Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

21.02.2014

Okunma Sayısı

13536

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kavga olmalı mı?

Partilerde müthiş bir kavga sürüyor. Kendi içlerinde. Biri diyor ki, Kürtlere yer verilmemiş, bir diğeri Kürtlere fazlaca yer verilmiş, biri diyor ki Aleviler listeye konmamış, bir başkası alevi partisi gibi olduk, bir başkası bu Burdurlu, bu Kaşlı, bir Çorumlu, bu Türkiyeli bile değil, bu Süleymancı, bu Fethullahçı, bu Nurcu, bu Menzilci, bu içkici, bu takunyalı…

Bunları uzatıp gidebiliriz.

Peki bu kavga olmalı mı?

Bunlar bizden değil mi?

Elbette siyasette mücadele olur.

Tartışma olur.

Kavga bile olabilir.

Ama yorgan gidince kavga bitmez ise bu işin sonu hayra çıkmaz.

Siz kişisel çıkarlarınızı her şeyin üstünde görürseniz, bu iş siyaset değil çıkar noktasına gidiyor demektir.

Yani siz Türkiye’yi ve yaşadığınız kenti değil kendi çıkarlarınız için siyasi mücadele veriyor, kavga ediyorsunuz demektir.

Bir belediyenin listesinde Kürt olmalı mıdır?

Doğudaki bir ilde ne kadar Türk olmalı ise batıdaki bir ilde de o kadar Kürt aday elbette olmalıdır.

Bu kadar ayrışma noktasına gelmemek gerekir.

Böyle tartışmalar ülkeye zarar verecek tartışmaladır.

Bir Kürt veya Türk meclis adaylığında kişisel çıkar gözetmiyor ise hizmet amacı taşıyor demektir.

Her şeyden önce bir insanın meclis üyesi adayı olması bir cesaret meselesidir.

Bu kendine güveniyor demektir, temiz geçmiş göstergesidir.

Kirli adam, sahtekar, üç kağıtçı adam aday olabilir mi?

Eğer bu saydığım unsurlar hukuken olmuş ise zaten yasal noktada adaylığı kabul edilmeyecek demektir.

Ama böyle bir yüz kıraztıcı suçu yoksa, birini resmen dolandırmamışsa, birine dini yönden zarar vermemiş ise, birine saldırmamış, kör testere ile kesmeye kalkmamış ise, dinli, dinsiz, doğulu, batılı, alevi, sünni herkes yasal noktada ülke idaresi için seçme ve seçilme hakkına sahiptir.

Eleştiri noktasına dikkat etmek gerekir.

Önce Türkiye düşünülmeli sonra yaşadığınız kent.

Eğer ülkenin ve yaşadığınız kentin iyi insanlar tarafından yönetilmesini istiyorsanız, iyi gördüklerinize destek olmanız gerekir.

Değilse eleştirmek çok kolaydır.

Oturursunuz, kırk çeşit eleştiri üretebilirsiniz.

Ama bir işinize yaramaz.

Siz kentinizi seviyorsanız, bu kenti kimin yönetecekleri iyi seçmek gerekir.

Ve Antalya’nın da birlik ve bütünlüğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı bulunmaktadır.

Antalya dünya kentidir ve vizyonu olan ileri görüşlü bir yöneticiyi seçmek için akılda birleşmemiz bu kentin yararına olacaktır…

 

MAKALE Yorumları