Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
PROF. DR. TUNCAY NEYİŞÇİ
HAVADAN SUDAN
mail_outline : tneyisci@akdeniz.edu.tr
Dinle

Yayın Tarihi

14.11.2016

Okunma Sayısı

1722

Makaleyi Paylaş

Havadan Sudan

Hava neden kirlenir?

Bu genel soruya farklı yanıtlar verilebilir.  Antalya’da hava kirliliğinin nedenleri nelerdir? Gibi daha özel bir sorunun yanıtları da ilkinden çok farklı olabilir. Kısacası herhangi bir soruya verilebilecek yanıtlar sorunun kapsamına göre değişir ve, hepsinden önemlisi, sorun tekil olsa bile yanıt her zaman çoğuldur. Hemen hiçbir sorunun tek bir yanıtı yoktur.

Yanıtları belirleyici olan sorunun kapsamı da çoğuldur. Örneğin “Antalya’da hava kirliliğinin nedeni kalitesiz kömür kullanımıdır!” tekil gibi bir ifade anlamsızdır. Kalitesiz kömür  pek çok nedenden sadece biridir. “Pek çok” neden ayrı ayrı ve birbirleriyle etkileşimli olarak anlaşılmadan çözüm, daha doğru bir ifade ile, çözümler üretilemez. Hiçbir sorunun tek bir çözümü yoktur. Sorunun özelliği çözümün de özelliğini gerekli kılar.

Farkındayım, biraz felsefi oldu ancak, felsefe olmadan da olmaz bu işler...

Kömür dağıtılmasına bir diyeceğim yok. Belli ki bu kömür kışın soğuk günlerinde ısınmayı sağlamak için dağıtılıyor. Isınmak aile ölçeğinde bile özel bir ihtiyaç. Oysa bacadan çıkan duman, çöpe atılan kül aile sınırlarını aşar boyutlarda. Dağıtan aileye iyilik yaparken mahalleye ya da kentin tamamına kötülük yapmış olabiliyor. Bir kesimi ödüllendirirken daha büyük bir kesimi cezalandırabiliyor. Sorun ile önerilen çözüm uyuşmadığı gibi başka sorunlara da neden olabiliyor. Sorunun ve çözümün çoğulluğundan kastedilen buna benzer bir şey.

Bu durumda kömür dağıtanın kömürün neden olabileceği sorunların çözü  konularında da düşünmesi gerekmez mi?  Dağıtılan kömürün nasıl depolandığı, hangi sobada nasıl yakıldığı, en azından, kömürün kalitesi kadar önemli. Açık alanda depolanmış aşırı rutubetli kömürün yakılması ile uygun ortamda depolanmış kömürün yakılması hava kalitesi üzerinde çok farklı etkiler yaratır.  Buna verimli soba kullanımı ve bilinçli yakma tekniklerini eklediğinizde ortaya çok farklı bir sonuç çıkar. Demem o ki, eğer kömür dağıtan, bunu verimli soba dağıtımı ve bilinçli yakma eğitimleri ile desteklerse ortaya bambaşka bir tablo çıkar. Hem aile ısını ve hem de toplum, kirletilmiş havayı solumak gibi bir sorundan  çok daha az etkilenir.  Buna dağıtılan kömürlerin istenildiği gibi bertaraf edilmediği takdirde, yardımın kesileceği gibi bir yükümlülüğü de ekleyebilirsiniz.

Yeter mi? Yetmez!

Sokak ve cadde konumlarını, buralara diktiğiniz ağaçları, hava kalitesi üzerindeki etkilerini dikkate almadan belirlerseniz, farkında olmadan, toplumu daha kirli hava solumaya mahkum edersiniz. Bu sokak ve caddelerden geçen araçların egzoz gazlarının da bu iş üzerinde payını hesaba katmanız gerekir, vb.

Ne pahasına oluşa olsun baş sokabilecek bir “nicel kentleşme” aşamasından sağlıkla ve keyifle yaşanabilir “nitel kentleşme” aşamasına geçmekte olduğumuz şu dönemde kentte ve topluma ilişkin sorun ve çözümlerimizi çok yönlü ve bütüncül olarak ele alma zorunluluğumuz var. Nitelik aramaya başlamış bir toplumu yönetebilmek çok boyutlu nitelikli kararları gerektirir.

Yıllar önce yazdığım “Antalya’yı ağaçlar kirletiyor” başlıklı yazı bazı kişiler tarafından eleştirilmişti. Caddelerimize gölge yapsın diye  yan yana dikilmiş olan sokak Benjaminleri (Tonguç ve İsmet Gökşen Caddeleri gibi) çok sık ve her dem yeşil tepe çatılarıyla, evet yaz-kış çok yoğun gölge sağlıyorlar ama aynı zamanda rüzgar hızını önemli ölçüde azaltarak ve özellikle kış aylarında da soluyarak nispi nem oranın yükselmesine de neden oluyorlar. Bunlar hem ısıtma ve hem de ulaşım kaynaklı hava kirleticilerinin daha etkin hissedilmesine de yol açıyorlar. Kışın yapraklarını dökmediklerinden kaldırımlarda ve binalarda güneşin etkisini önlüyorlar. Üstüne üstlük, yaz-kış ulaşım kaynaklı kirleticilerin dağılmasına izin vermediklerinden insan sağlığı üzerinde kesintisiz olumsuz etki yaratabiliyor, fırtınalı günlerde devrilerek mal ve can için tehlike yaratabiliyorlar.

Bu ağaçların hava hareketine izin verebilecek aralıklarla dikilmesi bile bu olumsuz sorunları hafifletebilirken bunların yerine tepe çatısı daha şeffaf ve kış aylarında yaprağını döken ağaç türlerinin tercih edilmesi bu olumsuzlukları bertaraf ederek hava kalitesini yükseltebilir.

Antalya kenti uzunca bir süredir kent toplu taşıma sistemini, otobüslerin boyunu falan tartışıyor. Toplu taşıma kent hava kalitesi üzerinde de, yaz-kış önemli etkileri olan bir konudur.

Allahaşkına;

Siz hiç olaya bu pencereden bakıldığını gördünüz, işittiniz mi?

Siz hiç, otobüs boyu dışında otobüslerin çevre dostu nitelikleri ne ilişkin bir tartışma ya tanık oldunuz mu? Çağdaş kentlerin pek çoğunda “sıfır emisyon” ,”Ekoloji dostu” otobüsler kullanılırken, dünya kenti Antalya’nın yönetimine soyunanlardan bu konuda tek kelime duydunuz mu?

Çoğulculuk her konuda çoğul davranmayı gerektirir.

Yola devam, bildiğiniz gibi....

 

 

 

 

MAKALE Yorumları