Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
AHMET DÖKDÖK
MARKO PAŞA
mail_outline : info@beyazakdeniz.com
Dinle

Yayın Tarihi

07.01.2015

Okunma Sayısı

1732

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Katliam savunulamaz!

Canlılara karşı yapılan kıyım, katliam asla savunulamaz.

İnsan olsa da, hayvan olsa da, ağaç olsa da asla çıkar amaçlı yok edilemez.

Ama maalesef Antalya’da yapılıyor, yetkili yöneticilerin sesi soluğu çıkmıyor.

 

—Maden ocağı

 

Türkiye’de en çok maden ocağı izni Antalya bölgesi için veriliyor.

Ve bu işin içinde bir de bilinmeyenler yaşanıyor.

Maden ocağı izni nüfuslu ve siyasi kimlikli kişilere veriliyor.

Onlar da rantlarını alıp devrediyor.

Elbette maden ocağına karşı değilim.

Maden de çıkarılmalıdır.

Ne var ki, canlıları yok ederek olmamalı.

Antalya’da sağır sultan biliyor ardık, maden ve taş ocağı açmak için yüzyıllık ağaçlar katlediliyor, doğa katlediliyor.

Bir de önceki gün çok ilginç bir iddia ortaya atıldı.

Maden ve Taş ocağı açıyoruz diyerek tarihi eser arandığı, bulunan eserlerin de yurt dışına kaçırıldığı iddiası.

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar ortaya attı bu iddiayı.

 

—Yersiz savunma

 

Maden ocaklarının doğayı katlettiği iddiaları üzerine Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 3. grup madenciler komitesi bu iddiaları çürütmek için madencileri savunmaya kalktılar.

Kamuoyuna 800 yıllık ağaçların kesilerek maden ocağı açıldığı yansımıştı.

Hisarçandır bölgesindeki bu katliamın bir an önce durdurulması istenmişti.

ATSO 3. grup madenciler komitesi, katliamı kabul ettiler ama ağaçların 800 yıllık değil, 100-150 yıllık olduğunu iddia ettiler.

Yani özürleri kabahatlerinden büyük bir açıklama.

Elbette böyle bir açıklama yapılınca, ATSO Yönetim Kurulu’nun ve özellikle Başkan Çetin Osman Budak’ın “Çevreye ve canlılara karşı olan hassasiyeti”ni bilen bizler ATSO 3. grup maden komitesinin açıklamasını Budak’ın bilgisi dahilinde yapılmış olabileceğini düşünerek endişemizi dile getirdik.

Böyle bir katliamın savunulamayacağını vurguladık.

Başkan Çetin Osman Budak da, her zamanki hassasiyetiyle bu açıklamadan haberi olmadığını, komitenin, bilgileri dışında bir açıklama yaptığını vurguladı ve komitelerin kulağını da çekti: “ATSO adına açıklamayı ya ben yaparım, ya da yönetim kurulum…”

Ben Çetin Osman Budak’a bu hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyorum. Antalya’nın en büyük mesleki örgütü olan ve 30 bin dolayında tüccar üyeye sahip bulunan Ticaret ve Sanayi Odası gibi bir kuruluşun çevre hassasiyeti olması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Evet hiçbir kimse katliamı savunamaz ve savunmamalıdır.

Bu dünya bizden sonrakilere bırakmamız için bize emaneten teslim edilmiştir.

Eğer doğayı katledersek, emanete ihanet etmiş oluruz.

Bu da hem insanlık adına, hem tanrı katında suçtur.

Bir firma üç kuruş kazanacak diye siz milyonların hakkı olan doğal güzellikleri yok ederseniz, bu doğa da bir gün gelir sizi yok eder.

Herkes bu konuda mutlaka hassasiyet göstermelidir…

 

MAKALE Yorumları