Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

25.01.2013

Okunma Sayısı

9172

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kemik sızlatan ceza!

İyilik yapacaksın, kötülük bulacaksın. Arabanı birine iyilik olsun diye vereceksin, büyük ceza ödeyeceksin. Hayatının cezasını. Buna vicdan dayanır mı?

Olay
 
Gündoğmuş CHP İlçe Teşkilatı bir yemek düzenler.
 
2001 tarihinde.
 
Dönemin İl Başkanı Mustafa Çetin Kaya, yemeğe gitmek için CHP’nin en aktiflerinden olan Nail Kamacı’dan arabasını ister.
 
Nail Kamacı, örgütçülüğünün de getirdiği sorumlulukla, milyonlarca lira değerindeki arabasını Mustafa Çetin Kaya ve arkadaşlarının altına vermekten kaçınmaz.
 
Yemeğe gidilir.
 
Yemekten sonra dönüş yolanda kaza olur.
 
CHP’nin o dönem İl Başkanı olan Mustafa Çetin Kaya ve araçtaki 2 kişi ölür.
 
Görkemli bir cenaze töreni yapılır.
 
CHP tüm kadrolarıyla katılır.
 
Üzüntü son hadde ulaşır.
 
Aradan tam 5 yıl geçer. Zaman aşımına 12 saat kala Mustafa Çetin Kaya’nın eşi gider ve “Kan davası” açar.
 
Nail Kamacı, arkadaşına iyilik olsun diye verdiği aracın sahibi olmaktan yargılanır.
 
Kamacı, CHP’ye zarar gelmesin diye bu durumu herkesten saklar.
 
O dönem bir tek Beyaz Akdeniz Gazetesi’nde vicdan sızlatan dava diye biz haber yapmıştık.
 
Dava sonuçlanır ve Türkiye’de bir ilk olarak, “Emanet olarak verdiği araçta, aracının hiçbir eksikliğinden kaynaklanmayan” kaza sonrasında ölen bir kişi için öyle bir tazminat rakamı çıkar ki, duyanın dudağını uçuklatacak bir rakam: 800 milyon lira…
 
Karar temyiz edilir. Mustafa Çetin Kaya’nın işe kocasının hatıralarını bir yana bıraktığı için anında Nail Kamacı’ya, üstelik karar temyizde görüşülüp dönmeden icrai işlem başlattırır.
 
İşte bu durum Nail Kamacı’nın vicdanını huzursuz etmiş olmalı ki, Kamacı, bu durum için dün basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldı.
 
Kamacı’nın şu sözleri çok ilgimi çekti: Siyasetçi olmasaydım, aracımı vermek zorunda kalmazdım, ceza da almazdım. Siyaset yapıyorsanız, bu tür dayanışmalar kaçınılmaz olacaktır. Ben siyasi olmamın cezasını çekiyorum. Bundan sonra arabamı kimseye vermem…
 
Kamacı’nın Avukatı Okan Köken, aracınızı vermeyeceğiniz gibi yanınıza bir arkadaşınızı yolcu olarak alırken de düşünün diye de ekledi.
 
Ceza kime?
 
Ben o tarihi çok iyi hatırlıyorum. Çünkü Antalyalı Gazetecilerin içinde o dönemde Mustafa Çetin Kaya ile belki de en samimi olanı bendim. Daha önce yazmıştım. Kaza öncesi gelip beni Yeni İleri’de ziyaret etmişler, oradan Gündoğmuş’a hareket etmişlerdi.
 
Bir insana arabasını verdiği için dava açmak, gerçekten yürekleri burkuyor.
 
Mezarda yatanlar için ne söylenir yazamıyorum.
 
Suçları günahları yok ama işte.
 
Kaza olduğunda yolun bozuk olmasından kaynaklandığını yazmıştık.
 
Karayolları o yolu asfaltlayıp mıcır dökmüştü ve hiçbir işarete rastlanmamıştı.
 
Araç mıcırda kayıp takla atmış, uçuruma yuvarlanmıştı.
 
Nasıl oldu bilinmez, rapordan mıcır olayı çıkarılmış. Karayolları’nın suçu tutanaktan atılmış. Ve cezanın tamamı iyilik olsun diye aracını arkadaşlarına veren Nail Kamacı’ya yıkılmış.
 
Yazık, bu duruma getirenler oturup düşünsünler.
 
Yaptıkları ne kadar doğrudur diye.
 
Çok üzücü, kemik sızlatan, vicdan sızlatan bir durum.
 
İnşallah vicdanen düşünürler de konuyu bu noktadan daha makul bir noktaya taşırlar.

MAKALE Yorumları