Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
VAHDET NARİN
OBJEKTİF BAKIŞ
mail_outline : vn@vahdetnarin.com
Dinle

Yayın Tarihi

07.03.2018

Okunma Sayısı

2586

Makaleyi Paylaş

Kıssadan Hisse

İngiltere'de doğdu. Oldukça güzel ve hareketli bir kızdı. (*)

Babasının işi nedeniyle Afrika'ya taşındılar. Uganda’ da tam bir yerli hayatı yaşadı. Londra’ya döndüğüklerinde, bale, şan, tiyatro dersleri aldı. Sahnelerde olmayı düşünüyordu ama genç yaşta aşık oldu ve evlendi. Yaşça büyük ve zengin olan eşi ile yollarını ayırdılar. Tekrar aşık oldu ve çok daha zengin olan yeni eşi ile ikinci evliliğini yaptı.

Dünyanın önemli şehirlerinde çok lüks bir hayat yaşadı ama, mutlu değildi. Afrika savanlarında koşturan ruhunun aradığı bu yaşam değildi, tekrar boşandı.

Küçücük bir yelkenli aldı, tek başına, Akdeniz'e açıldı. Yunan adalarına demirledi. 20 yıl süreyle adalar arasında dolaşırken Ege Denizini avucunun içi gibi bilen, tecrübeli bir kaptan oldu.

1975 yılında ilk defa Marmaris'e ve Dalyan'a geldi. İztuzu plajına vuruldu adeta. Bir sonraki sene tekrar geldi, daha sonraki yine, yine, yine geldi. Ayrı duramıyordu.

 

64 yaşındayken (1986) her şeyini sattı, Dalyan'a taşındı. İztuzu plajında derme çatma, ilkel bir barakaya yerleşti. Bir sabah uyandı ki etrafı carettalarla dolu. Meğer yuvasını, karettaların yuvasına yapmıştı. Çocukluğundan beri süregelen arayış bitmişti, kaplumbağaları evlat edindi.

 

İztuzu Plajı'na beş yıldızlı otel yapılacağı anlaşıldı. İngiliz-Arap ortaklığı, 1800 yataklı bir otel dikilecekti. Doğal Hayatı Koruma Derneği'yle elele verdi, dünyayı ayağa kaldırdı. ABD'de İngiltere'de İsviçre'de kampanya başlattı, Turgut Özal hükümetine geri adım attırdı, otel projesini iptal ettirdi, İztuzu plajı SİT alanı ilan edildi. Karettalar ilelebet kurtuldu. Bir daha böyle bir tehlike yaşanmasın diye Deniz Kaplumbağaları Koruma Vakfı'nı kurdu. Vakfın kurulması için gerekli olan parayı da kendi cebinden verdi.

2009 yılında 87 yaşındayken Türk vatandaşı oldu.

Söz konusu hanımefendi Joan Christine Fairey Haimoff, çevrede “kaptan June” olarak tanınıyor. Hala aynı barakasında yaşıyor. 1966 model vosvosuyla Dalyan sokaklarında dolaşıyor, bilgisayar kullanıyor, gündemi takip ediyor, İztuzu'na çivi çakılmasın, karettaların üreme alanlarına zarar gelmesin, doğa tahrip edilmesin diye mücadelesini sürdürüyor.

94 yaşında…
Memleketinden binlerce kilometre uzakta, bölgedeki tüm çevreci eylemlere en önde katılıyor. Bizim memleketimizi, bizim topraklarımızı, bizim doğamızı, bizim faunamızı korumaya çalışıyor...

Ben, gerek bireysel gerek ülkem gerekse dünya penceresinden sahip olduğumuz değerleri korumada bu yaşam öyküsünden hissemi alıyorum.

Sahip olduğumuz değerleri sadece sosyal medya vatanseverliği, duyarlılığı ve sorumluluğu ile korumaya çalışanların da kıssadan alması gereken önemli hisseler olduğunu düşünüyorum.

Durum ortada, çöpümüzü tenekeye atamıyor, çiçeği kopartmadan, insanı kırmadan sevemiyoruz. Katma değer yaratamıyor ve üretemiyoruz ama sınırsızca tüketiyoruz.

Çocuklarımızı ne kadar eğitebiliyoruz bilmiyorum ama “sorumsuzluk ve talan ruhunu” yaşayarak, yaşatarak öğretiyoruz.

 

---------------------------------

 (*) Joan Christine Fairey Haimoff’ un hayat hikayesi “düşünen akıl” sayfasından alınmıştır.

MAKALE Yorumları