Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ÖZKAN ÇİFTÇİ
YAN-BAKIŞ
mail_outline : ozkan.ciftci@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

05.10.2019

Okunma Sayısı

3018

Makaleyi Paylaş

EYT'nin sorununu AYM çözer...

 

 

Bizler eğer bir hukuk devletinde yaşıyorsak...

Hukukun üstünlüğünden bahsediyorsak. 

Yapılan haksızlıkları ve hak kayıplarını,

artık hukuk üzerinden çözmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz.

 

Madem yaşadığımız ülke ''Muz Cumhuriyeti'' değilse,

Kanunlar ve yasalar ve yargı bağımsızlığından bahsediliyorsa,

Şahısların hak kayıplarını hukuk üzerinden çözülmesinin,

ve nihai kararı 'yüksek yargının' vereceğini kimse unutmamalı...

 

 

Yıllarca ''EYT'nin'' hak kaybının düzgünce anlatılamaması,

ve hak kaybına uğrayan insanların sıkıntıları ''umut tacirlerinin'' elinde, 

''arapsaçı na'' dönmesine neden olmuştur.

''EYT'nin'' bir hak kaybı olduğunu,ne siyasetin,ne sosyal güvenlik uzmanlarının,

ne de kurdukları derneğin çözeceği kanaatinde değilim...

 

Siyasilerin ''EYT'' meselesini, yine politik malzeme yapma fikrinde oldukları şimdiden aşikar.

Kimi siyasetçiler, ''38 yaşında emeklilik olmaz'' gözüyle bu işe baksalar da,siyasilerin 

kafa karıştırma konusunda çok başarılı oldukları da iyi bilinmelidir.

 

Aslında bu işin doğrusu bir hak kaybıdır ve insanların hakları gasp edilmiştir. 

Ve bu konu ''Yüksek Yargıyı'' ilgilendirir...

Bu işin doğru anlatımı gündeme getirilemiyor.

Dernekler,sosyal güvenlik uzmanları,siyasiler,gazeteciler, bu konunu üzerinde çok duruyorlar...

Ama maalesef hukukçuların bu konuya ses çıkarmaması,

kafamda bir çok soru işareti bırakmasına neden oluyor!

 

Bu konunun siyasi popülizmden uzak kalmasının daha sağlıklı olacağı kanısındayım.

Acilen bu ülkenin hukukçularının bu işe el atması gerekiyor!.

Bu muammayı sonlandıracak olanların hukukçular olacağını herkes kabul etmeli.

 

Çünkü Anayasa Mahkemesi; Esas Sayısı: 2010/7 - Karar Sayısı: 2011/172 - Karar Günü: 22.12.2011 olan ve 31.12.1960 günlü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun, 4.6.2008 günlü, 5766 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen geçici 73. maddesinin Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemiyle açılan davada “Yasaların geriye yürümezliği ilkesi” uyarınca yasalar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar.’’ görüşüne yer vermektedir.

Yani yüksek mahkeme yasama organına diyor ki: ‘’Çıkaracağınız yasalar kazanılmış hakları yok sayamaz ve geriye dönük işletilemez.’’

Ülkemizde 08.09.1999 tarihinde TBMM’ce çıkarılan yasa ile emeklilik prim günü ve emeklilik yaşı yeniden düzenlenmiştir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği yasama yetkisi TBMM’dedir ve buna kimse itiraz edemez ama yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Hukuk Devleti’nde yasalar geriye dönük işletilemez ve kazanılmış haklara dokunulamaz.

 

İşin ilginç yanı konuyla ilgili görüş beyan eden hiçbir yetkili Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ın haksız bir talepte bulunduğunu söyleyemiyor. Bu düzenlemeye karşı çıkanların belirttiği görüş ‘’Kaynak sıkıntısı’’ ve ‘’Ekonomiye yük’’ olarak dile getiriliyor.

Ben bir yurttaş olarak devletimin verdiği sözde durmasını ve hukuku işletmesini beklerim. Kaynak bulmak yurttaş olarak benim değil seçim meydanlarında yurttaşların her türlü sorununu çözeceği vaadiyle iktidara gelenlerin sorumluluğundadır.

 

Ben artık ''EYT'' konusunda hukukçuların sessiz kalmamasını istiyorum.

Yasama yetkisi her ne kadar TBMM'nin elinde olsa da, ‘’Çıkaracağınız yasalar kazanılmış hakları yok sayamaz ve geriye dönük işletilemez.’’

Bu ülkenin temelleri ''Anayasa'' üzerine kurulmuştur.

1999'da çıkarılan kanun ile ''Anayasa'yı'' ayakta tutan kolonlardan biri kesilmiştir.

Bence ''Yüksek Yargı'' kangren olmuş bu duruma sessiz kalmamalı ve bu işe noktayı koymalı.

Yüce Türk Adeletine inanıyorum!...

 

MAKALE Yorumları