Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.11.2019

Okunma Sayısı

380

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

İmar Barışı Savaştan beter!..

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Antalya’da düzenlenen Uluslararası İnşaat Çalıştayı’nda yaptığı konuşmayı dinliyorum. Değerli Bakanımız kaçak yapıların önüne geçmek adına bir dizi çalışma içinde olduklarını söyledi. Yetmedi; “Köylerde, yaylalarda ve SİT aslanlarında dahi ruhsatı, proje onayı olmayan yapılara müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Sevgili Bakan, bu toplantıya katılan Romanyalı, Sırbistanlı ve Ukraynalılar sizin bu heyecanlı konuşmanıza alkış tutar, çevreci tavırlarınız ve sözlerinize inanabilir.

Ama bizi inandırmanız biraz güç olacak. Çünkü

Siz; bakanlıktan çıkıp ülkenin köyleri, yaylalarını hiç dolaşmıyorsunuz herhalde. Bırakın buraları İmar Barışı adını verdiğiniz, Belediyelerin hazırladığı İmar Planlarını rafa kaldırdığınız, bırakın kaçaklarla mücadeleyi ne kadar kaçak ve izinsiz yapı varsa affettiğiniz, doğal SİT alanlarındaki kaçaklara bile göz yumduğunuz uygulamadan ya haberiniz yok, ya da emir-komuta zinciri içinde sessiz kalmayı, ya da görmezden gelmeyi yeğliyorsunuz…

Sadece Antalya’dan örnek vermek istiyorum. Antalya’nın Kepez, Muratpaşa ve Aksu sınırlarında bırakın fazla kat çıkmayı, ruhsat almadan yapılan inşaatları, mevcut lejanta uymayarak sınır aşımlarını; bunların hepsinden vazgeçtim, İmar Barışı Yasası çıktıktan sonra yapılan kaçak yapılar kentler perişan etti, etmeye devam ediyor.

Daha önce de yazdık. Muratpaşa ve Aksu Belediyelerinin sınırındaki Yamansaz bölgesinde bir gece ansızın kondurdukları konteynerlerin etrafını tek örgü ile çevirip, iki fidan diken, sözde suyu varmış gibi göstermek adına plastik hortumla su getirerek ucuna bir musluk bağlayan sahtekârlar, konteynerlerin camına da utanmadan İmar Barışı’na başvurduklarını belgeleyen yazıları asıyorlar.  Bu yazı nedeniyle belediyeler müdahale edemiyor. Müdahale görmeyen daha başkaları da gelerek, Muratpaşa Belediyesi’nin müdahalesine rağmen yeni konteynerler koymaya devam ediyorlar.

Kızıllı İşgal edilmiş

Kent Merkezine 12-13 kilometre uzaklıktaki nefis bir orman yolu ile ulaşılan Kepez’e bağlı Kızıllı Mahallesi ile hemen yanındaki Başköy’de yol üzerindeki orman ve hazineye ait araziler üzerine yüzlerce konteyner konmuş, bazıları ise temel üzerine ahşam evler kondurmuşlar. (Sitemizde bu konuda yayınlanan haberde görebilirsiniz)

Mahallelerin muhtarları çaresiz. Siirt, Şırnak ve çevresinden gelen ve para ödeyerek arsaları satın aldıklarını söyleyen kişileri Kepez Belediyesi ile Jandarmaya ve Büyükşehir’e şikâyet etmelerine rağmen ilgilenen olmadığını söylüyorlar. Bu kişilerin de Devletin, Ormanın yani senin-benim arazimize ev yapmalarına nasıl seyirci kalındığını merak ediyoruz. Bu kişiler İmar Barışı’ndan yararlanmak için başvuru yapıp, üç kuruş para yatırıyor ve aldıkları belgeyi de pencere camlarına yapıştırıyorlar.  Bunu içimize sindiremiyoruz…

Bunun adı olsa olsa şehir eşkıyalığıdır…

Sonra ne olacak? İmar Barışı ile Devlet kendi eliyle bu insanlara tapu verecek. Kimin arazisini kime veriyorsunuz diye soran da olmayacak. Sonunda şehir eşkıyaları galip gelecekler…

Şimdi Sayın Bakana soruyorum. Hazineye ve Ormana ait bu arazilere madem konut yapılabiliyor, o zaman Antalya’da yaşayan herkes de gitsin oraları zapt etsin ve İmar Barışı için başvuru yapsın, gönlünüz buna razı olur mu?

Ya da, Devlet Baba, orman vasfını kaybetmiş bu tür arazilerin işgal edilmesini beklemek yerine parselasyon yaparak parsel parsel satışa çıkarsın bütçe açığımızı kapatalım, barıştan daha iyi olmaz mı? Üstelik açık artırma ile…

Size inanmak istiyorum, İmar Barışı Yasası çıktıktan sonra yapılan bu tür kaçaklarla gerçekten mücadele edecek misiniz? Bunları yıkarak, vergisini ödeyen dürüst vatandaşın yüreklerine bir damla da olsa “su serpecek misiniz?

 

MAKALE Yorumları