Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. NEZİHİ BAYIK
AKLIMA NE GELİRSE
mail_outline : nezihi@dr.com
Dinle

Yayın Tarihi

17.06.2016

Okunma Sayısı

3520

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

İnandıramazsın!

Almanya Ermeni soykırım yasasını kabul etti!

Her zaman yaptığımız gibi, birkaç gün estik gürledik... Bırakalım da olayı tarihçiler tartışsın falan dedik...

Yine tınmadılar!

***

Cumhuriyetimizin üç kurucusu, Atatürk, İnönü ve Bayar’ı oy kazanma uğruna, gerçek ve ciddi tarihçilere kulak vermeden Dersim’de katliam yapmakla suçlamadık mı?

İkinci Cumhurbaşkanımız İnönü’yü belgeleri çarpıtarak; Camileri kapattı, dindarlara eziyet etti, Atatürk’ü zehirledi, adını silmeye kalktı diye karalamaya çalışmadık mı?

Alevi gençlerimizi, şairlerimizi, yazarlarımızı, ozanlarımızı Sıvas’da bir otelde kıstırıp cayır cayır yakmadık mı? Alevi vatandaşlarımızın hassasiyetini düşünmeden, Alevi katliamı yapan Osmanlı padişahının adını yapılacak köprüye vermedik mi? Çorum ve Maraş’ta Alevi katliamı yapanları meclise taşıyıp milletvekili yapmadık mı? Günümüzde hala “Falanca şehirde Alevilerin evleri işaretlendi” haberleri gelmiyor mu? Erdoğan seçim kampanyalarında Kılıçdaroğlu için “O Alevi” damgalamasını neden yapıyordu? Diyanet, Cem evlerinin ibadet yeri sayılmasını neden kabul etmiyor?

Gezi parkı olaylarında aşırı güç kullanan polise “Emri ben verdim” diyen de, ölmüş bir çocuğun anasını yuhalatan da bu ülkenin başbakanı değil miydi? Başkentimizin Belediye Başkanı, polisin bir genci öldürdüğü meydana “Polisimizle gurur duyuyoruz” pankartı astırmadı mı?

Sol görüşlü öğrencileri bir evde öldüren sağcı militanlar yıllarca devlet hizmetinde kullanılarak adaletten kaçırılmadı mı? Abdi İpekçi’yi öldüren, Papa’yı vuran Ağca hapisten “Türkiye seninle gurur duyuyor” bağırışlarıyla çıkartılıp, İpekçi’yi öldürdüğü sokakta yapılacak toplantıya davet edilmedi mi?

Malatya’da bir matbaada işkence yapıldıktan sonra boğazları kesilerek öldürülen Hıristiyan vatandaşlarımızın, sokak ortasında öldürülen Hırant Dink’in, görev yaptığı kilisede sırtından kurşunlanan Rahip Santori’nin davaları ne durumda?

Tüm dünyayı sapasağlam gezdikten sonra ülkemize gelen yabancı kadın turistler, neden çoğunlukla burada tecavüze uğrayıp öldürülüyorlar?

Adalet mekanizmamız tarafsız ve adil mi? İşlerine gelmeyen her durumda devleti yönetenlerin aklına neden ilk olarak sansür, yasak ve polisiye tedbirler geliyor?

Düşürülen Rus uçağından paraşütle atlayan pilota ateş edenler bizim vatandaşlarımız çıkmadılar mı? Güneydoğu’da öldürülen teröristlerin cesetleri yerlerde sürüklenmedi mi?

Yönetim sistemimiz şeffaf ve gerçek bir demokrasiye benziyor mu? Bizi yönetenler sevecen, insancıl, çevreci, karıncayı bile incitmez gibi mi duruyorlar, yoksa hafiften kabadayı gibi mi? Eleştiriye, aykırı fikre, espriye, kendilerinden olmayana tahammül gösterebiliyorlar mı? Bu ülkede hakkını aramak için protesto gösterisi yapana, ramazanda uluorta sigarasını yakana hoşgörüyle yaklaşabilecek kaç kişi vardır?

Yurtta barış, dünyada barış ilkesine inanıyor muyuz? Yoksa neredeyse tüm selam verdiklerimizle kavgalı, tüm komşularımızla küs müyüz?

Doğa’yı bozup kirletmiyor muyuz? Ormanlarımız, akarsularımız, dağlarımız, sahillerimiz talan edilmiyor mu? Şehirlerimiz yandaş müteahhitlere peşkeş çekilip şantiyeye dönüştürülmedi mi?

Yolsuzlukta Avrupa birincisi, dünya ikincisi değil miyiz? Kadın cinayetleri, kadına şiddet, çocuk tecavüzleri, ensest önlenebiliyor mu? Düğünlerde, spor karşılaşmalarından sonra insanlarımız neden silahla kutlama yapıyorlar? Neden eğitim sistemimiz, okullarımız, üniversitelerimiz yerlerde sürünüyorlar? Neden “Profesör” unvanı taşıyan bazıları bilimselliğe ihanet edip gerçekleri çarpıtarak, kendileri gibi olmayanı “hayvan” olmakla suçlayarak iktidara yaranmaya çalışıyorlar?

Daha yeni, ana muhalefet partisinin lideri yüzlerce polisin gözü önünde mafyavari bir yöntemle ölümle tehdit edilmedi mi? Rakipleri bu tehdide neredeyse “Hak etti ama”  diyerek yaklaşmadılar mı?

Gezi olayları sırasında eline pala alıp göstericileri kovalayanlar, genç bir delikanlıyı tekmelerle, sopalarla öldürenler, bizim esnafımız değiller miydi? Su şişelerini devirdi diye tüm bir mahallenin esnafı turist dövmeye kalkışmadı mı?

Lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüel vatandaşlarımız yürüyüş yapmak istediklerinde neden bazı gruplar yürüyüşü engelleyeceklerini, basacaklarını basın toplantıları yaparak duyuruyorlar? Neden onların yürümesinden rahatsız oluyorlar?

Erdoğan’ın “Delikanlı ol. Ciğerimi ye” sözleri tercüme edildiğinde Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in aklına Avrupa’ya girmek isteyen medeni bir ülke mi gelmiştir, yoksa kurbanlarını yediği söylenen İdi Amin’in Uganda’sı mı?

Alman Meclisinde Ermeni tasarısına destek veren Türk kökenli Alman milletvekilleri, neden “kanı bozuk” ilan edildiler? Neden Alman polisinin koruması altına alındılar? Neden “Sakın Türkiye’ye gitmeyin” diye uyarıldılar? Türk’ün Türk’e kazık atmasının ve Türk’ün Türk’ten korkmasının nedeni nedir?

***

Sorun tarihte değil, günümüzde...

Medeni dünya, günümüzde ülkenin kavgalı halini, insanlarımızın farklı görüşlere, değişik hayat tarzlarına, başka etnik gruplara ve diğer inançlara saygısız, hoşgörüsüz, ezerek, aşağılayarak, yok etmeye çalışarak yaklaştıklarını gördükçe, tarihe bakmaya gerek duymuyor!

***

Bizi ilkel, bağnaz, gerici, vahşi gösterenler “örf ve adet” kılıfına uydurulmuş “vatanseverlikleriyle” ortalarda dolaşırlarken, yanlışlarımızı dile getirip, eleştirenler, düzeltmeye çalışanlar vurulup, dövülüp, öldürülüp, sindirilip, “vatan haini” ilan edildikçe...

İstediğin kadar “soykırım yapmadık” diye bağır...

İnandıramazsın!

MAKALE Yorumları