Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. RAMAZAN DEMİR
BİLİMSEL DÜŞÜNCE
mail_outline : rdemir@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

12.01.2018

Okunma Sayısı

228

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Kadın Eli Değmeli...

Kadınlar; Cumhuriyetin temel ilkeleriyle Türk kadınına kazandırılan medeni ve insani (bireysellik) hakların ne kadarının farkındalar, tartışmalıdır. 
Bireysel gelişim, bağımsızlık, özgürlük için mücadele kendilerinden gelmediği sürece, birilerinin etki alanında olmaya  devam edeceklerdir..
Kadını birey olarak görmeyen, ten ticareti ve zevk aracı gösteren anlayış geriliğin, yobazlığın, ilkelliğin ifadesidir. 
Kadın bir obje değil, bir kişiliktir. 
Kadınlarımız, analarımız, bacılarımız bunun farkında mı? 
Türk kadını layık olduğu yere konuldu mu? 
Özellikle Anadolu kadını, kentlerin varoşlarında kaderlerine terk edilmiş kadınlar? 
Her gün duyulan kadın cinayetleri! 
Kadınlar olarak bunu fark edip, kişiliğini ortaya koymalıdırlar. 
***
Kadının yapması gereken diğer bir iş, hayatını zorlaştıran faktörlere karşı savaş açmasıdır. Kendisine engel olacak her zorluğu aşacak şekilde sade bir hayat yaşayacak, fakat değerlerle zenginleştirilmiş, derin anlamlar yükleyecek bir hayat... 
Kadın bedeni üzerinde vesayet kabul etmeyecek... 
Cibilliyeti karışık başkalarının iddia ettiği gibi köleleşmeyecek, kul olmayacak, tüm haksızlıklara karşı koyacaktır. 
Üretkenliğiyle, yaratıcılıkla ortaklık özelliği taşır; çünkü neslin devamı için kadın ana unsurdur; yaratıcı ulviyetini taşır, buna değerdir, onsuz hiç bir şey olmaz. 
Çocuk doğurmak ya da doğurmamak konusunda kadın karar verecek; devrin deccalı çirkin politikacılar vermeyecek; istemediği sürece çocuk yapmayacak... 
Kadının bedeni hakkındaki kararı yine kadın verecek...
***
Kadın, zorba devletin, sorunlu kocanın, töre düşkünü ailenin bir kulu-kölesi olmayacak, gelen her türlü baskıya karşı koyacaktır. 
Bunun için bilinçli ve örgütlü olacak. 
“Analar ağlamasın" diyen lafazan yalancılara inanmayacak ki evlat acısı çekmesin... Tertemiz iffeti kadar süt beyazı kefiyesini başına örterken hiç bir ideolojinin, siyasi görüşün aracı olmayacak... 
Has Anadolu Türkmen kadını vakarıyla yaşayacak, evlat acısını yaşarken bile hüznünü, acısını saklamaya çalışacak... 
İşte Anadolu kadını... 
İşte acıyla kıvranan Türk evladının anası... 
***
Birey olmadıkça, özgür kadın olduğunun farkına varmadıkça, Cumhuriyetin kendilerine kazandırdığı medeni ve insani hakların farkına varmadıkça, Atatürk'ün Türk kadını, Türk anası için ne denli mücadele ettiğini bilmedikçe kadınlarımızın acısı dinmeyecek. Bunları bilip sahiplenirse, fert olmayı becerirse yaşamın tüm ince detaylarını, karmaşasını ve özünü anlayacaktır.
*** 
Başarması için de çok çalışarak, ekonomik özgürlüğe ulaşarak, toplumun ön yargılarından soyutlanarak ancak başarır. 
Toplumun kuralları kadını sınırlıyorsa, bu kurallardan, fikirlerden  ve öncü yargılarından kurtulacak, gerçek anlamda özgürleşecek, birey olacaktır. 
İşte o zaman Türk kadını gerçek kimliğine kavuşmuş olacaktır.
Kadın obje değil, alınıp-satılan mal değil, insandır, anadır, eştir, bacıdır... 
Kadını cinsel tatmin aracı olarak gören ve buna bir de "DİN" örtüsü takan Tanrı'nın belası zihniyetlere kadınlarımızın mutlaka karşı çıkmaları şarttır.
Kadın, sahip olduğu özgün değerin farkında olmalıdır; o değer yaratıcılığın aracı ortağıdır, Kadın sayesinde insan nesli devam eder.
Türkiye’yi, kadınlar isterse düze çıkarabilirler.
Türkiye yönetimine kadın eli değmelidir.

R. Demir (11.1.18)

MAKALE Yorumları