Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HÜSEYİN BARANER
BAKIŞ
mail_outline : hbaraner@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

09.09.2008

Okunma Sayısı

25692

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Gökyüzünden kayanlar gökyüzünde parlayanlar

Bu hafta size son yılların en iyi çıkışını yakalayan iki uçak şirketinden bahsetmek istiyorum: Bu şirketlerden biri milli havayollarımız, diğeri ise Türkiye'ye halen en çok turist gönderen Federal Almanya'nın Havayolları Lufthansa... İkisi de Türk turizm sektörü için en önemli havayolu kuruluşları:
Bu iki kuruluş yakın bir tarihte oluşturacakları uçuş grubu şirketleri ile sektörümüz için çok daha fazla öneme sahip olacaklar.

Dünya turizmin kabuk değiştirdiği bugünlerde havayolu taşımacılığı turizm yatırımlarının gerçek koruyucusu durumunu koruyor. Dünya'da artık takip edilemez hızla yürüyen otel yatırımları; turizmin çok ötesinde sosyolojik bir tespit olarak hayatımızda yeni yaşam ve çalışma şekillerine davet çıkarıyor.

Ulaşım yoksa turizm de yok, yatırım da yok!

Dünya havacılık piyasası gerçekten çok büyük bir sektör :Yıllık toplam 520 milyar dolarlık bir ciroya sahip. Hava ulaşımı kategori olarak turizmin üst yapısı. Riskleri ve tehlikeleri yüksek. Havacı, bir otelciden daha fazla dikkat ve şefkat bekler. Bu iş inanılmaz yıpratıcıdır. Bazen günlerce gözünüz uyku tutmayabilir.

'Gökyüzünün küresel Semaları'ndaki yeni yıldızları uçaklar.

Dünyada sayısız uçak şirketi var. Son on yılda yeni kurulan şirket sayısında bir enflasyon yaşanıyor.

Uçak şirketleri futbol takımları gibi.

Galipler ve mağluplar

Yıldız gibi parlayan, yada yıldız gibi kayan ve kaybolanlar..

Air Transport Association IATA'ya göre küresel olarak tüm uçak şirketlerinin bazılarının zararının toplamı bu sene toplam 5.2 milyar dolar gibi bir rakama ulaşacak.

Dünyadaki kargo talebinden de yüzde 6,5'luk düşüşler yaşanıyor:

Planlama hatası yapanlar acımasız küresel rekabetin çarklarının dişlerine takılıyorlar.

Oysa yolcu sayısında olağanüstü artışlar var. İnsanlar her şeye rağmen bir yerlerden diğer yerlere devamlı olarak uçuyorlar. Hayatında hiç uçağa binmemiş, kara, demiryolu ve deniz yolcuları: yaşlılar, bedensel engelliler, bol çoluk çocuklu aileler, köylüler, çiftçiler, işçiler, öğrenciler hepsi dünyanın bir köşesinde bir havaalanından öbürüne hareket halindeler.

Yeni uçuş hatları her yerde eşit derecede talep görmese de, birçok yeni havalimanında talep patlaması yaşanıyor… Artık kendi havalimanı olmayan destinasyonlar, şehirler, vilayetler, eyaletler dünyamızda merkez olarak kabul görmüyor. "Havalimanın yoksa beni çağırma, benle iş yapma" der gibi sessiz bir uyarı var sanki hareket halindekiler arasında..

Dünya uçuyor ve uçuruyor...
Havacılık sektöründe iki bin'li yılların fırsatlarını ve risklerini en iyi okuyan şirketlerin başında THY ve LH geliyor: Kim ne derse desin: bu iki şirket son yıllarda başarılı bir kadro tarafından yönetiliyor. Rakamlar ve neticeler ortada. Beş kıtada en büyük, en tanınmış, en güçlü uçak şirketleri zorlanıyor, hatta batıyor. THY ve LH sadece yolcu sayısında değil , piyasa payı artırımında ve net karlılıkta kuruluşlarının en parlak devrine doğru uçuyorlar.


Star Alliance'ın star'ı THY

Kıtalararası uçuş hatlarının dörtyol ağzı İstanbul.

THY bu kozunu iyi kullanıyor.

THY'nin Star Alliance katılımı ile görülmemiş sayıda transit yolcuyu İstanbul'a çekiyor. En kısa zamanda Star Alliance'ın çekici güçlerinden biri olan THY akıllı strateji ve planlama ile açtığı yeni hatlar sayesinde cazibesi yüksek kıtasal bir güç görünümü sergiliyor ve dünyaya bu görünümü 'Premium Türkiye Markası' bir Premium Turkish Brand (PTB) olarak yansıyor.

Star Alliance tarihinde bu zamana kadar en donanımlı, verimli şekilde bu birliğe giriş yapan şirketlerin başında THY geliyor.

Günde ortalama 80 bin yolcu ile 600 sefer gerçekleşiyor.

İstanbul aktarmalı Avrupa'dan Asya'ya, Uzakdoğu'ya, Ortadoğu'ya ya da Afrika'ya ve buralardan Avrupa'ya olmak üzere her yıl en az 1.5-2 milyon arası transit yolcu şimdiden garanti altına almayı başarıyor.

Star Alliance ittifakının sağladığı olumlu etki sayesinde transit yolcu sayısında yedi aylık dönemde yüzde 42.9 gibi rekor bir artış gerçekleştirerek, dünya piyasalarındaki payını artırıyor ve dünyada her 100 yolcudan biri THY ile uçuyor. Doluluk oranları birçok şirkette düşerken THY'de yükseliyor.

THY doluluk oranını yüzde 2.9 artırarak yüzde 73.9'lik bir doluluğa erişirken özellikle yaz mevsimi ortalaması olarak bu doluluğu yüzde 75'in üstüne çekebiliyor. . Ortadoğu'ya uçuşlarda ise yolcu sayısında yüzde 59.7 artışla kelimenin tam anlamı ile bir patlama yaşanıyor.

Gizli Müşteri' çalışmasıyla yüzlerce uçuş gözlemleniyor, raporlanıyor:
Rezervasyon ve bilet alım, havaalanına ulaşım ve check-in öncesi, check-in, boarding, uçuş, aktarma yolcu ve uçuş sonrası hizmetlerin tecrübeli ve eğitim almış gizli müşteriler tarafından gözlemliyor ve raporluyor ve yapılması gerekli çalışmalar ile müşteri memnuniyetini takipçi bir göz ile arttırıyor.

Kaliteyi kabine taşıyabilen orta ve uzun vadede kazanıyor ve kazandırıyor

Dünyada 210 havayolu şirketi ve 65 havalimanına danışmanlık ve denetleme hizmeti sunan ve bu şirketleri kalite standartları yönünden 750 parametrede değerlendiren Skytrax şirketi yaptığı denetlemeler sonucunda Türk Hava Yollarını 4 yıldıza layık görüldünü açıkladı ve http://www.airlinequality.com/ sitesinden bu başarıyı tüm dünyaya duyurdu.

Bu alınan reytingin ne kadar zor olduğunu sizlere ancak uluslararası en üst tepede rekabet yapan airline'ciler anlatabilir, açıklayabilir. Zira Avrupa'da hiçbir havayolunun alamadığı 5 yıldıza, dünya çapında sadece 5 havayolu şirketi sahip bulunuyor.

Devasa kuruluşlar kilitlendi, atak yapamıyorlar:
Bir KLM'min, SAS'ın yıllar önce düştükleri duruma bakın. Ancak başka grupların kanatları altında uçmaya devam edebildiler: Alitalia'nın durumu ise apaçık gözler önünde. En büyük rakibimiz olan İspanya'nın İberia'sı, komşumuz Yunanistan'ın Olympic'i bugünün parlayan şirketleri arasında bana göre yerlerini almıyorlar. Sovyetlerin dağılımından sonra dünya liderleri arasına girmesi beklenen Aeroflot'da beklenen atakları dünya çapında halen tam yapamadı.

Türkiye çok daha dar bir pozisyondan zıplayarak geniş uçuş sahalarında yer edinmeyi başardı. Hizmet ve servis halen çok önemli, zira hava yolcuları iyiyi, rahatı ve güveni aramaya devam ediyorlar.


TURKISH DO & CO gökyüzünde parmak ısırtıyor:

2007 yılından itibaren Türkiye'nin dokuz büyük havalimanında yerli ve yabancı 63 havayoluna ikram hizmeti veren DO&CO yolculara gökyüzünde lezzetten parmak ısıttırıyor. BDT, Uzak Doğu, Mağrip, ABD den gelen ve THY'nin yolcu kervanına katılan genelde Türkiye ye ve Türk hizmetlerine genelde çekimser davranan yeni yolculara hizmet kalitesi ile bir nevi 'servis şov'u yapıyor.

DO&CO'nun ikram zenginliği ile müşteri memnuniyetinde büyük ve tanınmış rakip hava yollarının kat kat önüne geçiliyor.

Business Class utilizasyonu her gün bilinçli ve talepkâr müşterilerin daha yoğun talebi ile karşılaşıyor. Daha on yıl kadar öncesi tanımadığı, bilmediği, sevmediği, güvenmediği ve tercih etmediği için THY ile katiyetle uçmam diyen yabancıların çoğu bugün THY olmazsa uçmam diyebiliyor... Müşterinin memnuniyeti Türkiye'nin diğer turistik ürünlerinde de talepleri artırıyor.


Lufhansa en başarılı kuruluş: Hem yerde, hem havada hem de masada...
Şimdi yine başarılı bir yönetime sahip olan Lufthansa'ya bakacak olursak, kuruluşunun belki en muhteşem devrini yaşadığını görüyoruz.

En çok net kar eden şirketler arasında Lufthansa 2.433 milyar dolar ile birinci sırayı tutuyor, 247 milyon dolar ile THY 25'nci sıraya yerleşiyor ve ön sıralara doğru hızla ilerlemeye devam ediyor.

Hem uç, hem de uçamayanları ucuza al, toparla, kâr et.
Lufthansa'nın Ceo'su Wolfgang Mayrhuber dikkatli bir insan. 3 yıl önce zor duruma düşen İsviçreli Swiss Havayolarını birkaç yüz milyon Euro'ya kelepir fiyata satın almıştı. Bugün bu havayoluna birkaç milyar Euro'nun üstünde değer biçiliyor.

Her satılmak istenen şirket piyasalar için artık cazip değil:

Örneğin bir süredir satışa çıkan Austrian Airlines (AUA) hâlihazırda Star Alliance havayolları birliğinde üye ve Lufthansa ile sıkı bir işbirliği devam ediyor. Yani böyle bir birleşmenin fazla bir getirisi olmaz. Ayrıca bu örnekte başka rakipler de var. Hem Avusturya hükümeti, bu havayolunun özelleştirilmesini acı verecek şartlara bağlamış olmasına rağmen, Air France/KLM, AUA'nın özelleştirmesine ilgi gösterdiklerinin işaretlerini veriyorlar.

Lufthansa büyük şirket değil, kar eden şirket olmak istiyor.
Almanlar daha çok Avrupa'nın en kârlı havayolu şirketini meydana getirmeye çalışıyorlar. Şirket ve filo büyüklüğü özellikle giderler hanesinde faydalı oluyor: Hizmet ve uçakların alımı ucuzluyor. Buna ilave olarak, başka şirketlerin alımında yükselecek sinerjiler de gözlemleniyor..

Geçen yılların rekor kârları sayesinde Lufthansa'nın kasaları şu an para dolu; ayrıca öz-sermaye yapısı ile bankalardaki itibarı da Almanya'daki diğer sektörlerin şirketlerin çok üstünde.

LH bu kış Noel ve Yılbaşı alışverişine çıkacak: LH satın aldığı alt şirketlere ve ortak havayollarına, havacılık sektöründe geniş hareket alanı tanıyor.

LH'cılar "biz o şirketlere kar ettirmesini öğretiriz" diyorlar...

Lufthansa bünyesinde bulunan marka bolluğu, yönetimi rahatsız etmiyor.

Bilakis, "bu çeşitlilik, Avrupa trafiğindeki diğerlerine göre LH'nın tekrar büyümesinde ve kesin olarak bir numara olmasına sebep olarak gösteriliyor: LH bünyesinde daha fazla marka barındırmak istiyor..

Yeni markalar sepete kondu mu?
Yeni markalardan birinin British Midland (BMI) olacağı kesin gibi gözüküyor. Lufthansa Finans Yöneticisi Stephan Gemkow daha ilkbaharda, BMI kurucusu Sir Michael Bishop'dan çoğunluk hisselerini alacaklarını açıklamıştı.

Destinasyonlar dikkat: Dev charter kuruluşu kapıda bekliyor:
Eurowings ve Lufthansa'ya ait olan Germanwings, TUI kuruluşu olan TUIfly ile aylardır bir birleşmeyi hedefliyorlar ve buna sebep olarak hızla artan petrol fiyatlarından dolayı yükselen giderleri gösteriyorlar. Bu birliğe, bir kısım hissesi Lufthansa'ya, ama çoğunluk hissesi Arcandor Holdinge ait olan ve tatil uçuşları yapan Condor'un da katılması bekleniyor. Bu gerçekleşince devasa bir charter blok grubu oluşacak.

Her destinasyona lazım: Condor,Tuifly, Eurowings,Germanwings
Air Berlin'in büyüklüğüne ulaşacak yeni bir şirkete karşı, Condor ve TUİfly arasında Akdeniz rotalarında kesişmeler olacağından, rekabet yine hızlanacak. Ama kimin kazanacağı şimdiden belli.

Bu arada gözler Avrupa'nın yaşlı ve yorgun havayolu "Alitalia' ya çevrildi: Ancak Alitalia'nın mevcut borç yükü hiçbir havayolu için temizlenmeden kaldırılabilir bir yük değil. Alitalia'dan uzak duruluyor. Koskoca Alitalia ne hallere düştü, inanlır gibi değil..

İbre bizim uçuş bölgelerimize ve doğal bağlantımız bulunan güzergahlara çevrildi.

THY için tarihinde ilk defa kıtasal bir yerleşme ve yapılanma imkanı doğuyor: Bu gelişmeler karşısında THY dünya pazarlarındaki konumunu ve payını daha da artırabilecek gibi görünüyor.Yüzyıllık bir fırsat ile karşı karşıya duruyor: Gerçek başarı bundan sonraki çalışmalar gösterecek. Küresel anlamda yapılanmalar şimdi başlıyor..

Rusya havacılığın yeni 'El Doradu'su olabilecek mi?

Rusya'da güç olan gelecekte Avrupa' da da, Asya'da da güçlüdür. Bu anlayış ile THY Rusya ile ilgili stratejik çalışmalarını daha hızlandırmalıdır. Zira büyük yolcu patlaması bu kıta büyüklüğündeki ülkede yaşanacak. Rusya'dan tüm dünyaya uçuşlar ve dünyadan Rusya'daki yüzlerce bölge ve eyaletlerin havaalanlarına uçuşlar havacılık sektörünün yeni El Dorado'su olmaya aday gösteriliyor.

Rusya - Türkiye arası gelişecek trafik, herkesin tahminlerinin üstünde gerçekleşecek. THY'nin önderliğinde Alman Türk ortaklığında kurulan Sunexpress'in benzeri bir Rus Türk ulaşım ortaklığı ülkemizin ekonomisine ve turizmine çok yönlü kalıcı bir katma değer sağlayacaktır.

Stopover Ülkesi Türkiye, sadece bir hayal mi?

THY'nin Ortadoğu, Kafkaslar, Balkan ve Rusya ve Turki Cumhuriyetler de doğal liderliğini ulaşım konusunda da kimseye kaptırmamalıdır. Zira bu bölgeler gelecek yıllarda en önemli yolcu trafiği artışına sahne olacak uçuş noktalardır; Buna ek olarak beş kıtadan Türkiye üzerinden dünyanın her noktasına ulaşımı hayal edebilirsek, Türkiye'yi bölgenin kıtalararası en doğal bir 'Stop Over Ülkesi' ne dönüştürebiliriz.

Aynı vizyon, planlama Körfez ülkelerinde ve Hindistan'da da var...

Dünya yoruyor-Türkiye dinlendiriyor.
Birkaç saatliğine olsa bile!

Stop Over programlarında bir-iki gün Türkiye veya sadece birkaç saat Türkiye bile yolculara ekstra bir mutluluk vermeye aday...

THY Yöneticileri özellikle Antalya, Bodrum ile değişik projeler ve konseptler üzerinde çalışmalıdırlar. Arkasına ciddi bir piyasa desteği alan THY İstanbul'dan sonra Antalya'yı ikinci bir üs olarak yapılandırmak için harekete geçmelidir.Bu konuda otelcilerimizden de her türlü destek sözü kendilerine verilmiştir.

Bakınız; LH 3 milli üs kullanıyor:

Münih ve Frankfurt'tan sonra inşaat halinde olan devasa havalimanı Schönefeld işletmeye açıldığında 3. milli üs olarak devreye sokacak.


THY'nin bir milli havayollundan uluslararası bir Airline Holding'ine doğru yolculuğa çıkabilecek mi ?

Alitalia gibi devasa şirketler kapanmanın ucuna geldiği bugünlerde THY'nin Avusturyalı havayolu şirketi Austrian Airlines (AUA) ve Air Bosna Havayollarının satın alma niyetini resmen açıklayabiliyor. Bundan on-onbeş yıl önce bir ‘gülümseten espri'den ileri gidemeyecek bu gelişme ve ilerlemeyi THY özgüven ile takip edip neticelendirmelidir.

THY bunu yapmamalı...

Acentasız büyüme büyüme değildir.

Acentaların arzu ve taleplerine özellikle bu güçlü ve başarılı zamanda cevap vermek ileriye doğru kalıcı bir yatırım demektir.

THY 'teknolojik gelişme' ve 'pazarlama tekniği'ne uygun olarak İnternet ve Call Center üzerinden yapılan satışlarında promosyonları sadece kendi sitelerinde uyguluyor ama nedense Türkiye deki 430 adet IATA acentesinin web sayfalarında veya Call Center'lere bu imkanı tanımıyor.

Bu zamana kadar THY'nın büyümesi için her türlü desteği veren acentalar şimdi de THY' den haklı olarak pazarlamada eşitlilik istiyorlar.

THY küresel çağda gizli veya açık bir şekilde yerel, bölgesel, ülkesel ve kıtasal dağılım ve paylaşımların yapıldığı bu geçiş ve yerleşme sürecinde öz ve milli satış ağı olan acentaları yanına almalıdır.

Acentelerden kopmamalıdır. Onlar ile bir bütün olmalıdır.

Hatta onları yanına alarak yeni pazarlama ve satış sistemleri üzerinde kafa yormalıdır.

Zira piyasaların ne olacağı hiç bir zaman tam belli olmuyor. Zaman gelir acentede satılan tek bir bilet dahi önemli olabilir.

Hüseyin Baraner
Managing Director

TRAVEL NETWORK
Turizm Araştirma ve Strateji Merkezi
Zerdalilik Mah.,Burhanettin Onat Cad.No: 74/9, 2nci Ateş Apt.
Antalya/Türkiye
+90 0242 321 64 11 Fax: +90 0242 321 64 11 /
Mobile: +90 532 5570459 /+49 177 8387972
hbaraner@gmail.com baraner@baraner.com
www.tourexpi.com www.baraner.com, www.trav.io


MAKALE Yorumları