Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
TURGAY ALP
VİZYON
mail_outline : alp_turgay@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

02.11.2018

Okunma Sayısı

998

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kırcami'nin geleceğini yazmıştım

Kırcami İmar Planları yargıdan döndü. 6 ocak 2018 tarihli köşe yazımda yapılan yanlışları da dile getirmiştim. Aynen dediklerim çıktı. Hafızalarınızı tazelemek adına "Antalya'yı betonlaştırmaya" başlıklı  yazıyı sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum. 

Turgay ALP

 

Antalya’yı Betonlaştırmaya…
Akabinde ucuz konutlar ile göç aldırmaya nasıl kıyılıyor?
Tabii ki bu sözüm Büyükşehir Belediye meclisindeki tüm siyasilere.
20 yıldır tarım arazileri olan Kırcami ve Topçular mevkiini sen imara aç,
yaklaşık olarak 200-250 bin nüfus için planla.
Sonrası….
Arkasından kuzey batı çevre yolunu alelacele açarak batı Kepez ve kuzeyini adı üstünde (sur)larla çevrili 60 binlik konut projesine teslim et.
1.ncisi hemen aklımıza şeytanı taşlamak geliyor.
Kırcami halkının arazilerine yapılacak konutlar, villalar, rezidansların değeri kepez altı projesi ile düşürülmek mi isteniyor?
2.ncisi batı Kepez altında aniden ortaya çıkarılan bu konut projeleri bizce, Kırcamililere siyasilerce ters köşeye yatırılarak ders mi veriliyor..
3.ncüsü kısa sürede bitecek ve pastanın kaymağını yiyecek olan kuzey batı (sur)lar projesi ve çevresindeki arkası gelecek araziler de kimlerin rantı vardır merak edilmektedir?
Bence Antalya bu kadar konutu göçü ve büyümeyi kısa zamanda kaldıramaz. Şu an bile Antalya’da 50 bine yakın boş yeni konut vardır.
1+1, 2+1 gibi çoğalan ucuz daireler şehrin ekonomik düzeyini aşağıya çekerek, dar gelirli ailelerin, emeklilerin, üretici değil tüketici kişilerin barınacağı, sosyal, eğitim, kültür düzeyi ve sosyal yaşamı düşük bir yerleşim ile Anadolu kentine dönüşmesine neden olacaktır.
Antalya, Avrupai özellikte ki turistik tesisleri, üstün turizm hizmeti ile çağdaş şehircilik anlayışını da paralel seviyede götürmek zorundadır.     
Bazı Büyükşehir Belediye Başkanlarının değişimi ile orta çıkan metro ihalelerinin iptalleri, bazı yeşil alanların plan değişikliği yapılaşmasına izin verilmesi “ben yaptım oldu” deyip acele ile gerçekleştirilmesi maddi zararlar yanında doğaya tahrip etmesi kaygı vericidir.
Kamuoyu olan biz yaşayanları, Antalya’nın bu denli hesapsız kitapsız betonlaşması, göç alması bizleri endişelendirmektedir.
Şehir içi yolların yetersizliği, ulaşımı ve zamanı menfi yönde etkilemesi, yakıt yüzünden hava kirliliğinin sağlığa zarar verici hale dönüşmesi, kanalizasyon altyapısı, arıtma ve desarj tesislerinin ihtiyacı karşılayacak derecede yapılması ve daha birçok tedbirlerin ciddiye alınması gerekir.
Ulu önder Atatürk’ün “Antalya dünyanın en güzel yeridir” ifadesi bir kez daha ciddiye alınarak bu doğa güzelliğine kıymamak gerekir….. 

MAKALE Yorumları