez küçük parselasyonları gerektirmiş ve şehirler çok monoton bir görünüme bürünmüşlerdir. Bu durum ekonomik bir dengesizlik de doğurmuş, geniş yollar üzerindeki arsalar diğerlerine göre daha fazla rant getirmiştir. Kat sayı ise çok sonralar imar planlarında gündeme gelmiştir.. Antalya’da 1984 yılında uygulandığını hatırlıyorum. Serbest kat sayısını ise hiç hatırlamıyorum. Bu ancak Bakanlığın özel hazırladığı planlarda olabilir. Katsayı daha esnek çözümler sunabildiği ve daha büyük parsellerde uygulanabildiği için mimarlara daha fazla çözüm üretme ve kompozisyon yapma olanağı sağlamıştır. Maalesef mimarlarımız; yaratıcılık yerine, kopyala yapıştır sistemi ile bu imkanı kullanamamışlar, monoton çirkinlik şekil değiştirerek devam etmiştir. Kat sayıdaki bazı aksaklıkları düzeltmek yerine eskiye dönmeyi anlayamıyorum. Bunun görünmeyen bir mahsuru da yoğunluğu artırması olacaktır. Hep söylediğim gibi imar planlarında esas yoğunluk olmalıdır. Katların alçak veya yüksek olması önemli değildir. İdeal yoğunluk 600-400 Kişi/ha olarak; şehir merkezinden kırsala doğru, değişmektedir.

Aşağıdaki verilere göre; 20x50 büyüklüğünde 1000 m² lik bir arsa üzerinden,  bir örnek vermek istiyorum (Yaklaşık değerlerle):

  1. 5 katlı çözüm: toplam inşaat alanı= 2000 m² - 17 daire – 76,5* kişi -Çekme mesafeleri: Komşudan 5 m.- yoldan 5 m. (eskiden 3 m. İdi)- Arka bahçe mesafesi 5 m. (eskiden h/2 idi)
  2. 1,2 katsayı ile: toplam inşaat alanı= 1200 m² - 10 daire – 45 kişi (Burada kat önemli değil 5 de olabilir 10 da. Tabii maksimum kat adedi belirlenebilir. )
Katları alçaltıyoruz derken yoğunluğun %60 artığının farkında mısınız?

Bu tam anlamıyla bir “Cambaza bak, cambaza “ taktiği.

*Bir ailenin 4,5 kişi olduğu kabul edilmiştir.

MAKALE Yorumları