Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
MUHARREM YELLİCE
TÜRKOLOG
mail_outline : myellice07@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

11.01.2019

Okunma Sayısı

1598

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kant'ta idealizm Mekan ve zaman

Mekan ve zaman ,

Bizim dışımızda var olan şeyler değildir.

Bizim algı yeteneğimizin formlarıdır.

Bunlar mekan ve de zaman .

İnsanın akıl gücünü

Biçimleyicidirler.

Zaman ve mekanın mutlak gerçekliği yoktur.

Zaman ve mekan,

İdeal düşünsel varlıklardır.

Zaman ve mekan sadece insanın ,

Görü yetisindedir.

Bu formlar yani zaman ve mekan

Hayale dayanan kabuller değildir.

İnsan bilincinin,

Genel ve zorunlu kavrayış formlarıdır.

Gerçeklik olarak algıladığımız her şeyde

Zaman ve mekan ölçümüzdür.

O halde,

Zaman ve mekan hayal olamaz

Gerçektir.

Tanpınar'ın deyimiyle

Herşey yerli yerinde, masa,sürahi,bardak

Sergilenen aydınlıkta dalların arasından

Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor

Zaman.

Sessizlik dökülüyor bir yerde yaprak yaprak.

Zaman anlatılmış Tanpınar diliyle .

Zamanda mekan bulmuş cisimler

Masa, sürahi, bardak.

Herşey gerçek.

Bu gerçeklik insanlar içindir.

Zaman ve mekan içindeki DÜNYA

Sadece bir görünüş dünyasıdır.

Var olan herşey mekan ve zamana bağlıdır.

Bizim zaman ve mekan  içinde var olanları

Kavrayabilir olmamız,

Var olan her şeyin , zaman ve mekan içinde

Olmasını gerektirmez.

Bizim kendi başına kendiliğinden olan şeyleri

Algıladığımızı göstermez.

Kant bu görüşüne,

Transandantal idealizm adını vermiştir.

Yani Kant'a göre ,

Zaman ve mekan mutlak anlamda,

Gerçek varlıklar olmayıp,

İdeal varlıklardır.

Duyular dünyamızın formlarıdır.

İçinde hareket etiğimiz , bilimsel verilerle

Yasalarını kavradığımız

DÜNYA.

Bir görünüş dünyası ve,insana bağlı bir dünyadır.

Kant idealizmine göre,

Duyulara verilenlerin , doğa bilimlerinin araştırıldığı

Duyu algılarının ,

Kendisinden geldiği ,

Doğanın tam gerçekliğini ifade eder.

Biz kendi içimizde olup bitenleri

Kendi iç hayatımızın zaman formu içinde

Bilip ve kavrarız.

Kant'a göre ,

Eflatun'da olduğu gibi , maddi dünya

Bir hayal değildir.

Bir gölge değildir.

Maddi dünya duygusal bir gerçektir.

Akan zaman içinde başlayan

Ve

Son bulan "Ben"...

Bir görünüşten başka bir şey değildir.

Tam bu noktada Tanpınar,

Şöyle düşünmüş.

Kökü bende bir sarmaşık olmuş,dünya sezmekteyim.

Mavi ,masmavi bir ışık ortasında yüzmekteyim.

Duyular yoluyla kendisini bildiğimiz

Ruh varlığı ,

Doğa ve maddeden daha gerçek de, değildir.

Ruh ve madde realitesini,

"Kendi başına varlık"

Saymaya hakkımız yoktur.

Bizim duyularımız yoluyla algıladığımız

GERÇEKLİK,

Kendi genellik ve zorunluluk temelini

Bizde bilen,

Süjedeki bütün halindeki bir  koşullar sisteminde bulur.

Kant idealizminin temeli budur.

Görünen ve görünmeyen algılar geliştirse de

İnsan beyni

Evrende,

Bir Toz gibi güneşe asılı duran,

Bu bu dünya bizim

Yani insanlığın...

MAKALE Yorumları