Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. SEVİLAY ZORLU
PSİKİYATRİST
mail_outline : drsevilayzorlu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

20.06.2017

Okunma Sayısı

1818

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

İlişkinizde Sessiz Kalan Taraf Olmak İşe Yarıyor mu '

İnsanoğlunun kalbinde samimi olmak ve birbirlerini sevmek için duyulan arzular yatar. Evlilik bu yakınlık ve sevgiye duyulan gereksinimi karşılamak için tasarlanmıştır….

 

Sessiz kalma, çoğu zaman, çiftler birbirleriyle konuşurken ortaya çıkar. Taraflardan biri sanki bir taş duvara dönüşmüş gibi kendini geri çeker. Genellikle karşı­sındakini dinleyen kişi, karşısında konuşanın söylediklerine tepki verir, ona doğru bakar, konuşanın söylediklerini izlediğini göstermek için "Evet..." ya da "Hı hı...” gibi birtakım şeyler söyler. Ancak taş duvarlaşan kişi böyle bir geri bildirim vermez ve taş gibi sessiz kalır.

Kendini açma bazılarımıza zor gelir. Birçok yetişkin, düşünce ve duygularını ifade etmenin teşvik edilmediği, aksine kınandığı evlerde büyümüştür. Bir oyuncak istemek ailenin acıklı maddi durumu üzerine bir konferans dinlemektir.

Nitelikli sohbet yalnızca anlayarak dinlemeyi değil taynı zamanda kendini açıklamayı da gerektir. Eşlerden biri “eşim keşke konuşsaydı, ne düşündüğünü ne hissğini hiç bilmiyorum” dediğinde aslında yakınlık kurma çabasındadır.

         Hiçbirimiz duygularımızdan kopmuş değiliz. Fakat iletişime geçerken kişiliklerimizden etkilenerek bloke olabiliriz.  

     “Bir sorun mu var neden bu gece konuşmuyorsun?” dediğinizde, yanıtı “Hiçbir sorun yok. Bir sorun olduğunu düşünmene neden olan nedir?” olacaktır. Bu son derece dürüst bir yanıttır. Bu kişiler, genelde "yansız" davranmaya çalıştıklarını ve işlerin daha da kötüye gitmesini engellemeye çalıştıklarını söylerler. Ancak böyle davranmanın,  karşısında­kini onaylamadığını gösterdiğini, araya bir soğukluk girmesine yol açtığını ve bu dav­ranışın, kendini beğenmişliğin bir dışavurumu olduğunu kabul etmezler.

       Tepkisiz birine karşı konuşmak insanı son derece kızdırır. Çoğu sessiz kalan kişi, eşi kendisine kızdığında hiç tepki göstermez; kendi kendine homurdanır ya da hemen konuyu değiştirirler.

     Ancak her nasıl olursa olsun, verilen ileti ben­zerdir: "Kendimi geriye çekiyorum, seninle anlamlı herhangi bir etkileşime girmek istemiyorum." Bir çatışma doğduğunda, eşlerden biri iletişime girmekten kaçarsa, evliliği yoluna koymak zorlaşır. Sizin ya da eşinizin taş duvarlaşmaya eğilim gösterdi­ğinizi düşünüyorsanız, bir anlaşmazlık ya da uzlaşmazlılıktan sonra aşağıdaki ölçeği uygulamalısınız. Hem siz bu ölçeği uygulamalısınız, hem de eşiniz. Eşiniz uygulamak istemezse ikinci bir kez uygulamanızda o olsaydı nasıl yanıt verirdi, bunu göz önün­de bulundurarak bütün soruları yeniden yanıtlayın.

"TAŞDUVARLAŞMA" ÖLÇEĞİ (Gottman)

     Bu ölçer, evlilik içi çatışmalarda taş duvarlaşmaya eğilim gösterip göstermediğini­zi ölçmek içindir. Her bir yargı için genelde katılıp katılmadığınıza bağlı olarak "evet" ya da "hayır" yanıtı verin.

    

1.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

2.

SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

3.

SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

4.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

5.

SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

6.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

7.

SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

8.

 SİZ: Evet Hayır       EŞİNİZ: Evet Hayır

9.

SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

10.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

11.

 SİZ: Evet Hayır        EŞİNİZ: Evet Hayır

12.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

13.

SİZ: Evet Hayır         EŞİNİZ: Evet Hayır

 

    Değerlendirme: Dört maddeye ya da daha çoğuna "evet" yanıtı vermişseniz, büyük bir ola­sılıkla taş duvarlaşan biri olmaya adaysınız demektir.

    İhtiyacımız olan sevgi, özgüven, değerli hissetmektir. Eğer eşiniz tarafından sevildiğinizi hissederseniz, sevdiğinizin size bir zarar vermeyeceğini bilerek rahatlayabilirsiniz. Onun yanında kendinizi güvende hissedebilirsiniz. Yaşamın başka alanlarında hasetle karşılaşabilirsiniz. İşinizde birçok belirsizlikle yüzyüze gelebilirsiniz. Özgüven duygunuz eşinizin sizi sevdiği gerçeğiyle beslenir. Eğer o beni seviyorsa, ben sevilmeye değer olmalıyım. Annem ve babam bana, kendi değerim konusunda olumsuz ve karışık mesajlar vermiş olabilirler. Olgun aşk ilişkisi iyi bir iletişim geçmiş travmalarımızın onarılmasında en etkili terapi olabilir.     

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist &  Psikoterapist

www.antalyaterapipsikiyatri.com

www.antalyacinselterapi.com

facebook.com/antalyaterapipsikiyatri

Şirinyalı Mh. İsmet Gökşen Cad.

1528 S. Şahbaz Apt. K:2 D:5

Tel: 0 (242) 316 98 99

 

MAKALE Yorumları