Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.12.2018

Okunma Sayısı

804

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kadının adı var mı?

5 Aralık Kadın Hakları Günü… Atatürk Devrimleri’nin en önemlilerinden birisinin, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümü.

Kutlu olsun.

5 Aralık 1934'de Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan yasa değişikliği ile kadınların ilk kez oy kullanmasının ve aday olabilmesinin önü açıldı. Atatürk Türkiye’si Fransa ve İtalya’dan 11, Romanya’dan 12, Bulgaristan’dan 13, Belçika’dan 14, İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımıştı.

21. yüzyılda halen dünyanın en zengin ülkelerinden birinde, Suudi Arabistan’da kadınlar otomobil kullanmalı mı, kullanmamalı mı konusu tartışılıyor.  

Atatürk ve arkadaşları o zamanlar bu kararın gecikmesine üzülüyordu. Çünkü; 1924 anayasası hazırlanırken kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olması gündeme geldi ancak TBMM genel kurulunda bu hakların yalnızca erkeklere tanınması fikri ağır bastı.

Atatürk bu duruma çok üzülmüştü. Yüreğinde uhte kaldı.

Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. Öneri, 5 Aralık 1934’te Mecliste görüşüldü. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis'te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi.

Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebusan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)’nda 11 Aralık 1934’de yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi.

***

Aradan 84 yıl geçti, ama biz zaman zaman “kadının adı var mı?” diye sorguluyoruz kendimizi.

Kadınlar; pozitif ayırımcılık istiyorlar, güç olarak erkeklerden eksikliği bu yolla kapatmak arzusundalar…

Kadınlarımız; erkeklerle eşit haklara sahip olmak istiyorlar, örneğin mecliste 600 vekil varsa 300’ü kadın olsun istiyorlar.

Diğer yanda kadınlarımız sokak ortasında eski kocaları, ya da yüz vermedikleri erkekler tarafından katlediliyorlar. Bıçaklanıyor, kurşunlanıyorlar. Pisi pisine ölüp gidiyorlar.

Bana ne seçme ve seçilme hakkından diyesi geliyor insanın…

Aslına bakarsanız Atatürk’ün kadınlara armağanı bu hak, bir bakıma erkeklerle eşitliği sağlamalı. Sağlamalı da partileri yönetenlerin niyetleri farklı…

Peki ne işi var siyasi partilerimizde kadın kollarının? Erkek kolu var mı sanki.

Hani eşitlik?

Bir de kadınlarımız neden seçilebilecek sıralara konmazlar?

Hani eşitlik?

Kadınlarla erkeklerin nüfus oranları hemen hemen eşit, ama parlamentoya bakıyorsunuz sadece 104 kadın var, yüzde 17,48’e tekabül ediyor. Bu rakam yüzde 4’lerden bugünlere geldi, ama yetmez.

Partiler arasında bu oran en yüksek Ak Parti’de 53 kadın vekille. 26 vekille HDP ikinci, sosyal Demokrat CHP ise 18 vekille üçüncü sırada yer alıyor. En başarılı kadın kolları da CHP’de…

Durum yerelde de farklı değil. Antalya’nın 102 kişilik Büyükşehir Meclisi’nde sadece 3 kadın var.(yüzde 2,94)

Yazık…

Ben siyasi partilerdeki kadınların yerinde olsam, ilk işim kadın kollarının lağvedilmesi için çaba harcamak olur. Yoksa o partiden istifa ederim.

Her şeye rağmen enseyi karartmayalım. Tüm kadınlarımızın “Kadın Hakları Günü” daha eşitlikli, daha aydınlık günler dileğimle kutlu olsun.

 

MAKALE Yorumları