Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
iBRAHİM UYSAL
ANKARA'DAN
mail_outline : ibrahimuysal.ant@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.01.2020

Okunma Sayısı

1466

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Herkesi Huzur Tepti de!..

Oturuyorum, bir kitap/dergi bir şeylere göz atıyorum/okuyorum. Yatıyorum, gözlerimi yumup olanları gözümün önüne getiriyor, düşünüyorum. Sonra da salak salak yorum ve sonuçlara varıyorum. Yok ülke şöyle imiş de, böyle olması gerekiyormuş, yok iktidarın şöyle yanlışları varmış da, doğrusu bu imiş. Falan filan. Sanki "akşamın sabahın olduğunu soran var da". Kendime kızdım yine. Salaklığın bile bir sınırı var diye.

--Ama yine de aklıma takıldı, Ne oluyor, nereye gidiyoruz diye. Hani hep diyorlar ya, "hepimiz aynı gemideyiz" diye. Aslında olanaklarım, ilişkilerim gereği o gemiye o geminin lüküs kamaralarına daha yakınım, birçoklarına göre. Ama şu Ülkeye, Vatana, Millete ve tarihe karşı sorumluluk yok mu?

--Haydiii!.., "tarih" de nereden çıktı ya?  Evrende var olan her şeyin yaşanmışlığına, biz insanoğlu TARİH mi diyoruz şimdi?

---Ve bu tarihi de, bilinen zamanlardan bu yana EVREN'in en akıllı yaratığı olarak; hep biz İNSANOĞLU mu değiştiriyoruz?

---Evrenin Dünya denilen gezegeninde genetik olarak insan canlısına yakın canlıların 80 milyon yıldan fazladır yaşadığı kesin mi? Evet. 

--Peki, İnsanlığın 2 milyonluk serüveninin yaklaşık 5.500 yıllık bölümü hakkında yazılı bilgi ve belge bulunmaktadır. Evet.

---Taşı yontması, cilalaması ile başlayan serüven, önceleri genel iken; İSA'nın doğuşunu MİLAT (0/sıfır) olarak aldığı İLK ÇAĞ, Kavimler göçünü ORTA ÇAĞ, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması ile YENİ ÇAĞ, son olarak da; ister halkın açlıktan yaptığı söylensin (Marie Antoniette'nin EKMEK BULAMIYORLAR İSE, PASTA YESİNLER) ister Kral ve Feodaliteye karşı, yeni oluşan ticaret sınıfı, kent soylu BURJUVAZİNİN, köylüler ile anlaşarak yaptığı  FRANSIZ DEVRİMİ ile başlayan YAKIN ÇAĞ'ı günümüzde BİLGİ-BİLİŞİM ÇAĞI olarak sürmektedir.

----Binlerce yıldır yaşamadığı güzellik ve acı kalmayan Atalarımızın bize teslim ettiği bu YURT/TOPRAKLAR ; 19.Mayıs.1919'dan sonra bir başka güzel, 23.Nisan.1920'den sonra bir başka güvenli, 29.Ekim.1923'den bu yana da bir başka ANLAMLIDIR, biz Türkiye Cumhuriyeti  YURTTAŞLARI için.

---Çünkü, OSMANLI DEVLETİNİN üstüne LEŞ KARGALARI gibi üşüşen batının EMPERYALİST DEVLETLERİ ve güçleri, bu toprağın çocuklarından ilk DERSLERİNİ Kurtuluş Savaşı ile almışlardır.  Genç TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, gözyaşları içinde İstanbul Boğazına demirleyen İngiliz gemileri için Salih BOZOK'a  dediği gibi "GELDİKLERİ GİBİ GİTMİŞLERDİR!.."

---Gün hamaset ve lafazanlık yapılacak gün değildir. Günümüzde KAPİTALİZM, EMPERYALİZM 3'üncü EKONOMİK BUNALIMINI yaşamaktadır. Ota Doğuda 1990'lı yıllarda başlayan, Ülkemizi de içine alan bu derin ve sinsi plan, bölgemizde de sinsi sinsi YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİ aracılığı ile uygulanmakta ve ateş bacayı sarmakta ve ölüm kapı kapı dolaşmaktadır!..

---Dünyayı bir film seti sanan ve senaryosunu yazan "DÜŞÜNCE /SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI" adına yazan, çizen söyleyenlerin sözlerine yazdıklarına LÜTFEN OKUR YAZAR AYDINLARIMIZIN bir kez daha bakmalarında yarar vardır.

--Çünkü şaka gibi yazıp, söyledikleri bir süre sonra film gibi vizyona girdiğinden , işin HAYRA YORULACAK bir yanı yoktur. Çok laf değil, ORTAK AKIL üretmenin vaktidir.

---Aslında bu ortak akıl 1920-1938 yılları arasında üretilmiş ve Türkiye Cumhuriyetinin temeline:

------------------------Cumhuriyetçilik

----------------Devletçilik,

-----------Milliyetçilik,

-------Halkçılık,

----Laiklik,

--Devrimcilik kuruluş harcı olarak TBMM tarafından konulmuştur!

--Bize düşen, AKIL ve BİLİMİN ışığında, günlük çıkar ve heveslerimizi bir kenara bırakarak BİRLİK ve BERABERLİK içinde olmaktır.

--Birlik ve beraberlik içinde ülkemizin geleceği için; Türkiye Cumhuriyetinin eşit yurttaşları olarak, insan ve yurttaş olmaktan kaynaklanan haklarımız ile yaşayacağımız Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyetinin ULUSLAŞMA SÜRECİNİ tamamlamak zorundayız.

--Yoksa: Evete yoksa,

--"Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz, ya da APTALLAR gibi hep beraber yok olacağız!.." Martin Luther KİNG

MAKALE Yorumları