Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HADİ İSTANBULLU
GİRİŞİMCİ HAYAT
mail_outline : hadiistanbullu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

14.12.2015

Okunma Sayısı

2328

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kazanan Kuruluşlar için: Önce Eğitim, sonra Girişim

          Sürdürülebilir iş kurmak kolay değil, öyle her baba yiğidin  de harcı değil.   Kolay para kazanmak devri artık kapandı.  Azıcık sermaye bulan  hemen köşeyi dönmek istiyor. İşi resmiyette kurmak çok basit. Önemli olan onu sürdürebilmek. Başarı; işletmeyi ölçülebilir, sürekli gelir getiren bir işe dönüştürebilmek.  Kolayca kurulan hesapsız işletmelerin   sonları  ortada. Caddeler kiralık, devren satılık iş yeri ilanları ile dolu. Çoğu  6 aya varmadan kapıya kilit vuruyor. Neden ?  Çok basit   müşteriyi bulmadan  doğru dürüst piyasa, pazar araştırması yapmadan işlerini  kuruyorlar da  ondan.    

           Göç yolda düzelir. İşyerini açalım gerisi Allah kerim inşallah başarırız anlayışı ile bir yere varamıyorlar. Maalesef evdeki hesap çarşıya uymuyor. Kulaktan dolma bilgilerle çevrenin yanlış yönlendirmesiyle, birileri kazanıyorsa bu  işten ben de kazanırım mantığı ile sadece sermayenin önemli olduğu inancıyla  çok hızlı  kurulan işler aynı hızla batıyor. Sporda bile müsabakaya hazırlanan sporcular çok uzun hazırlık devresi geçirmek zorundalar. Sürekli formda kalmak, rakibini iyi tanımak ve her türlü inceliği ve oyunu öğrenmek zorundalar. Ancak belli seviyeye geldiğinde yarışmaya çıkabiliyorlar. Gerekli hazırlığı yapmadıysa yenilgi kesin. İşletme açmak da bundan farklı değil elbette. Her işin bir inceliği var. Gözü  karartıp rastgele işlere dalmak cesaret değil  girişimcilik hiç değil.

          Önce  bunun eğitimini almak gerekiyor.   Biz gerçekte müşteriye ne satıyoruz? Ürünümüzün değer önerisi nedir? Hız mı, performans mı, sağlık mı, fark edilmek mi, dayanıklılık mı, uygun fiyat mı, güven mi? tazelik mi? Müşteri bizden gerçekte ne istiyor? Bunu iyi belirledik mi? İşin maliyeti nedir? Hangi teknoloji gereklidir? İleride ne gibi masraflar çıkar, işin müşterisi var mı? Bu müşteri sayısı  bizim işimizi yürütmeye yeter mi? Biz   hangi sorunları çözüyoruz veya ihtiyacı karşılıyoruz?  Başkaları bu sorunu nasıl çözüyor, bizim farkımız nedir? Neden bizden satın alsınlar?  Rakiplerimize karşı   üstün ve zayıf yanlarımız nedir?  Tüm bu ve benzeri sorulara doğru cevap vermeden kurulan işletmeler maalesef başarılı olamıyor.

           Önceden  eğitim almadan ve bir iş modeli  ve planı olmadan  yapılan girişimler sağlıklı kurulamıyor. Uygulamalı  eğitim alıp belli bir iş planı içerisinde hazırlık yapılarak kurulan işletmeler daha uzun süre yaşıyor. Hesapsız kitapsız kurulan işletmelerde kaybeden sadece işi kuranlar değil, aslında toplum olarak kaybediyoruz. Kapanan işletmelerle  sokağa atılan paralar  aslında bizim milli servetimiz.  Doğru konumlanmadan hatalı yerlere açılan işletmeler   yakınlarındaki  benzer işletmelere de zarar veriyor, çünkü haksız rekabet yaratıyor, zaten sınırlı olan müşteri bölünerek her iki tarafında zarar etmesine neden oluyor.  Yurt dışında gelişmiş ülkelerdeki uygulamalarda  her yere her işletme açılamıyor. İhtiyaç olunan yerlere belirli bölgelere nüfus ve pazar yapısına uygun yerlere işyeri açma izni veriliyor. Ayrıca eğitim almakda şart. Benzer uygulamaların ülkemizde de olması dileğimiz.  

          Kosgeb ve İşKur un Uygulamalı Girişimcilik eğitim ve destekleri önemli bir eksiği gidermeye çalışıyor. Desteklerin artması ve eğitimlerin yaygınlaşması gerekiyor. Ticaret Sanayi  odaları ve esnaf odaları da daha yoğun destek ve eğitim sağlamalı ruhsat verirken bazı şartlar aramalıdırlar.  Bilgi ile kurulan girişimler daha uzun yaşarlar.  

MAKALE Yorumları