Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
CAN PULAK
DUAYEN
mail_outline : info@antalyabugun.com
Dinle

Yayın Tarihi

08.05.2018

Okunma Sayısı

510

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Hesabı Doğa Görecek

      Gökova’daki katliam acımasızca sürüyor. Karacasöğüt faciası mutlaka tarihe geçecek. Türkiye’de çevre tahribatı dediniz mi, dünyanın gözü bize çevrilecek. Uluslararası inanılmaz suçlamalara muhatap olacağız. Bunu anlayabilmek için, doğal güzelliklerin ve Gökova’nın değerini bilmek  gerek.

     Gökova, Hisarönü Körfezi, Güney Ege’nin dantel gibi koyları vahşi rantın hedefinde yıllardır. Denizle ve ormanla pek tanışmamış Ankara’da yerleşik termal çocukları, oturdukları yerden idam fermanına imzayı basıyorlar. Aslın da buraları baştan gündemlerinde yoktu. Ama Ege’den oy alamayınca, ormanların ve doğal güzelliklerin canını almaya başladılar.

     Anlattığım yerleri bilmeyenler ve tanımayanlar, doğa cinayetinin boyutlarını fark edemezler. Mavi yolculuğu boya fabrikasına yapılan gezi diye düşünenler,elbetteki anlayamazlar katliamın büyüklüğünü.Rize’deki takalarla, güneyin yatlarını, kotralarını, gulet ve tirhandillerini mukayese bile edemeyenler, yat turizmine verecekleri zararı görebilirler mi?

     Aslında tamamını milli park ilan etmemiz ve çok sıkı korumaya almamız gereken Güney Ege’nin orman ve koylarını imara açmak, buraları paraya çevirmek Türkiye’nin uluslararası değerlerine, zenginliklerine yapılabilecek en büyük bir kötülüktür. Vizyonu olmayan,ayağına deniz suyu değmemiş,ormanları mangalda kebap yapma alanları olarak tanıyan bürokratlarımız,turizm alanlarını betona teslim etmeye kararlılar şimdi.

     Cumhurbaşkanlığının Marmaris Okluk’taki mütevazi yazlık evini yıkarak,yerine görkemli binalar yapan,bunun için 50.000 bin civarında ağacı kesen,içinde su görülmeyen kuru derelerin etrafına bentler yaparak parayı duvar taşlarına döken,bölgeye binlerce kamyonla beton taşıyarak bozdukları yollar yüzünden köylünün pazara mal götürmesine ve çocukların okula yetişmesine engel olan bir anlayış,yarattığı tahribatın hesabını kime verecek?Yapılanın hesabını kimse soramıyor ki.. Medya korkudan üzerinde duramıyor, bölge milletvekilleri bile pas geçiyor,ses çıkaramıyorlar. Yazdığım pekçok yazıya kayıtsız kaldılar,internet gazeteleri ve devamlı yazdığım bölge gazeteleri ile Rahmi Turan da olmasa, kimsenin ruhu duymayacak olanları.

     Ama olsun,medya sağır kalsın bu vahşete ve faciaya. İsterse kimsenin kılı kıpırdamasın. Ama şunu iyi bilin ki,bu hesabı doğanın kendisi görecek. Evet,inanın mutlaka görülecek bu hesap. Çatır çatır kesilen ağaçların intikamı feci olacak. Tanrı’nın yarattığı o eşsiz güzelliklerin canına okumanın bedelini doğa mutlaka ödetecek. Düne kadar pek inanmıyordum bu iktidarın gideceğine.Ama şimdi belki oyların değil,doğanın gücü indirecek iktidarı koltuğundan. Buna inanmaya başladım artık.

     Muharrem İnce’yi dinledim, Meral Akşener’e kulak verdim, hiç bahsetmediler doğa katliamından. Ankara’daki başkanlık sarayından söz ettiler de, Okluk’taki müthiş

İsraftan ve feci doğa tahribatından tek kelime olsun bahsetmediler. Ona da eyvallah diyelim. Nasıl olsa devamlı hırpalanan, yakılan,yıkılan,bozulan,vahşi rantın kucağına atılan doğal güzelliklerimizin hesabını soracak yeri biliyorum artık. Doğanın kendisi dürecek defterleri, acı ve sert olacak intikamı. Göreceksiniz kesilen o ormanlarda yaşıyan hayvanlar bile doğanın hesabına girecek. Onların bile hesabı sorulacak. Yuvaları dağılan kuşlar, sincaplar, kaplumbağalar, tavşanlar, arılar, örümcekler, akrep ve yılanlar, dağ keçileri, yaban domuzları filan…

     Yaşayacağız ve göreceğiz, şimdiye kadar sesi soluğu çıkmayan,her zulüme boyun eğen,beline vurulan baltalara, dibine yakılan ateşlere  bile çığlık atamayan doğanın sert çıkışına tanık olacağız hepimiz. Doğa hep sellerle, depremlerle, fırtınalarla alırdı intikamını. Ama bu sefer oylara yansıtacak gücünü.Ormanları ve koyları imara açanlara, akarsuları ve dereleri HES’lere kurban edenlere, yeşilin göbeğine maden izni verenlere, o güzelim  tabiat varlıklarımızın ve zenginliklerimizin canına okuyanlara öyle bir ders verecek ki doğa, hepimiz şaşırıp kalacağız.

     Dilerim doğa tarihi şaşırıp,beklenen dersini 24 Haziran’dan önce vermesin…

 

 

MAKALE Yorumları